Sensizizliği Sensiz Yaşatma
Masallarda olur sanırdım kırkla ilgili cezaları
Kırk katırmı kırk satırmı derlerdi mahkuma
Kırk katır belki çekilir
Kırk satırda kabul
Ama sensiz kırk gün
"Yarın, asla gelmeyen bir bugündür. Tıpkı bitmeyen bir romanın son sayfası gibi." - Franz Kafka (kurgusal)"
"Yarın, asla gelmeyen bir bugündür. Tıpkı bitmeyen bir romanın son sayfası gibi." - Franz Kafka (kurgusal)"
Masallarda olur sanırdım kırkla ilgili cezaları
Kırk katırmı kırk satırmı derlerdi mahkuma
Kırk katır belki çekilir
Kırk satırda kabul
Ama sensiz kırk gün
Küçüklüğüm aklıma geldi. Oğlum Erbile ne kadarda benziyordum. Zavallı oğlum babasını cezaevi ziyaretlerinde görmekten helak olmuştu. Bir defasında Babacığım sen hırsız mısın diye sormuştu. Bir gün babacığım sen amma da televizyonlardaki katil amcalara benziyorsun demişti. Babacığım lütfen annem komşuların merdivenlerini silmesin. Babacığım ben küçük Emrah olmak istemiyorum, lütfen
Asıl sağlam dikizciler, azılı dikizcilerdir. Halk arasında, bunların, nüfus cüzdanlarından yurttaşlık numarasına bakarken bile yirmi beş derecelik bir açıyla baktıkları söylenir.
İskender Pala
Bari çapayı çek yüreğimden giderken
Ve ben cılız yüreğimle kürek çekeyim kıyıya
Daros'un güçlü kollarını bedeninde hissetmek Baia'nın başını döndürmüştü. Daha önce de, şu son altı ayda pek çok defa fırsatlar kollayıp fırsatlar yaratarak yalnız kalmıştılar. Kendilerine mahremiyet sağlayacak yerler ve zamanlar ayarlamıştılar ama şu an bir başkaydı. Her şey kendiliğinden oluyordu. Bu beraber son geceleriydi. Yarın gece Kızıl Dolunay
On altı Mart 1971 günlerden Salı Lanet olsundu o güne!
Gürçeşme Ortaokulu olağan bir gün yaşıyordu, neredeyse tüm öğretmenler ve öğrenciler üzgündü.
Ya da acımadı kine, hiç acımadı, duymadım bile,derlerdi. Baharla birlikte dersleri kıranların dışında haftada birkaç kez eğitim şefinin odasına çağırılanlar vardı. Bunlar resmen o odaya ve dayağa aboneydi. Ya zamanında kalkmazlar, ya yataklarını toplamazlar ya da etütlere geç kalırlardı. Bizim sınıfta da bu ekipten bir iki kişi vardı.
Hadi oğlum üzme babanı. Seni çok seviyorum biliyorsun. Aman derslerine dikkat et çok çalış, oku sonra büyük adam ol. Her şeyi senin geleceğin için yapıyorum. Sonra senin de bir oğlun olacak biliyorsun değil mi? Üstelik aynı bana benzeyecek. Tamam mı canım oğlum. Benden sakın utanma. Baban hırsız diye
Gelgelelim çocuklar sabırsız oluyor. Bizimki, yerdeki mukavva kutuya yapıştı; neymiş, bilgisayarını almadan gitmezmiş.
Dağın eteklerinde tipi gibi yola yağan araçların arasında olduğu yerde erimeden kalakalmış beyaz bir kar tanesi kadar yalnızdılar.
Yaşayan Ölülerin Hikayesine bir de Levent Ölçer penceresinden bakalım. Bunu senaryolaştırıp Hollywood'a göndermeyi istiyorum. Giriş kısmı 3 sayfa. Gerisi geliyor. Kısa öykü olmasını planlıyorum ama planlamada pek iyi değilimdir :D
\- Güzel abim hadi işine git. Uçağın plakası mı olur? Gövdesinde rakamlar var ama onların çoğu uçarken yerden görünmez. Sen benle kafa bulmuyorsun dimi? Kamera şakası falan olmalı diye kıllanmaya başladım. Etrafa bakındım. Adamın şapkası, yabancılar gibi yanlış tonlama ve yarım sözcüklerle konuşması zaten yetirince ilginçti.
\-
M. Kemal Sayar