"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki, okumak da dirilmektir." – Umberto Eco (kurgusal)"

Eleştiri

yazı resim

Cumhuriyetin Masalları

1930’lu yılları başında, Ankara’dan Zonguldak’a gelen CHP’nin üç kodamanı, rakı masasında “Uzun Mehmet” masalını uyduruverdiler.
Osmanlıyı hatırlatan her şeyi ortadan kaldırınca, doğan boşluğu böyle hayali kahramanla

Anti - Mecnun Tarikatından Sevgililer Günü Vecizeleri

Sevgililer günü niye 14 Şubat ki?Sevgilim serçeye sunabilecek hiç bir şeyimin
kalmaması -yapraklarımın dökülmesinimi bekledileri-için mi 14 şubat.Olmasın bugün sevgililer günü falan.Sevgililer günü nevruz günü olsun ki-nev
ruz meşenin öz ağabeyidir-çifte düğün yapalım.Ben de minik serçeme en
güzel,yeşil yapraklarımı sunabileyim.

Ramazan Bayramı mı? O da Ne Ki?

Asimile olmuş bir kültürün ve dini, kültürle harmanlayıp; "hangi çağda yaşıyoruz" söylemleriyle renkli ekranlarda boy gösterenler ancak adına değişim denilen ve ne anlama geldiğini kendiside bilmeyen insanların bayraktarlığını yaptığı tek şey karakterini satmaktır...

Türk'ün aklı...

Yazının başlığını kaba bulmazsınız umarım.
Ama kızmamak elde değil ki!
Bu yoksul ülkenin kaynakları böyle boşa harcanınca,
hepimizin tepki vermesi gerekmez mi?

İlahiyat Eğitimi ve Dini Anlayış: Kurumsal Eğitim mi, Bireysel Arayış mı?

Bu yazı, modern toplumda yaygın olan "Kur'an'ı anlamak için ilahiyat fakültesi diploması gerekir" inancını sorguluyor. Dini otoritenin kurumsal eğitimle özdeşleştirilmesinin sorunlarına değinerek ilahiyat fakültelerinin yapısal eksikliklerini ele alıyor. Yazı, bireysel dini arayışın değersizleştirilmesi karşısında eleştirel bir bakış sunarak mevcut eğitim sisteminin derinlemesine bilgi sağlamadaki yetersizliğini tartışıyor.

Başa Dön