Küçük "İri"lere Bir İğneleme...
Büyüklerimiz büyük değiller. Çünkü benzemek durumunda kaldıkları büyükler de hiçbir zaman büyük olamadı. Hep küçük ve sıska bir duruşla yetinip, bunun doğru olduğunu sandılar.
"Herkesin kendi 'başyapıtı' vardır; çoğunlukla yazılmamış, hatta düşünülmemiş bir romandır." - Umberto Eco"
"Herkesin kendi 'başyapıtı' vardır; çoğunlukla yazılmamış, hatta düşünülmemiş bir romandır." - Umberto Eco"
Büyüklerimiz büyük değiller. Çünkü benzemek durumunda kaldıkları büyükler de hiçbir zaman büyük olamadı. Hep küçük ve sıska bir duruşla yetinip, bunun doğru olduğunu sandılar.
Kişiselleştiriyorum bazen dünyanın dünyevi sayılabilecek dertlerini. Depremler ve yangınlar sanki sadece beni sinir etmek için oluyormuş yada savaşlar sinir kat sayımı yükseltmek için çıkıyormuşcasına kişiselleştiriyorum..
Bu gün doğum günüm. Uzun zamandan beri ilk kez buraya bir şeyler yazıyorum. Bir sevgiliye sitem olabilir. Bir şeyleri kaybettikten sonra geri dönüş olsada ne kadar doğrudur sizce.
Engin Geçtan
Bölgesine göre olaylı ve olaysız 'Nevruz kutlamaları' geçirdik. Nevruzu artık herkes kutluyor. Aslında daha birçok anlamı var.
Toplumu saran ve vatandaşların can ve mal emniyetini tehdit eden şiddete karşı bir şey yapmak istiyorsanız, bu yazıyı siyasilere ve gazetelere yollayabilirsiniz
Neden direksiyon başında oturmak varken, başkalarının kullandığı bir arabada bilmediğiniz bir yöne gitmeye razı oluyorsunuz?
Daha önce okuyanlar için: yazıyı biraz değiştirdim.
1967-2009 Trabzonspor tarihi ile ilgili değerlendirmeler.
Televizyonda İçine Eder hanım, bol tavalı, bol tencereli, bol derin çanaklı, mikserli masasında yemek tarifi yapıyor
Art İstanbul 2002 sanat organizasyonu açısından güzel bir etkinlik olarak kabul edildi. Fakat sadece güzel bir sanat organizasyonu Türk resmini dünya sanat platformuna taşımaya yetebilir mi bunu iyi değerlendirmek gerekiyor...
Geçen seçimlerde yazılmıştı fakat sanırım on sene sonra bile aynı tadı ve hissi uyandırabilir.
Yerinde duran Türkiye.
Bana kalırsa bu adamlar bizi görselerdi, düşüncelerine lanet ederlerdi.... Kafası karışmış zaten gençliğin bir de siz bulandırmayın.. Hem onlara emanet değil mi vatan??
“Dergi hür tefekkürün kalesidir” demişti Cemil Meriç “Bu Ülke” adlı kitabında… Gazeteler günün haberlerine değinir ve bunları değişik açılardan yorumlar; bu yüzden bir günlük ömrü vardır gazetelerin. Ya dergiler; dergiler öyle midir? Gazetenin aksine dergiler daha kalıcıdır. En azından yayınlandığı dönem içerisinde hayatiyetini sürdürürler. Birçok aydının duygu ve
Doğan Cüceloğlu