Adım Ateş'ti Benim / Yahya Öğretmenim
Öğretmenimle ilgili nostalji yaşadığım bir anı...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Öğretmenimle ilgili nostalji yaşadığım bir anı...
Eğer hukuk, hukukun üstünlüğünü egemen kılsaydı: Hiç ama hiç kimse 27 Mayıs darbesini gerçekleştirmeye cüret edemez, milletin hür iradesini yok sayamaz, milletin seçtiklerini deviremez, özel mâhkemeler kurup devletin 10 yıl başbakanlığını yapan Menderes’i ve arkadaşlarını emirle yargılatamaz ve emirle idâm kararı verdirip dârağacında sallandıramazdı... Bu ülkede, herkesten önce
.....18.ARALIK.2008....Vatan hainlerine/sözde aydınlara İSYAN ve KINAMA GÜNÜDÜR.Bu günü "TARİHE NOT DÜŞTÜK" hafızalarımızdan asla silmeyeceğiz.
-Ay-Yıldızlı Bayrağımızın altında yaşayıp/Bayrağımıza yan gözle bakan hainleri kınıyoruz
Oğuz Atay
cumhuriyet demokrasi ve özgürlükler.
Dostoyevski, devrin bir çok ilerici genci gibi büyük toprak ağalarını koruyan kölelik kanunlarının yarattığı sosyal ve siyasal yapıdan rahatsızlığını Belinski’nin toplantılarına katılarak belirtir.
Avrupa ülkelerine ihraç edilen sahte ve sağlıksız tonlarca bal Türkiyeye geri gönderilmiş. Basını ve televizyonları dikkatle izliyorum. Hiç birinde bu balların imha edildiğine dair bir haber yok.
"Türkiye'de oynanan "demokrasicilik oyununu" şu misalle daha güzel anlatabilirim: Ülkeyi bir gemi olarak düşünün, bu geminin biri gizli olmak üzere iki adet kaptan köşkü var, tabiiki iki de dümeni... Herkesin gerçek sandığı sahte dümenin kaptanını yolcularına seçtiriyorlar. Seçilen kaptan ucu boş olan sahte dümenin başına geçiyor ve hep
“…ve büyük bir deprem oldu. Güneş, keçi kılından yapılmış siyah bir çul gibi karardı. Ay, baştan aşağı kan rengine döndü. İncir ağacı, güçlü bir yel tarafından sarsıldığında nasıl ham incirlerini yere dökerse, gökteki yıldızlar da öylece yeryüzüne düştü. Gökyüzü, dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı. Her dağ ve
Biz ne’dir bilir misin sen.?
cumhuriyetçilik...
Birçok şey hepimizin gözünün önünde olup bitiyor fakat görülmesi gerekeni ancak bazılarımız görüyor. Mesele birilerinin bakmasıyla görmemiz gerekene vakıf olması ile bitmiyor zira bundan böyle hepimiz yeri geldiğinde kullanabileceğimiz, istifade edebileceğimiz, hayatımızı, his ve düşünce yapımızı diğiştirebileceğimiz, renk katabileceğimiz bir kaynak kazanmış oluyoruz.
Gazetemizde bir yıl önce yayınlanmış olan ADD nin uyarılı adlı yazım Internet’te İzedebiyat’ta da yayınlanmıştı. İzedebiyat’ın yorum bölümünde bir okur Aslan Armudu hakkında bilgi istediğini yazmış.
Falih Rıfkı Atay