"Kurgu, hakikatin içindeki gerçeği anlatır. — Albert Camus"

Eleştiri > Türkiye

olumlu

Domates Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Türkiye...

Yaşasın çürük domates demokrasisi...
Seçimin demokrasi ile bağdaşabilmesi belli şartlara bağlıdır. Her şeyden önemlisi ‘seçen’in ussal nitelikleri ve iradesinin özgürlüğüdür. ‘Seçen’in iradesi üzerindeki maddi ve manevi baskılar, faşizm veya geri kalmışlıktan başka bir ‘seçim sonucu’ doğuramaz...
Yaşasın çürük domates demokrasisi...

üzgün

Baba Seni Öpmek İstiyorum

"...Ben şimdi Türk halkına soruyorum. Balyoz ve diğer isimli sahte davalarda yargılanan, özgürlükleri ve gelecekleri iftira ve yalanlarla çalınan şerefli askerlere, denizcilere, havacılara ve vatanseverlere nasıl kıydınız? "

olumsuz

Kent Kültürü

Kadının birini saraya götürmüşler, ahır nerede demiş. İnsan ne görürse onu yaşar. Bir şehir insana ufkunu göstermediği sürece o şehirde yaşayanların geleceği karanlıktır.

olumsuz

12 Eylül Referandumunda Oylanacak Maddeler

Bırakalım önyargılı parti ve ideoloji propagandalarını da, değiştirilecek maddeleri okuyalım, öğrenelim. Ona göre evet mi hayır mı diyeceğiz karar verelim. Parti liderleri istedi diye karar vermeyelim.

olumsuz

Sadece Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan Değil, Aslında Hepimiz "Tecritteyiz"!

Türkiye’nin aydınları, gazetecileri, bilim adamları, akademisyenleri, yazarları nedenini bilmedikleri “sözde garip suçlardan” yıllardan beri cezaevindeler. Onlar terörist değil. Hiç kimseyi öldürmediler. Soygun yapmadılar. Kimseyi gasp etmediler. Sadece düşüncelerini söylediler. Üstelik, haklarındaki iddianame daha okunmadı bile. Yani, nedenini bilmeden içerde “çürümeye” terk edildiler. İddianamenin okunmasının bile çok uzun bir

olumsuz

Rusya ve Biz Derken

Son dört yıldır uluslararası sularda yara üstüne yara alan gemimiz, yalpalaya yalpalaya gitmekten bitap düştü, batmak üzeredir.

olumsuz

Aşkı Yeni Dünya Düzeninin Dini Yaptılar

Türk milleti! Yunus Emre'ye, Mevlana'ya, Mahzuni Şerif'e, Aşık Veysel'e, Mimar Sinan'a vs. sımsıkı sarılmalıdır. Onlar sizlerin gerçek pastalarınızdır. O pastaya yamatılmış, puding niyetine Elif Şafak'a, Orhan Pamuk'a, İskender Pala'ya, Bedri Baykam'a vs. el bile sürmemelidir. Onlar anca karın ağrısı yapar. Günümüzde aşk mide bulandırır hale gelmişse; Yusuf ile

olumsuz

Her Sey Cevre Icin

Sosyal mesajlarla poncik cevrecilik ayagi gun sonunda giren girdi ey ahali Haydi gecmis olsun.

üzgün

Biz Olmadıktan Sonra

güneş doğmuş ülkemin üzerinde.......
bulutların arasından çıkarak. Ya Rab! bu bizmiyiz... bu ağlayışlar bu kin bu öfke de ne..
yoksa bu mutluluk gözyaşlarımız mı bizi sınayan...

karışık

Aşk Mutfağı

Aşk kalbi kıranı affeder belki. Aşk vicdansızdır çünkü. En çok sevene acımaz. Sevene yüreğinin sesini dinle, o ne derse yap der. Oysa insan aklıyla ve inancıyla ayakta kalır. İnsan bu yüzden sürünür. Aşk gurur kabul etmez. Gurur aklın işidir. Aklını ve inancını önüne katan kişi, kalbini kıranı asla

karamsar

Hayırsızdan "Hayır" Çıkmaz

Günümüz Türkiyesinde, bu gün de referandumda Hayır denilecek mi, denilmeyecek mi tartışması yaşanıyor.
-Bir yanda Hayırcılar,
-Diğer yanda Hayıra Hayır diyenler var.
Kılıçlar çekilmiş, söylenmesi gerekenler söylenmiş ya da söylenecek
Kıyasıya bir mücadele.

olumsuz

Evlere Servis "Takıntılarımızdan Arınma" Hizmeti : "Tak, Tak, Takıntı... ""

ATATÜRK’ün doğum tarihinden, ölüm tarihini çıkarırsanız ne kalır? Hadi bilin bakalım. Tık yok mu? Anlaşıldı. Sizin bir an evvel “takıntılarınızdan arınma vaktiniz” gelmiş demektir. “Tak tak”. Kapı vuruluyor. Kim o? Ben “takıntınız”. Yukarıda sorulan sorunun cevabını bulmak için çaresiz “altı zır zır delinin” geçtiği süreçten geçecek ve kapıyı

olumlu

Evet'imi Vurmasınlar!/ Sırada Yeni Anayasa

Adı Milletti, soyadı Çoğunluk… 12 Eylül Referandumunda bazı haklarını almayı başardı... Eksik ama gerekli haklardı bunlar. Milleti oluşturan her kesimin uzlaşmasıyla gerçekleştirilecek yeni bir Anayasa'ya ihtiyaç duyduğumuz artık ortada... Şimdi sırada Yeni Anayasa var...

olumsuz

Türkiye ve Enerji

Ha illa diyecekseler “esebilir de esmeyebilir de” ben de diyorum biz niye o zaman nehirlere baraj kuruyoruz, “yağabilir de yağmayabilir de”..

Başa Dön