Dumansız Bir Hava Sahası İstiyorum, Ya Siz?
.... Nerede o dumansız hava sahası? Ben hiç bir yerde artık hava sahası göremiyorum....
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
.... Nerede o dumansız hava sahası? Ben hiç bir yerde artık hava sahası göremiyorum....
Düşünce bir ırmak gibi akar..Ne durdurulabilir, ne de başlatılabilir..Düşüncenin bu ırmak gibi akışı içinde belirli bir konuda derinleşmek ise düşünme kavramının içini doldurur..
Genel olarak yaşam üçlemesi dün-bugün-yarın yaklaşımının yarın bölümü, şu an bile yarına doğru yol alırken, yaşamlardan uzak değildir.
Üç yıldır, Irak'ta her gün, elli masum insan öldürülüyor.
Haberiniz var mı?
"Zihinsel ezbercilik" olarak adlandırılan durum, sadece öğrencilerin ders ezberleme alışkanlığı değil, toplumun her katmanında görülen, başkalarının fikirlerini sorgulamadan benimseme ve yeni düşünce üretememe halidir. Bazen "profesyonellik" veya "geleneksellik" maskesi altında gizlenen bu durum, toplumsal gelişimi engelleyen görünmez bir zincir gibi işlev görür ve tüm alanlarda durgunluğa yol açar.
Feminist denince benim kuşak ne anlar(dı)? Benim kuşak dediğim, 78’liler de denen Kayıp Kuşak diye adlandırılan, 1956 – 1964 arası doğup, geniş bir yelpazeye yayılan 68 kuşağının ardından gelip ezilmiş olan kuşak...
Acımak , üzüntü ve korku olduğum yerde beton kesilmemi sağlamıştı. (Oysa okulu böyle anlatmamışlardı bize.)
Ta ki arkadaşımın, öğretmen içeri girmeden beni kolumdan dürterek söylediği cümleye kadar;
Aylar bütün milletler için önemlidir de Japonların aylara verdikleri değer oldukça takdire şayandır. Japonlar, Ayları da kendi içinde aylara bölmüşlerdir. Mevsimleri 14-16 günlük aycıklardan oluşur.
Bayram evrenin güzelliklerinde mekân tutmuş ve bir millet olgusuna erişmiş toplumlarının çoğunluğunda farklılıklarla kutlanır.
İnsan olmamız sebebiyle ortak paydamız olan sevinç ve keyfiyet müşterekliğinde birleşiriz.
TV’deki sabah kuşağı kadın programlarını saran absürd ilişkilerden kurtulduk sonunda. Sarı kurdele takarak, sessiz bir protesto ile çoğunluğun sesini duyurduk ilk defa!
Bu zıtlıkların bir ucunun arşa bir ucunun batağa saplandığı toplumlarda haktan, kadın haklarından söz etmek iyimserlik olur. Burada kültür ve sanatın dibe vurduğu bir yaşam biçimi sergilenir; birileri her şeylerini satarken; birileri de hep alır. Ahlaktan, onurdan, erdemden söz etmek olası değildir.
Aralıyorum kısacık kestirdiğin saçlarını, usulca onların diplerine bakıyorum, diğer yana dönüyorsun gizemin saçlarında kalıyor.Yine aynı ciddi duruş var suratında sanki halen sokakta yürüyorsun.Korkusuzca ve bana uyurken bile güçlü bir gçrüntü veriyorsun.Hani benim korkularım sisin içinde bir çocuktu.
Bugün yaşamakta olduklarımız ve yakın bir dönemde yaşayacak olduğumuzdan şüphe duymadığımız; insanın yıkımına, kıyımına yönelmiş genel gidişatımız bizi acil olarak bir zeminde buluşmaya zorunlu kılıyor. Özellikle yaşadığımız kültürel coğrafyanın görmezden gelinmesi imkânsız iradi teslimiyetçiliği; hızlı devrimlerin, aşağılamaların, yok farz etmelerin üstesinden gelemeyeceği ve bu sebeple her şeyden önce
Sanat, ekin ve sporda alınan başarılı sonuçların dünyada nasıl yankılandığını gördünüz. Futbol Millî Takımımız, nasıl başardıysa yine öyle başaracak. Eksi, artılarıyla, eksikleriyle.
Güncele ilişkin okuduğum yazılarda sürekli karşıma çıkıyor; "içi boşaltılmış kelimeler" ya da "içi boşaltılmış kavramlar" deyimi. Cumhuriyet, demokrasi, laiklik, liberalizm, Kemalistlik, Atatürkçülük, sağcılık, solculuk... derken ta dinciliğe kadar bir çok kelimenin , "içi boşaltılmış" lığından dem vuruluyor yazılarda. Çoğu kez, yazının gidişatından; yazarın kendi doğrularına çarpıcı bir vurgulama