Dünden ve Gündem
Mahatma Gandhi’ye benzetilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mahatma Gandhi gibi bir pasifist ve aynı zamanda bir düşünür, bir filozof olduğu söylenemez.
"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"
"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"
Mahatma Gandhi’ye benzetilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mahatma Gandhi gibi bir pasifist ve aynı zamanda bir düşünür, bir filozof olduğu söylenemez.
Konu olmasa da paralı askerlerinde merhamet duygusuna sahip olduğunu, geride kalan kadının kurtarılması gerektiğiyle; Amerikalıların Sırpları avladığı gibi saçmalıkları duymak ve izlemek zorunda kalmak, Hollywood’un algı yönlendirmesini her fırsata izleyicinin kafasına kafasına vurduğunu görmek acı veriyor.
“ Ah kızım hiç rahat olur mu, her sabah izliyorum, erkekler karılarını aldatıyor, kesiyor biçiyor, o çoluk çocuk aç açıkta, her yanı açık kadınlar televizyonlarda ünlü oluyor. Bizim başımız bağlı, namusumuzla oturuyoruz diye kimse bizi televizyona çıkarmıyor. Asıl ünlü olması, örnek olması gerekenler bizi. Bak mesela sana, altında
Körfez gazetesinde çıkan köşe yazılarımdan
Somali’deki açlık, kuraklık ve çocuk ölümlerini içeren görüntüleri bir zamanlar ekranlarda bolca izlerdik. Kara derili Afrikalının bu içler acısı durumu köle ticaretinin yaygın olarak yapıldığı orta çağdan bu güne değişmeksizin süre geldi. Belki de milat öncesi bir arka uzantısı bile vardır bahtsızlıklarının. Öyle ya mısır gibi devasa bir
Öncelikle mazlum halklara, sivil insanlara yapılan her türlü silahlı saldırıya karşı olmak, saldırıları nefretle karşılamak bir insanlık görevidir ve tamamen vicdansaldır. Bunu asla göz ardı etmeden, ayrıca, serinkanlı olarak olaylara eleştirel bakabilmeliyiz.
yeni bir referandum isteği
zorunlu hümanizmden muzdarip insanlar için.
Milyonlarca Müslüman böylesine büyük zulüm yaşarken ve çözüm İslam Birliği iken çaba göstermemek vicdansızlık olur. Her Müslüman, Allah'ın emri gereği, İslam ahlâkının yaygınlaşması için gayret etmeli. Dünyada bu sorumluluğu üzerine almaktan kaçınan insan ahirette bu sorumsuzluğunun altında ezilebilir.
Artık her gece yatağa yatarken huzursuz uykular görüyorum, küçük kurtçuklar kemiriyor yüreğimin karanlık odalarını, böylesine "yan gelip yatmanın" rehaveti acaba kaç askerimize mal oluyor, kaç gencecik beden toprağa düşüyor atıl beyin jimnastikleri yaparken, ya da birileri "arsız medine dilencileri" gibi icazet almak için kapılar aşındırırken kaç cana mal
Coğrafi bir konum, bu topraklarda yaşama kararlılığında olanların karşısına işte böyle bir işve ile çıkıyordu. Bu topraklarda yaşayacak olan toplumlar geldikleri yer her neresi olursa olsun farklılaşmak zorunda kalacaklardı. Doğudan batıdan, kuzeyden ya da güneyden hangi yönden gelmiş olsalar da şu coğrafyanın içinde barındırdığı gerçeklerle yüzleşecek ve beraberinde
Geçici 15.maddenin ne olduğunu biliyormuyuz?