"İnsanlık, 1 Nisan şakası gibi bir şey, ama kimse gülmüyor." – Douglas Adams"

Öykü

Cinnet Eşiğinde Beklemeler

Cinnet eşiğinde beklemeler…
Günün ilk saatlerinde başlayıp, gitgide daha rahatsız edici bir hal alan, içinde ki garip duyguyu savabilmek için, saatlerdir ayakta evin içinde koşturup, duruyordu..

İdam Bölgesi

Hücrelerdeki kalan insanların çoğu ölmüştü inleme sesleriyle ama ölmüş olsa bile idamdan kurtulamayacaklardı. Bu bölgenin genel kuralı buydu. Topallayarak yürüyordu koridor da çıkışa fazla yoktu her yaklaştığında vazgeçmek istiyor duraklıyor arkasında gardiyan onu dürtüklüyordu.

yazı resim

Kara Dut

Aylar geçti gidişimden sonra..Ölümü bile kavuşmak bilen Ayşe Teyzem oralarda ne yapıyor bilmiyorum ama hissettigim her ikindi vakti kara dutun altında oğluyla ve eşiyle konuşuyor, dertleşiyor. Ve sonra duasını edip onlara kavuşmanın vaktini bekliyor kara dutun gölgesinde..

KİTAP İZLERİ

Peri Gazozu

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Hafıza Sandığından Sızanlar: "Peri Gazozu" Üzerine Bir Değerlendirme Ercan Kesal, Türkiye'nin sanat sahnesinde ender rastlanan, çok yönlü bir figür. Onu sinemadan bir oyuncu,
İncelemeyi Oku

Yaz Uykusu

Sıcak ya da soğuk...
Yaz ya da Kış...
Yaşam ya da Ölüm...
Aslında herşey görünmez bir çizgi.
Ve insan oğlu o kadar doyumsuz ve farkında değil ki kendi isteklerinin...

Sabır Dilencisi

İnsan hep sonsuza dek yaşıyacağını sanır ama kapı çalındığında gelen azraildir. işte o an anlarki film bitmiştir. Geriye dönüpte hiçbirşey telafi edilemeyecektir.Tek yol ...

Köy - Yangın

Yatağımda yatan diğer bedenin uyarısıyla uyandım uykumdan; sabah olmadığını üstelik olağanüstü bir şeyler olduğunu da uyanır uyanmaz fark ettim. Dışardan, içerden, yanımdaki bedenden gelen sesler, hepsi anlatmakta farklı ve kötü şeylerin olduğunu ve duman tabi ki en başta anlatmakta, tüm boğuculuyla hissettirmekte olanları: YANGIN!

Sessizlik - 1

İnsanlığa herşeyin kendilerine öğretildiği gibi olmadığını gösteren iki güzel insanın -Simone de Beauvoir ve kısa bir süre önce 100. doğum gününü kutladığımız J.P. Sartre’ın- değerli anısına.

Bıçak

Buz gibi keskin soguk, ciğerlerini yakıyor, yakalarını sıkı sıkıya kavramış ellerini kesiyordu. Saçları, yağan yağmurdan ıslanmış, damlalar yüzüne akmaya başlamıştı. Çantasında taşıdığı bıçak kalbini sıkıştırıyor, kan dolaşımını hızlandırıp ter içinde bırakıyordu onu. Köşeyi döner dönmez gördü otel yazısını. ‘İşte burası’ diye fısıldadı.

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku
Başa Dön