Moda ve Uzaklaşan Benlik
Moda o kadar kötü bir şeydir ki onu her altı ayda bir değiştirirler. (Oscar Wilde)
"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki, okumak da dirilmektir." – Umberto Eco (kurgusal)"
"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki, okumak da dirilmektir." – Umberto Eco (kurgusal)"
Moda o kadar kötü bir şeydir ki onu her altı ayda bir değiştirirler. (Oscar Wilde)
Yazım kuralları halk için ortaya konur, aydınları tatmin etmek için değil. Biraz suçlama gibi olacak ama lütfen şu yazıyı okur musunuz? Özet mi? Yazım sorunlarını aydınlar yaratıyor bence.
1930’lu yılları başında, Ankara’dan Zonguldak’a gelen CHP’nin üç kodamanı, rakı masasında “Uzun Mehmet” masalını uyduruverdiler.
Osmanlıyı hatırlatan her şeyi ortadan kaldırınca, doğan boşluğu böyle hayali kahramanla
Türkiye Arjantin olmaz, kimse mukayase yapmasın
Sevgililer günü niye 14 Şubat ki?Sevgilim serçeye sunabilecek hiç bir şeyimin
kalmaması -yapraklarımın dökülmesinimi bekledileri-için mi 14 şubat.Olmasın bugün sevgililer günü falan.Sevgililer günü nevruz günü olsun ki-nev
ruz meşenin öz ağabeyidir-çifte düğün yapalım.Ben de minik serçeme en
güzel,yeşil yapraklarımı sunabileyim.
Asimile olmuş bir kültürün ve dini, kültürle harmanlayıp; "hangi çağda yaşıyoruz" söylemleriyle renkli ekranlarda boy gösterenler ancak adına değişim denilen ve ne anlama geldiğini kendiside bilmeyen insanların bayraktarlığını yaptığı tek şey karakterini satmaktır...
Her cumartesi günü, Galatasaray Lisesi önünde toplanan “Cumartesi Anneleri” vardı bir zamanlar.
Lâle şiirleriyle ünlü araştırmacı- yazar Abdullah SATOĞLU tarafından hazırlanan ve yakın bir zaman önce Kültür Bakanlığınca yayınlanan bir eserden söz etmek istiyorum.
Yazının başlığını kaba bulmazsınız umarım.
Ama kızmamak elde değil ki!
Bu yoksul ülkenin kaynakları böyle boşa harcanınca,
hepimizin tepki vermesi gerekmez mi?
Düşün ve oku, sakın üstüne alınma çünkü hepimiz böyleyiz.Ben bile...
Bu yazı, modern toplumda yaygın olan "Kur'an'ı anlamak için ilahiyat fakültesi diploması gerekir" inancını sorguluyor. Dini otoritenin kurumsal eğitimle özdeşleştirilmesinin sorunlarına değinerek ilahiyat fakültelerinin yapısal eksikliklerini ele alıyor. Yazı, bireysel dini arayışın değersizleştirilmesi karşısında eleştirel bir bakış sunarak mevcut eğitim sisteminin derinlemesine bilgi sağlamadaki yetersizliğini tartışıyor.
Hem güncel, hem de her kritik dönem için geçerli bu yorumu okuyunuz!