Nasıl Adam Olacağız
Çocukluğumda deniz hjer şeyi alır götürür. Kırk dalga sonra deniz yine ter temiz olur derlerdi. Bu inançla her şey denize boca ediliyordu
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
Çocukluğumda deniz hjer şeyi alır götürür. Kırk dalga sonra deniz yine ter temiz olur derlerdi. Bu inançla her şey denize boca ediliyordu
Çatlak çatlak olmuş topraklara git sor "Barış nedir?" diye. Su derler sana. Toprak derler. Bereket derler. Azıcık su versen ellerine hemen toprağa atarlar onu, kurumuş, beyazlaşmış, derisi soyulmuş dudaklarına götürmeden önce.
Bademler köyü her zaman ilklerin köyü olmuştur. Köyü ilk olarak tiyatrosuyla tanıdık. Daha sonra köylerinden çıkan bir Takal Baknı'nı, Mahmut Türkmenoğlu nedeniyle daha yakından tanıdık
Şöyle bir düşünce talimi yapalım beraberce. Ülkede tüm kamera sisteminin, tüm güvenlik güçlerinin 24 saat devre dışı kaldığını varsayalım.Veya tüm kontrol, polisiye hizmetlerin 24 saat greve gidecekleri duyurulsa, ne olur ?
Bu devirde imaj herşeydir. Ve ne yazık ki, dış camiada Türk imajı pek olumlu değildir!
Enflasyonun tırmanış hızı saatte kaç kilometredir ve havuzun on musluğundan birden su boşalırken A yönünden gelen aracın otobüsle buluşması esnasında plakayı almak mümkün müdür?
Tutkuların eritildiği, ruhların köreltildiği bir toplumda kendiniz olarak yaşamak ya da kalmak...
Oysa insan dedikleri el, ayak, baş değil… İnsan diye manaya derler , suret ile kaş değil…
Türkiye' nin en kuzeydoğusu... Orada insanlar kendileri gibi kalmışlar ve bunu çok az insan biliyor. Kendileri de dahil...
Oysa hiç bir kadın hak etmiyor bir erkek egosu için yok edilmeyi. Hiç bir insan için kimse diyemez ki "katli vaciptir " diye... Bir anlayabilseniz bunu. Bir fark edebilseniz kadının ne için ve neden yaratıldığını.
Dostluklar kurarız, ihtiyaca binaen-öyle ya insan toplumsal olmalı- Kabullenmekle başlar aslında dostluklar , yalnızlık farkındalığı ile biter. Ya da her dostluk başarısız bir sortidir yalnızlığa. Dostluk biter, şartlar değişir, yalnızlık geri gelmiştir
sızladı göçün yarası kanadı durmadı ve memleketlerini terketti birer birer göçün artisleri
Bir takım kalıplarla yaşamımızı sürdürmeye o kadar alışmışız ki karşımızdaki insanlara kendimizi tanıtırken bile insan olduğumuz dışında tüm değer yargılarımızı anlatmayı marifet biliyoruz.
Gerçeklerini kendi içlerinde bulmuş olan insanlar anlık kızgınlıklarına, öfkelerine sahip olmayı; ağızlarından çıkan her sözcüğün arkasında yer almaları gerektiğini bilir ve konuşma üsluplarını sahiplenirler.......
Önceden hayal etmek ama neyi hayal etmek, tabi ki bir gün gerçekleşmesini umduğumuz hayali kurarız kafamızda...