"Yaratıcılık, beynin en güzel oyuncağıdır. Ama bazen o oyuncak, sahibini de oynar." - Umberto Eco"

Deneme > Toplum

karamsar

Yalnızlık ve İnsan ve Daha İnsanlar

Murtaza Efendi bekçilik yaparak evine ekmek götürmeye çalışırken, gece, soğukta, üç kuruş maaşını alırken yalnız olduğunu ne şiddette hisseder sizce? Ölümüne hissetmez mi? Ya da hissettiği yalnızlık değil de çaresizlik mi? Yalnızlık çaresizliğin en kötüsü

üzgün

Kırık

Küçük dokunuşlarla yokluyor zaman!
Sonra çok sular aktı
Hem hicaz yollarında çürüdü raylar
Hem kirlendi Kâbenin örtüsü
Sonra sen gittin,

olumsuz

Her Şeyi "Örtün"!

Ekonomideki durgunluk can sıkmaya devam ediyor.
İşlerin durgunluğu, para sirkülasyonunun iyice tabana vurması, üretimin de buna paralel olarak can çekişiyor olması, işsizliğin tavan yapması, karanlık bir sona doğru son sürat gidilmesi yaşanan bu tabloyu anlatan sadece birkaç kelime…

üzgün

Yalnızlık ve Portakal Kabuğu

Sizce bu yalnızlık meselesinden Fellucede'kilerin veya evsizlerin veya ezilenlerin ne kadar haberi var?Burjuva portakal soyarken bile kendini yalnız hissedebilirken. Ya da acaba ezilenler sadece portakal soyarken mi kendini yalnız hissedebilirler???

düşündürücü

"Kelimelerin İçinin Boşaltılması" Deyimine Öznel Bir Yaklaşım

Güncele ilişkin okuduğum yazılarda sürekli karşıma çıkıyor; "içi boşaltılmış kelimeler" ya da "içi boşaltılmış kavramlar" deyimi. Cumhuriyet, demokrasi, laiklik, liberalizm, Kemalistlik, Atatürkçülük, sağcılık, solculuk... derken ta dinciliğe kadar bir çok kelimenin , "içi boşaltılmış" lığından dem vuruluyor yazılarda. Çoğu kez, yazının gidişatından; yazarın kendi doğrularına çarpıcı bir vurgulama

düşündürücü

Ben ve Ötekiye Dair...

Şu son günlerde her "ben"in , "öteki" ile ilgili bir açılımı var neredeyse. Bireylerin, grupların, kurumların, partilerin, sanatçıların... açılımları, yol haritaları savrulup duruyor medyada bir süreden beri. Düşünüyorum da; her bir açılım, orijinalliğinin yanında ne kadar tarafsız ? Ya da tamamiyle tarafsız olabilmek mümkün mü bu tür açılımlarda

olumlu

Hanımeli…

Her ne kadar bazı etkinlikler bizleri heyecanlandırsa da, Malatya eski Malatya değil.
Her ne kadar ilimize davet edilen hocalar, ilim adamları, bilim adamları hatta film adamları Malatya’ya methiyeler yağsa da Malatya (şimdilik) eski Malatya değil.
Temennimiz ve özlemimiz; Malatya’mızda çıkar ilişkilerin bir kenara bırakılıp

düşündürücü

Sevişme Sesi

“ben çocukken anne ve babamın sevişme seslerini dinleyerek uyurdum. Zamanla annem ve babam arasındaki sevgi bitti. Ondan sonra, onların kavga seslerini dinleyerek uyur oldum.”

olumsuz

Şu Dil Sorunu Dediğimiz...

Son 40-50 yıldır süren dil yozlaşması-yozlaştırılması faaliyetinin mahsullerini son yıllarda topluyoruz: artık hepimiz İngilizce konuşuyoruz!

olumsuz

Maia ve Sokak Sakinleri

Maia... Güzel prenses... Işıl ışıl parlayan iri gözleri... Rus kızlarını kıskandıracak kadar güzel sütun bacakları... Ahhh... Hele o pembecik karnı... Taze dişi Maia!
Güzel kızım... Prenses kızım... Biraz daha olgunlaştığında, sokağın sevgilisi olmaya aday kızım!...
Bebecikken, boynumda, koynumda uyuttuğum kızım, bir de kızdırmasan şu

olumsuz

Yörelerden Ziyade Yüreklerde Düzenlenmeli Festivaller

Bir kaç gün sonra düzenlenecek olan bir festivale ilişkin bir broşür var elimde. Broşürde yer alan fotoğraflar, festival programı, anlatım... o kadar albenili ki hani, "zaman geçse de, festival bir başlasa" diyesi geliyor insanın. Ne yok ki festival programında ? Kültürel etkinlikler, sanatsal etkinlikler, spor etkinlikleri, ekonomik etkinlikler...

olumsuz

Öğrencinin Kulağı Kapalı Olamaz

Son günlerde yaşanan türban tartışmalarında herkesin gözünden kaçan çok önemli bir detay bulunmaktadır. Türban veya eşarp boyundan mı bağlansın enseden mi bağlansın diye tartışanların ya da öğrencinin türbanla üniversiteye girmesiyle laiklik elden gidecek diye telaşlananların hiçbiri, öğrencinin kafasının değil KULAĞININ kapanmasıyla oluşacak tehlikeyi görememektedir

karışık

Yanakların Sesizdi (Bülent Yalçınkaya)

Aralıyorum kısacık kestirdiğin saçlarını, usulca onların diplerine bakıyorum, diğer yana dönüyorsun gizemin saçlarında kalıyor.Yine aynı ciddi duruş var suratında sanki halen sokakta yürüyorsun.Korkusuzca ve bana uyurken bile güçlü bir gçrüntü veriyorsun.Hani benim korkularım sisin içinde bir çocuktu.

KİTAP İZLERİ

Ayaşlı ile Kiracıları

Memduh Şevket Esendal

Ankara'da Bir Apartman Dairesi: Cumhuriyet'in Mikrokozmosu Memduh Şevket Esendal'ın ilk olarak 1934'te yayımlanan ve adeta bir edebi zaman kapsülü niteliği taşıyan romanı Ayaşlı ile Kiracıları,
İncelemeyi Oku
Başa Dön