"“Ay’a ilk adımı attım; ama insanlığın en büyük sıçraması hâlâ yataktan kalkabilmek.” — Neil Armstrong (kurgusal)"

Deneme > Anılar

karışık

Kim Terk Edebildi Kendisini

Ben ihanet ettim diye bağıran birini gördünüz mü hiç, ya da gördünüz diyelim omzunuzu uzak tutmaz mıydınız ondan. Kendi mutluluğunu düşünmeyen insan başkalarını mutlu edemez cümlesi kaç kez uğradı yanınıza. Bir terazi koyun hafızanıza şimdi; unuttuklarınızla, unutmaya çalıştıklarınızı tartın ayrı kefelerde, ne kadar çaresiz olduğunuzu bulacaksınız sonunda.

karışık

Leylim Ley

Sen bir liderin doğduğu yersin. Sen uzakların türküsü, geçmişin sesisin. Ey Kemal şehri ey! Leylim ley!

olumlu

Adana Kültür Gezisi

Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin suladığı ovalar çok verimlidir. Bu özellikleri nedeniyle adanada bir çok medeniyetler kurulmuştur.

olumsuz

27 Mayıs Harekatı

Askerin 27 Mayıs 1960 müdahalesi bana göre, aleyhine medya oluşturan asker ve bazı basın mensuplarına, DP'ye oy verenlerin şaşkınlıkla
ağzı açık bakmalarıdır. Saygılarımla.

nostaljik

Ne Dilersen Gerçek Olur

Yol yorgunu doğar insan, sonra tekrar bir başka yola çıkar.
Vadiler, tepeler arasında kıvrılan bir yolda kimimiz hızlı, kimimiz ağır adımlar atar.
Bazılarımız için bir dönemeç sonrası yol biter, bazılarımız için ufuklara kadar uzar, gider...
Adına yazılanların zaten yazılmış olduğu, söylenenlerin söylenmiş

düşündürücü

\- Gece -

“Hayatın gerçeği” nedir? Hani şu filozofların ve toplumbilimcilerin peşinden koştuğu şey. Dostoyevski’ye sorarsanız “hayatın anlamı hayatın kendisinden daha değerlidir” der.

nostaljik

Güvercinlik Köyü Mezarlığı

Kavuş dayı, köyümüzün yıllarca otobüs şoförlüğünü yaptı. Herkesin kahrını çekti. Tüm köylünün eşyasını, malını gider şehirden alır ve getirip evine teslim ederdi. Yolcuların çoğu para vermezdi. Ama o yine de "canınız sağ" olsun der kimseden para istemezdi. Otobüsü de farklıydı dayımın. Arkadan bakınca önü görünürdü. Otobüsün içi dolar,

olumsuz

Tekinsiz Bir Gece, Dört İdam

Kadın, uykuya doymamışlığın ağırlığıyla kahvaltı gürültüsüne uyandı. Musluk başında kuyruğa girip elini yüzünü yıkadı, ayılmaya çalıştı. Ranzasına dönerken, dostluk kurduğu yaşlı, mahpusane kıdemlisi bir mahkum teyze, yavaşça kenara çekti. “Duydun mu, akşam, dört infaz varmış, kimsenin haberi olmamış” dedi.

üzgün

Gidenlerden Son Kareler

-İki buçuk yaşındaki yeğenim annesinin kucağında,kapı önünde gülerek beni uğurluyordu.Yanacıkları elma gibi kırmızı kırmızıydı.Bir ay sonra bu ufacık bedeni toprağın altına sakladık.

üzgün

Beyaz Melekler

Andırın'da anlatılır bu hikaye: "Bir dağ köyüne bir kaymakam gitmiş. Ormanlık bir dağ köyü. Tabii oralarda en kral yetkili, ormancı. Ormancıların bu kesimlerde her dediği adeta ferman hükmündeymiş. Ve kaymakam başlamış anlatmaya... "Vatanımıza, değerlerimize, milli kültürümüze sahip çıkalım... Birbirimize mutlaka yardım edelim. Böylesi yerlerde bu şart. Önce kendinize

nostaljik

Malatya"nın Puslu Yılları

Bitmedi, görüşmede bulunduğum şahıs; Turgut Özal, Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan, Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Cemil Çiçek, Sezai Karakoç, Osman Yüksel Serdengeçti, Şenol Demiröz, Fehmi Koru ve Fethullah Gülen gibi isimlerle yakından irtibatı olan bir isim…(Lakin bu bir iş görüşmesi değildi, o hususta müsterih olabilirsiniz.)
Sizin de

üzgün

Babalar Gününün Ardından Yahut Hüzün Terennümleri

Babalar günü kutlanıyor, herkes babasına bir şeyler almanın telaşı içerisinde Oysa sen benden çok uzaklardasın Toprağının yanındayım ama teninin sıcaklığından mahrumum. Güller rengini kaybetmiş, toprak karasını alnımıza çalmış. Şimdi bu sessizlik ortasında hem yakınız, hem de çok uzağız birbirimize Aradan tam on dört yıl geçti. Sene 2004Mayısın 18iŞairin

olumsuz

Sen Kaç Kere Doğdun Sevgili Okur?..

Tarihi; sıradan insanlar, neferler oluşturur. Koşanlar, düşenler kalkanlar... Konuşanlar susanlar... Düşünenler düşünmeyenler... Üretenler, üretmeden tüketenler... Başkaldıranlar, boyun eğenler... Her şeye karışanlar, hiçbir şeye karışmayanlar... Yönetenler, yönetilenler... “Aslında tarihi sıradan insanlar yazar, onlar ‘parmakla sayılmayanlar/ kırmakla tükenmeyenler’ dir...” dedim.

üzgün

Bazen Söğüt Ağacına Benzersin

Bazen söğüt ağacına benzersin. Hep aşağı çeker seni kaderin. Ellerin duaya kalkamayacak kadar yorgun düşer. Suya düşer gölgen ve yaprakların. Suya düşer ayın silüeti. Suya düşer hayallerin. Hep düşmeleri görürsün de talihine seni yüceltecek bir şey düşmez. Bir söğüt ağacı gibi hep boynun bükük olur. Yanında çamlar boy

Başa Dön