Reçetesi 24 Saate Uzatılmış
Reçetesi 24 saate uzatılmış bir ömür tıkanıklığı bendeki. Sendeki duyarsızlık yaşımın yargısız infazı.
"Okumak, başka birinin zihniyle düşünmektir. — Arthur Schopenhauer"
"Okumak, başka birinin zihniyle düşünmektir. — Arthur Schopenhauer"
Reçetesi 24 saate uzatılmış bir ömür tıkanıklığı bendeki. Sendeki duyarsızlık yaşımın yargısız infazı.
Gördüm de böylesini görmedim. Daha çok gençtin, 19 mu 20 ya da 18 mi? Aile kızıydın değil mi, belirli bir saati geçtiğinde evine bile tek başına gidemiyordun, akşam on biri geçirmek zaten yasaktı, benim evim de kalman zaten düşünülemezdi. İyi de güzelim bir şeyi anlayamadım, sen bu kentin
Demlenmiş duygularım, belki yine uyanırım... Çakılırım en derin boşluğuma, belkide acı tebessümle aynada suretimi izlerken yine yanılırım.
Uyu...
Başında kavak yelleri esenlerle, kavak yellerini savuşturanların en azından kıyısına uğradığı ya da uğratıldığı bir limandır aşk kapısı.
Bu kapı gönüldendir. Giriş ve çıkış ancak kalpten geçer. Eğer gönlün kapısı nazikçe, edebine uygun, cesaretle çalınırsa kapının açılması kolaylaşır ve misafirlikten ev sahibi konumuna geçilebilir. Yok, eğer
Deli esen rüzgara inat başını eğmeyen gözlerine baka baka seni sevdiğimi haykırıyrum. Seni çekiyorum içime kulağımda yankılanan cennet şarkılarıyla yeniden huzuru doldururken yüreğime. Deniz kokan türkülerin söylendiği yüreğine akıyorum toprak kokan benliğimle.
Cılız bir kalbi yaşıyorsam ve onu dünyaya emanet ediyorsam bana borçlu olan çok hayat var.
Hayat insanlara adil davranmıyor.
Ya da herşeyin bir sebebi var. Bazı şeyleri belki de yaşamak gerekiyor.
Biriktirdiklerim içimde bir yerlerde taşlaştı.
Acılarım artık canımı yakmıyor. Onlara öyle alışmışım ki ince bir sızı hep var.
Herzaman da olacak.
(Teninin kokusunu, özlerim tabii ben. Ama sevinirim, bir başkası benim kadar içine çekemez.) Büyümeye devam etmeliyim..
aşkıi güneş misali arayanlar , sıcaklıgından dokunamaz parlaklıgından bakamazlar. umutsuzca seven benım ıcımden gelenlerdır bunlar
Önce inkar edersin,hayır dersin sonra kabullenme başlar,Tanrı’ya inanmadığına lanet eder, bunların hiç olmamış olmasını istersin..Artık çok geç der bir taraftan kalbin diğer taraftan bu işin kimyasını bozacak yollar arar aklın...
Afrodizyak etkisiyle kokusu insanın aklını başından alırken; fazlası her zaman kalbi yorar sıkıştırır nefesini daraltır. Ama insanoğlu vazgeçmez aşktan.
Geçmiş deneyimlerin hüzünlü gölgesinin düştüğü isyankar ve çaresiz bir yalvarış, şizofrenik bir üslupla dile geliyor...