Küçülen Yalnız Dünya Değil…
Peki kimden, neden, nelerden kaçıyordu o insanlar? İnsan kendisinden, belleği ve anılarından kaçabilir mi? İnsan beyni bilgisayar beyni değil ki sıfırlanıp, bir anlamda yenilensin…
"Yazmak, bir yazarın kendi zihinsel kabızlığını dünyaya bulaştırmasının en kibar yoludur." – Gustave Flaubert"
"Yazmak, bir yazarın kendi zihinsel kabızlığını dünyaya bulaştırmasının en kibar yoludur." – Gustave Flaubert"
Peki kimden, neden, nelerden kaçıyordu o insanlar? İnsan kendisinden, belleği ve anılarından kaçabilir mi? İnsan beyni bilgisayar beyni değil ki sıfırlanıp, bir anlamda yenilensin…
Yüzyirmi yıl kadar önce yaşanan bir ekmek zammının perde arkası.
Mevleviliğin morfolojik yönü, biçimsel yapısı, özü, ortaya çıkış nedenleri, Mevlevihanelerin özellikleri, yönetimleri, örgütsel yapıları, ayinleri, törenleri, Mevlevilerin giyimleri, gelenek ve göreneklerini hakkında bilimsel ve nesnel bilgi edinmek istiyorsanız bu kitabı okumanızı öneriyorum.
Fakir Baykurt
Hocam,şimdi bana boğaz manzarası anlatma ben orada doğdum,büyüdüm zaten.Sen bana bu yazdıklarımı anlat.Ama Nurcu ağızlarıyla yapma sakın bunu.Güzel Türkçemizi kullan,anlaştık mı?
Kızılcağaç Köyü eski Muhtarı İbrahim Akgündüz, köy tüzel kişiliğine ait olan araziyi oğluna satmış mıdır? Bu arazi satılmış ise değerinde satılmış mıdır? Kızılcaağaç Köyü Muhtarlığı 2009 Mart yerel seçimlerinden önce Hacı İbrahim Mahallesinde bulunan zeytinliği 2 bin liraya CHP İl Genel Meclis Üyesi İbrahim Biriz’den neden satın almıştır?
Bu güneş altında söylenecek çok söz, yapılacak çok iş, keyifli sürdürülmesi insana bağlı yaşamlar vardır. Yaşam inatçı ve dirençliyken, insanlık uzun bir öyküdür. İnsan makroya doğru gelişerek sürebilecek uzun bir yolculuğun ilk anlarındayken, evren ölçeğinde dokusal hücresinin içindeki mikro bir yaşamdır, şimdilik.
“ESKİ ÜLKÜCÜ” sıfatını yakıştıranlara ÜLKÜCÜ ESKİMEZ diyerek sözlerime başlamak istiyorum…
Okyanus damlanın değil, damla okyanusun içindedir…
YouTube'ye giriş yeniden yasak. Yasakların sonu nereye gidecek???
Sandığının aksine, seni öldürmeye gelenler çok ama çok uzaktan gelmiyorlar. Bunlar yıllardır sana "Senin şah damarından da yakındılar".
Sanırım bu sıkıntıları yaşamayan sokak ve sakinleri kalmamıştır.
Bazı anketlerde üç şıklı sorular sorulur: “Evet”, “Hayır”, “Fikrim Yok”
Soru her ne kadar masum gibi dursa da bana pek masum gelmez. Bilmiyorum, edebiyatçılar ya da felsefeciler ne derler bu hususta.
Soru garip, eğer kesin neticeli bir anket ise neden fikrim yok şıkkını koyarlar.
İhsan Oktay Anar