Kırmızı Manto
Yedi yaşındaydım ilkokula yeni başlamıştım. Evimiz ile okul arası oldukça yakındı. Ben o güne kadar sürekli sokakta oyun oynayan eve hava kararırken giren haylaz bir çocuktum.
"Yazmak, aslında, 'birazdan önemli bir şey söyleyeceğim' demenin en uzun yoludur." – Oscar Wilde (kurgusal)"
"Yazmak, aslında, 'birazdan önemli bir şey söyleyeceğim' demenin en uzun yoludur." – Oscar Wilde (kurgusal)"
Yedi yaşındaydım ilkokula yeni başlamıştım. Evimiz ile okul arası oldukça yakındı. Ben o güne kadar sürekli sokakta oyun oynayan eve hava kararırken giren haylaz bir çocuktum.
Anne, duyma yetisini biraz kaybettiğinden anlaşma zar-zor olmaktadır Eyiyim yavrııım, eyiyim. Heç bir sorunum neyin yok. Sen nahalsın? Gelinim torunum nahal? Adam hal, hatır sorma işinden sonra havadan sudan konuşarak bedava hakkını kullanmaya kararlıdır. Derken aile içi sorunları konuşmaya gelir sıra: Anne! Sana iyi bir haberim var; torunun

romantik başlayıp bitiğinde yazanı ve okuyanı bir sürü gereceğine inandığım bir öykü denemesi.
Önceleri kuş olmak istemiştim, özgürce özgürlüğün tadına bakabileyim diye. Sonraları öğrendim ki en özgür kuşlar, göçmen kuşlarmış ve onlarında özgürlüğü mevsimlerin elindeymiş. Bu acı gerçekle karşılaşınca kendime yeni formlar bulup kurduğum düşlerde sonsuz özgürlüğe erişmek için arayışlara giriştim.
Napıyım, napayım, napayım derken! Aklına bir fikir gelmiş. Kral bu fikrini köylülerle paylaşmış.Güzel köylülerim! Bu ejderhayı yok edecek bir şövalye biliyor musunuz? demiş. Köylülerden biri:
Ben tanıyorum demiş. Kral hemen bu so(şö)valyeyi buraya getirin demiş.
İzmir 1 Nolu Sıkıyönetim Komutanlığından süren davamız nihayet bir karara bağlandı. Hakkımda istenilen 5 yıllık ceza da onaylanmış oldu. Ama avukatlarımız temyize başvurdular. Sonuçlanması birkaç yıl sürer dediler.
Kumkapı' nın Arnavut kaldırım taşları buz tutmaya başlamıştı... Hava soğuktu... Seyrek, küçücük ve titrek kar taneleri, kardan çok kırağı parçacıklarına benziyor ve yere düşmek istemiyor gibi yatay hareketler yaparak dans ediyorlardı.. .Sıra sıra mekanlardan klarnet ve akardiyon sesleri yükselmeye başlamış, ortalığa yoğun bir anason, balık, kebap, baharat gibi
Karanlık bir yolda terk edilen Melek, içki ve tartışmanın ardından beklenmedik bir huzur bulur. Gökyüzü ve doğa ona hayatın güzelliğini hatırlatırken, yoldan geçen bir tır şoförünün dikkatini çeker. Hayatın zorluklarına rağmen anı yaşamayı bilen bu kadının hikâyesi, zorluklarla başa çıkma ve her durumda iyilik bulabilme yeteneğini anlatıyor. Gerilim
Onu görmek benim için bir tutku haline gelmişti. Onu düşünmediğim an yoktu neredeyse. Yolda, evde, iş yerinde hatta tuvalette bile onu düşünüyordum. Aşk bu olmalıydı. O ise benim farkımda bile değildi. Onun dikkatini çekmek için her şeyi yapmıştım. Fakat o bana karşı çok ilgisizdi.
Şimdi tek tek gözden geçiriyorum ve her bir dostumun el yazılarını okuyup gözbebeklerim ise yazdıkları duygu dolu dizelerinde geziniyor.
Sıra Cezmi Ersözün imzaladığı kitaba gelmişti. İlk sayfada yazılı olan sözcükler ise gözbebeklerimin büyümesine neden olmuştu.
"Bak koçum yarın büyük ihtimalle dağıtım olacak. Hepimiz koğuşlara dağılacağız. Gittiğin koğuşa dikkat et kimselerle muhattap olma, sana gülene, ilgi gösterene kanma. Ranzandan sakın inme. Bir şey ikram etseler dahi alma tamam mı?"