Eğitim Şart!
Bunlar hepimizin bildiği temel konular, ama tekrar bir keyifli vurgulama yapmaktan bir zarar gelmez!
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Bunlar hepimizin bildiği temel konular, ama tekrar bir keyifli vurgulama yapmaktan bir zarar gelmez!
Yazılarını severek takip ettiğim Ahmet Altan “Kıskanmak ve içinizdeki bıçak” isimli deneme yazısında bakın kıskançlığı nasıl özetliyor. “Şeytanın yarattığı gökkuşağı gibidir kıskançlık. İçinde siyahtan mora doğru her türlü karanlık rengi
Düşünsenize; yediden yetmişyediye, çöpçüsünden memuruna, öğretmenine, doktorundan siyasetçisine, vekiline, öğrencisinden avukatına, işçisine işsizine kadar herkes bu bilince sahip olsaydı Türkiye şimdi çok daha iyi bir durumda olmaz mıydı?
Aynı kaldırımlarda yürüyüp ,ıslak kaldırımlarının aynı soğuğunu yaşadığımız,yazları kuru sıcağı paylaştığımız, aynı tastan su içip, aynı kaptan yemek yediğimiz,
Bayramlarda hep tek yürek önce camiye gidip,sonra büyükleri dolaştığımız bi mahallemiz vardı bizim….
Gerçeklerini kendi içlerinde bulmuş olan insanlar anlık kızgınlıklarına, öfkelerine sahip olmayı; ağızlarından çıkan her sözcüğün arkasında yer almaları gerektiğini bilir ve konuşma üsluplarını sahiplenirler.......
Türkiye' nin en kuzeydoğusu... Orada insanlar kendileri gibi kalmışlar ve bunu çok az insan biliyor. Kendileri de dahil...
Yüzyıllardır süregelen bir tartışmadır, 1.numara olan Ana mıdır Yoksa Yar mı? Bu yazımda bu konuyu irdelemeye çalıştım.Ne derece başarılı oldum,Takdir sevgili okurlarımın.
-Evin reisi babadır.
-Baba içeri girdiğinde onun koltuğu hazırdır.
-Televizyonun kumandasını baba kullanır.
Bireyler hangi soydan, cinsiyetten, sosyokültürel çevreden gelirlerse gelsinler öncelikle insandırlar. Her insan zekası, duyguları ve kültürü ile değerlidir ayrıca. Ve iletişim insanın psikolojik ihtiyaçlarının sonucudur. İnsan iletişiminin temeli dil ve özellikle de konuşmadır.
Olsun ben ümit varım yarınlardan, aldırmadan ahlaksızlığın ve tükenmişliğin dört kol çengi gezişine. Zira dibe vurmadan şahikalara çıkılmıyor. Dibe vur...
Bir ayrılığın ardından; ağlayan bir çift göz yaslamış sırtını,
Normal atletler asfalt yoldan koşarken, onlar adeta kumlu sahillerde adım atıyor. Yapılan iş, varılacak nokta ve beklentiler aynı olmasına karşın bu kesim için herşey inanılmaz boyutlarda zorlaştırılıyor.
Özlemlerini yok etmiş yürekler sahte gülücükler saçıyor etrafına; ve anlaşılmıyor sanıyor.
Kendilerine aykırılara düştüklerinde bile hep kendileri oldular, yaralansalar da; hiç utanmadan…
Mutlaka dikkat ediyorsunuzdur. Son zamanlarda kadınlar kendileri ile ilgili ilgisiz ne çok şeyde yer almaya başladı değil mi? Affedersiniz düzeltiyorum. İstismar edilmeye başladılar. Bayanların kişilikleri değil dişilikleri ön planda. Yoksa daha çok erkeklerin ilgi göstereceği bir otomobil fuarında mankenlerle son model bir arabayı tanıtmak neyin nesidir?
Ercan Kesal