İnsan ve İnsanlık Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler
Kahraman olma şansın belki de binde bir bile değildir; ama insan olma şansın her zaman için vardır.
"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki bu, birkaç yüz sayfa sürer." - Franz Kafka"
"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki bu, birkaç yüz sayfa sürer." - Franz Kafka"
Kahraman olma şansın belki de binde bir bile değildir; ama insan olma şansın her zaman için vardır.
Ve benim her akşam korkunç bir yılgınlıkla, çaresiz eve nasıl geldiğimi de bilemezsiniz. Zaman ışık hızıyla akıp geçiyor ve onu yavaşlatacak hiçbir güç yok bu dünyada. Bizim çaresizliğimiz de onu büsbütün şımartıyor, küstahlaştırıyor olsa gerek. Yüzümüze bile bakmıyor artık, baksa da mütemadiyen kızgın Bize günlerin soluk fotoğraflarını bırakıyor,
YZ
Beyin; sen ne güzel şeysin Edep; kin duymasa bari.
Mehmet Rauf
Ne alaka yahu içki ve sigara ile nasıl zengin olunuyor, sorusunu soracağınızı bildiğim için benim de cevaplarım hazır... Günde bir paket sigara içiyorsanız, bu sigaranın en pahalısı 18 Türk Lirası şu sıralar. 18 çarpı otuz, 540 lira para yapar. İki paket içtiğinizi düşünün ay da 1040 Türk Lirasını
Hayata bakış açınız sadece görsellik mi?
Nasıl bir anlayış, nasıl bir duyarsızlıktır bu, hem de edebiyat dünyasında yapılan bir duyarsızlık... Şairler ve yazarlar, savaştan, zulümden, soykırımdan yana asla olamazlar, olmamalılar... Edebiyat, edepli insanlar tarafından yapıldığı zaman daha da bir anlam kazanır, bunu akıldan çıkartmamalı...
değerli okurlarım kaleme aldığım bu yazımda güven konusunu paylaşacağım.
güven deyipte geçiştirmemek lazım aslında ağızlardan çıktığı gibi kolay bir şey olmadığı aşikar.
hayatımız boyunca engellerle karşı karşıya olacağımızın neden farkında olmuyoruz?
Hasta bir annenin, her zamanki telaşlı sabah rutininden uzak, huzurlu bir güne uyanışını ve küçük kızı Derin'le yaşadığı tipik sabah mücadelelerini nostaljik bir şekilde anımsayışını anlatan samimi bir anlatı. Günlük koşuşturmacanın içinde, anne-çocuk ilişkisinin tatlı gerginliklerini yansıtıyor.
Bir
Gerçeklerden sıyrılıp hayallerde yaşamak mı, yoksa gerçekleri kabullenip hayallere hapsolmak mı? Bu soru uzun süre kafasını karıştırıyordu. Aslında bu soru aklından geçen yüzlerce sorudan birisiydi sadece. Fakat insanı nasıl da can evinden vuruyordu. Nasıl da Leylayı gözbebeklerinden kıskıvrak yakalıyor, müthiş sancılarla bir boşluğa savuruyordu.
Gaye Boralıoğlu