Kırılmaların Tam Ortasındayım, Darmadağınık!
Bir ayrılığın ardından; ağlayan bir çift göz yaslamış sırtını,
"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"
"Yirmi yedinci Mayıs ve hala dünya dönüyorsa, demek ki henüz yeterince saçmalamamışızdır." - Douglas Adams"
Bir ayrılığın ardından; ağlayan bir çift göz yaslamış sırtını,
"Zihinsel ezbercilik" olarak adlandırılan durum, sadece öğrencilerin ders ezberleme alışkanlığı değil, toplumun her katmanında görülen, başkalarının fikirlerini sorgulamadan benimseme ve yeni düşünce üretememe halidir. Bazen "profesyonellik" veya "geleneksellik" maskesi altında gizlenen bu durum, toplumsal gelişimi engelleyen görünmez bir zincir gibi işlev görür ve tüm alanlarda durgunluğa yol açar.
Gerçeklerini kendi içlerinde bulmuş olan insanlar anlık kızgınlıklarına, öfkelerine sahip olmayı; ağızlarından çıkan her sözcüğün arkasında yer almaları gerektiğini bilir ve konuşma üsluplarını sahiplenirler.......
-Evin reisi babadır.
-Baba içeri girdiğinde onun koltuğu hazırdır.
-Televizyonun kumandasını baba kullanır.
Düşünsenize; yediden yetmişyediye, çöpçüsünden memuruna, öğretmenine, doktorundan siyasetçisine, vekiline, öğrencisinden avukatına, işçisine işsizine kadar herkes bu bilince sahip olsaydı Türkiye şimdi çok daha iyi bir durumda olmaz mıydı?
Özlemlerini yok etmiş yürekler sahte gülücükler saçıyor etrafına; ve anlaşılmıyor sanıyor.
Mutlaka dikkat ediyorsunuzdur. Son zamanlarda kadınlar kendileri ile ilgili ilgisiz ne çok şeyde yer almaya başladı değil mi? Affedersiniz düzeltiyorum. İstismar edilmeye başladılar. Bayanların kişilikleri değil dişilikleri ön planda. Yoksa daha çok erkeklerin ilgi göstereceği bir otomobil fuarında mankenlerle son model bir arabayı tanıtmak neyin nesidir?
Kendilerine aykırılara düştüklerinde bile hep kendileri oldular, yaralansalar da; hiç utanmadan…
Normal atletler asfalt yoldan koşarken, onlar adeta kumlu sahillerde adım atıyor. Yapılan iş, varılacak nokta ve beklentiler aynı olmasına karşın bu kesim için herşey inanılmaz boyutlarda zorlaştırılıyor.
Televizyonlarda gördüğümüz renkli hayatları olduğu söylenen insanlar, her ne kadar siyasetten anlamadıklarını iddia etseler de; onlar kapitalist toplumun militanlarıdır.
Kanaatimce bu gibi dizilerin iki amacı var. Dışa Dönük amacı dünyaya özelde Amerikan, genelde Hıristiyan Kültürü’nü tanıtmak, dostluk, paylaşma, aile gibi kavramlar etrafında Amerikan kültürünü sevimli hale getirme. İçe dönük amacı ise çökmüş olan amerikan aile yapısını bu gibi yapımlarla güçlendirmek.
Bu devirde imaj herşeydir. Ve ne yazık ki, dış camiada Türk imajı pek olumlu değildir!
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” Anlayışının yolu ülkemizde milli mücadelede çetince mücadele yapmaktan geçmiş ve zor şartlarda kazanılmış ve bu sebepten kıymetini eskitmeyen bir ilke olma özelliğini idame ettirebilmiştir.
Gençliklerinin o en güzel yıllarını bu uğurda harcarken , bir daha asla geri gelmeyecek çocukluk ve gençlik yaşlarını kaybediyorlar habersizce. Yoğun bir yarış, yoğun bir koşuşturmanın ardından aslında her şeyden habersizce hayata atılıyorlar.
Günler ne de çabuk geçiyor.Uyuduk sabah oldu,uyandık akşam oldu.Yıllar bir sel misali üzerimize akıp gidiyor.Hani bir zamanlar çocuktuk.Seneler birbirini kovaladı,şimdi çocuklarımız oldu.
Kösem, Katarina, Eva, Mata Hari ve diğerleri? Niye uğraşırsınız Hurrem'le bilmem ki...
Ercan Kesal