Sevişme Sesi
“ben çocukken anne ve babamın sevişme seslerini dinleyerek uyurdum. Zamanla annem ve babam arasındaki sevgi bitti. Ondan sonra, onların kavga seslerini dinleyerek uyur oldum.”
"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"
"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"
“ben çocukken anne ve babamın sevişme seslerini dinleyerek uyurdum. Zamanla annem ve babam arasındaki sevgi bitti. Ondan sonra, onların kavga seslerini dinleyerek uyur oldum.”
Son 40-50 yıldır süren dil yozlaşması-yozlaştırılması faaliyetinin mahsullerini son yıllarda topluyoruz: artık hepimiz İngilizce konuşuyoruz!
Maia... Güzel prenses... Işıl ışıl parlayan iri gözleri... Rus kızlarını kıskandıracak kadar güzel sütun bacakları... Ahhh... Hele o pembecik karnı... Taze dişi Maia!
Güzel kızım... Prenses kızım... Biraz daha olgunlaştığında, sokağın sevgilisi olmaya aday kızım!...
Bebecikken, boynumda, koynumda uyuttuğum kızım, bir de kızdırmasan şu
Bir kaç gün sonra düzenlenecek olan bir festivale ilişkin bir broşür var elimde. Broşürde yer alan fotoğraflar, festival programı, anlatım... o kadar albenili ki hani, "zaman geçse de, festival bir başlasa" diyesi geliyor insanın. Ne yok ki festival programında ? Kültürel etkinlikler, sanatsal etkinlikler, spor etkinlikleri, ekonomik etkinlikler...
Tümünü ayakta alkışlıyorum; bu işe gönül koyanlarla beraber hepsine yüreğimden kocaman bir teşekkür buketi gönderiyorum.
Son günlerde yaşanan türban tartışmalarında herkesin gözünden kaçan çok önemli bir detay bulunmaktadır. Türban veya eşarp boyundan mı bağlansın enseden mi bağlansın diye tartışanların ya da öğrencinin türbanla üniversiteye girmesiyle laiklik elden gidecek diye telaşlananların hiçbiri, öğrencinin kafasının değil KULAĞININ kapanmasıyla oluşacak tehlikeyi görememektedir
Aralıyorum kısacık kestirdiğin saçlarını, usulca onların diplerine bakıyorum, diğer yana dönüyorsun gizemin saçlarında kalıyor.Yine aynı ciddi duruş var suratında sanki halen sokakta yürüyorsun.Korkusuzca ve bana uyurken bile güçlü bir gçrüntü veriyorsun.Hani benim korkularım sisin içinde bir çocuktu.
İmam-ı Rabbani’nin yazdığı kitapları incelerken birini alıp okumayı düşünüyordum.Hepsi okunasu başlıklarla albenisi
fazlayken biri vardı ki :illa da BENİ AL- BENİ AL ,diyordu
Kitabın adı ilgimi çekmişti…Kıymetsiz Yazılar….
O anlamları yükleyen siz olduğunuza göre; anlamlar size aittir ve aslında kayıpta yoktur.
Kalemi kağıdı elinize alıp, çok özlediğiniz birine, en son ne zaman bir mektup yazdınız?
Çokça gündemde olan AVATAR filmini duymuş ya da seyretmişsinizdir. Hakkında pek çok spekülasyon yapılan film, gerçekte hangi mesajı vermek isterse istesin, hepimizin alacağı ibretlik dersleri de içinde barındırıyor.
Gerçekten de aşk eşittir yalnızlığa o da eşittir hayata. Evet hastalık çaresine eşit . Peki ama hangisi hastalık, hangisi çare?
Tıpkı gökyüzündeki yıldızları yakalayamayacağımızı bildiğimiz halde onları izlemenin, gözlerimizi kırpmadan dakikalarca takip etmenin keyfine varmak gibi…
Her mahallede birkaç Pub olmalı diyorum, her birine ayrı ad ayrı renk vererek...Dirsek dirseğe, omuz omuza oturuyoruz. Senin şiirin benimkine karışıyor, bir bardak çayın renginde !
Hastanın doktor karşınsındaki endişeleri, yaşadığı tatsız deneyimler sonrasında iyice derinleşir. Böyle bir psikoloji kolay kolay atlatılmaz ve işte bu sebeptendir ki bir sonraki randevuda ayaklarınız gerisin geriye gider.
Milyonların yaşadığı şehirde günün yorgunluğunu nasıl atarsınız? Herkesin küçük, sevimli ya da alçakgönüllü bir yanıtı olacaktır şüphesiz. Ben diyorum ki biraz daha iletişime gereksinimimiz var. Arkadaşlar toplanıyor, gruplar toplanıyor, kulüpler toplanıy
Başbakan Erdoğan'ın -her anneye üç çocuk- önerisi üzerine düşüncelerim
Serkan Karaismailoğlu