Dingil Rover
Dingil Rover,sahil yolunda denize uçtu.Dalgıçlar sürücüsünü arıyor.
"Kendi mezarını kazmak için en iyi kürek, 'Ben zaten biliyorum' demektir." - Terry Pratchett (kurgusal)"
"Kendi mezarını kazmak için en iyi kürek, 'Ben zaten biliyorum' demektir." - Terry Pratchett (kurgusal)"
Dingil Rover,sahil yolunda denize uçtu.Dalgıçlar sürücüsünü arıyor.
İslam’ın Almanya’ya ait olup olmadığını elbette bir kısım duygusal siyasilere soracak değiliz. Bu soruyu sadece; bilime, tarihe, edebiyata, sanata ve günümüz gerçekliğine sormamız yeterlidir.
Şiirler olmasaydı nasıl ifade ederdik yürek yakan gizli aşklarımızı?...Nasıl temizlerdik ruhumuzda biriken tortuları?...Tek taraflı sevmelerin resmidir şiir…Sözün öze ulaşmasına vesiledir çoğu zaman….
Emrah Safa Gürkan
Wowturkey nokta com sitesinin sahibi Burç Acar’a bir çağrı yapmıştım.''Türk insanını askerlikten soğutmaya çalışma ve Türkiye’ye geri dön vatan borcunu yerine getir'' demiştim.
Şimdi siz karar verin ve banada söleyin bakalım benim güzel ilçem Bayındır için yapılan ilkler nelerdir? Ve bu ilk ne zaman yapılmıştır ? Yapılmadıysa neden yapılmamıştır ? Yoksa sizin ağlamalarınıza güvenen vatandaştanmı ?yada ustasından ağlamasını öğrenemeyen siz yöneticilerdenmi ? Yazımın başında sölediğim gibi “ Duygusallığa bağlı olan bu
Hükümetlerin ve işverenlerin işçi haklarını gasp edici uygulamalarına karşı, işçinin elindeki tek etkili tepki tavrı sendikal mücadelenin olmazsa olmazlarından olan grev ya da genel grevdir..
Yaklaşık altı ay önce bir kampanya başlatmıştım. Çoğunluğu Afrika’da olan aç insanlara yardım kampanyasıydı bu. Birleşmiş Milletler örgütünün internet aracılığıyla düzenlediği ve günde sadece bir defa tıklamayla destek verilebilen bir organizasyonu duyurup, yaymaya çalıştığım için bir dinci yobaz tarafından İncil dağıtmakla şuçlanmıştım.
Konuşamaz,okuyamaz okumadığı için sorgulayamaz,dinleyemez,dinlemediği için beynini çalıştıramaz,düşünemez ve göremez bir toplum olduk çıktık.Her şeyin iyisini bilmekten dem vurur,Türkiye’nin içler acısı tablosuna ve tüm yaşananlara bile, kıpırdamadan dünyada vaktimizi geçirir olduk.
Sindirilmiş bir toplum olduk çıktık açıkcası
Özellikle kırsal kesimde, kadını toplumdaki yeri.
Sarı Yüz bir roman gibi başlamaz; bir itiraf gibi başlar. Ama fısıltıyla değil, kendini haklı çıkararak. R.F. Kuang, bir hikâye çalmayı değil, bir hayatı çalmanın ne kadar kolay olduğunu gösterir. Roman bizi rahat ettirmez; “Ben olsam?” sorusunu boğaza düğümler. Edebiyatın alkışla, görünürlükle, etiketle nasıl kirlenebildiğini anlatır. Kitap bittiğinde
DağSes Gazetesi Yazıları
Kim daha sadık,kim daha çok sever ve vefalıdır,eşrefi mahlukat olan insan mı,yoksa yerine göre hor gördügümüz hayvan mı?
Engin Geçtan