Açık - İtiniz
Hoşgeldiniz,kapının önünde vitrine bakarken dalıp gittiniz,buyrun içeri gelin,nasıl yardımcı olabilirim,ne istemiştiniz?
"“Şekerleme hoş şeydir, ama içki daha çabuk etki eder.” — Ogden Nash (19 Ağustos 1902 doğumlu)"
"“Şekerleme hoş şeydir, ama içki daha çabuk etki eder.” — Ogden Nash (19 Ağustos 1902 doğumlu)"
Hoşgeldiniz,kapının önünde vitrine bakarken dalıp gittiniz,buyrun içeri gelin,nasıl yardımcı olabilirim,ne istemiştiniz?
İçimizden “nasılda sıyrıldım bu olaydan ruhu bile duymadı” deriz hatta; ya da “ ne kadarda safmış, hemen inanıverdi” diye geçiririz.
Yasa kavramı, yaşamı daha derinden kavrayabilmek için, üzerinde çok düşünülmesi ve tartışılması gereken kavramlardan biridir..Yasa, bir sistemler bütünlüğünü dile getirdiği için ve felsefe de sistemli düşünme olduğuna göre; felsefeyle ilgili olan herkesin bu konuda bir düşüncesi olması gerekir..
İşsizlik Türkiye’nin kaderi midir bilinmez ama Bir insan için işini kaybetmenin ne demek olduğunu, işsiz, güçsüz gezmek zorunda bırakılmanın nasıl bir şey olduğunu, kişiye neler hissettirdiğini düşünmek gerçekten bir insan için yaşanılabilecek en çaresiz duygulardan biridir.
Günlerce, aha şimdi açılan kutunun içinden çıngıraklarını çınlatarak bir yılan çıkacak diye boşuboşuna bekledim.
Çünkü hiçbir kelime aşkın insana verdiğini anlatmaya yetmez ve hiçbir kelime ki kullanan kim olursa olsun; aşkı, bir kızın masmavi gözlerine dalıp gidildiğinde duyulan sonsuzluğa ait olmanın tarifsiz huzuru kadar iyi anlatamaz!!! ‘’
Merak, zor bir konu. Nereden bulaştığımı ben de merak ediyorum. Merak, bir bakıma insanın hem kendisiyle, hem de çevresiyle hesaplaşmasıdır. O, ulaştığı sınırların içine neleri almıyor ki? Bence merak, biraz da kıskançlık demektir. İlk merakınızı hatırlayınız: Size yeni alınan bir ayakkabının benzeri, kardeşinize de, siz herhangi bir yerde
İnsan düşüncesinin ne olduğunu kavramak ve ona ilişkin bir cümle kurabilmek için, onun yasalı gelişimini ve bu gelişmenin insandan bağımsız olamayacağını öne çıkarmak gerekir....
Hastanın doktor karşınsındaki endişeleri, yaşadığı tatsız deneyimler sonrasında iyice derinleşir. Böyle bir psikoloji kolay kolay atlatılmaz ve işte bu sebeptendir ki bir sonraki randevuda ayaklarınız gerisin geriye gider.
"İnsanlık Tarihinin Değişmeyen Yanılgısı: Her nesil kendi dönemini dünyanın sonuna yakın görür. Vebadan savaşlara, her kriz 'ahir zaman' söylemlerini canlandırır, ancak bu beklenti yüzyıllarca gerçekleşmemiştir. İnsan zihni, yaşadığı anı merkeze alma eğilimindedir - bugün gördüğümüz kıyamet beklentisi, geçmişte de vardı, gelecekte de olacaktır. Bu, zihnimizin kaçınılmaz merkeziyet yanılgısıdır."
Dijital bir proje için insan gözlemleri yapan yazar, farklı kişiliklerle özdeşleşerek toplumsal bir gerçeği keşfeder: İnsanlar mutsuz olsalar da mutlu taklidi yapıyor. Ferrari sahibi de bisikletli de daha fazlasını istiyor. Kimse hayatından, işinden, ilişkilerinden gerçekten memnun değil. "Beklediğimden farklı bir hayat var" diyen yazar, modern insanın bu samimiyetsiz
Şehitlerimizin ruhlarına saygısızlık olur diye normal ses tonumuzdan daha düşük bir ses tonuyla konuşmaya çalışırken, bir dondurmacının sesiyle irkildim. Sonra kalabalığı gören diğer satıcılar; kartpostal, hediyelik eşya ve su satıcıları bir taraftan, yiyecek satanlar diğer taraftan bağırıp duruyorlardı. Sanki bir mahalle pazarının esnafı gibiydiler.
Hoş bugün bile var olan kaynak ve olanaklar, insanlar arasında daha dengeli ve adil dağılmış, dağıtılmış olsaydı, yarınlarımıza daha iyimser ve insani bakabilecektik. Ancak ve ne yazık ki dünyanın kaynak ve olanakları, insanlar arasında dengeli ve adil dağılmamış, dağıtılmamıştır.
Düşüncenin amacı nedir? Düşüncenin diyalektik hareketini, nesnel gerçekliğin diyalektik hareketine uydurmak....