Kanlıca'ya Gel (Me) !
Ense kökümde mermin. Kasten öldürdün işte! Sebebi asla bulunamayacak kalleşlikle!
Ad'ım yıkılıyor, ömrüne!
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
Ense kökümde mermin. Kasten öldürdün işte! Sebebi asla bulunamayacak kalleşlikle!
Ad'ım yıkılıyor, ömrüne!
Tanıştıkları sahilden toplamıştı o deniz kabuklarını.Ege’den,kekik kokusu ve mavinin ortak yeri,Ege’den çıkan bu ilişki ,o deniz kabuklarını da İstanbul’a getirtmişti kekik ve mavi kokan bu ilişkiyle beraber.
Gönlümce, yaşayıp, dağlara taşlara adını yazmak, akar sular gibi çağlamak, yağmur olup yağmak, yeşile yeşil, sana can katmak varken, bir kelebek ömründe tükettim her şeyi..
Yıldızlar ülkesidir aslında hayallere açılan pencere ve hepimizin özgürce dolaştığı. Sorsanız ne bir rehberde kayıtlıdır, ne bir resmi makamda, ne de internet sitelerinde. Ne bir yönetimi, ne rejimi, ne dini, ne de yönetileni vardır. Yıldızlar ülkesinin.
Sıcacık bir rüzgar esti,yaprakların melodileri... Ve bir dakika bakıştık. O derin sevgi dalgalarını anlıyorum, kırık mavi, bazen de yeşile çalan gözlerinden...
Hiç kimse özgürce korkuyorum diyemez içinde büyüttüğü korkularıyla yaşarlar... dil söyleminde ise bu çok farklıdır ve insancadır sevmekten korkarız, sevmek fedakarlık ister...
Kurulamaz cümlelerin imlasız sokağı… Yalanlardan korkmuş bir kalbin son durağı… Korkulu düşüncelerin kabus olup yağdığı bir gece karanlığı… Dinmek bilmez yağmurların korkusuz, mahrem ıslaklığı…
Ama bakışlar daha güçlü kelimelerden çünkü bakışlar bir insanın tansiyonunu düşürebiliyor, sigaraya başlatabiliyor, hergün birbirinden boktan barlarda on tane bira içirtebiliyor, mide ağrıları çektirebiliyor. Gözlerine uzun süre bakamıyorsan bir şeyler var demektir.
Hayat insanlara adil davranmıyor.
Ya da herşeyin bir sebebi var. Bazı şeyleri belki de yaşamak gerekiyor.
Biriktirdiklerim içimde bir yerlerde taşlaştı.
Acılarım artık canımı yakmıyor. Onlara öyle alışmışım ki ince bir sızı hep var.
Herzaman da olacak.
Saçların değiyordu galiba omuzlarına, üzerinde çiçekli bir elbise vardı, hiçbir kadına yakışmazdı senin üzerinde olmasaydı. Bir elin yumruk olmuş yanağındaydı, diğer elin kucağında, gözlerin vardı rengi gelmiyor aklıma, o kadar güzeldi ki eritiyor beni hala hatırlamaya çalıştıkça.