"Herkes bir roman yazabilir, ama kaç kişi yazdığı o romanı okuyup da hâlâ kendi zekasına güvenebilir?" – Dorothy Parker"

Öykü

Bir İntihar ve Diriliş (Sembolik Öykü)...

Tükenen sayfaları pervasızca odanın dört yanına savurdu. Artık önemlerini yitirmişlerdi çünkü. Yazarken onlara saygı duyuyordu ama tükenmemeliydiler. Biten şeyleri sevmezdi. Etraf kırmızı harflerle işlenen sayfalarla doluydu. Soğuyan çayını bir dikişte içti. Ondan da nefret ediyordu. Tek yudumluk zevkten başka neydi ki zaten! Tek cümle arıyordu. Kendisinde durabileceği, soluklanabileceği

Aşkın Perspektifi

Londra’daki Royal Art Museum’un en geniş dört galerisi 1998 yılının Temmuz ayı boyunca “Let me tell you love” adlı karma resim sergisi için ziyarete açılmıştı. Serginin en ilgi gören çalışması, seri halindeki beş adet kadın portresi idi...

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Uyku Kaçıran

Sakallı Saime derlerdi. Anneannemin bitişiğindeki evde otururdu. Çirkin, iri yarı, koca memeli bir kadındı. Kasığına kadar sarkıktı memeleri. Ah, ne zor taşırdı onları. Oynar dururdu erik gibi uçlarıyla.
Ne acımasız, ne şirret kadındı Sakallı Saime. Bir kenara atıverdiği kundaktaki bebeğinin ağlamalarına aldırmaz, ağza alınmadık, duyulmadık küfürler

Akıntı

küa'yı oldukça çelimsiz buluyordum. etinin gergin bir utangaçlığı vardı. kemiklerinin mahremiyetini eleverdiğindendi bu. güneşli havaları sevmezdi küa. bir tülün ardındaymışçasına görünmenin utancından, telkari inceliğinin ortalığa dökülmesinden.

Kar ve Gül

Kar yağar da küçük torun durur muydu? Elini yüzünü bile doğru dürüst yıkamadan, elinde bir ekmek somunu, tiril tiril giysilerle dışarı çıkmaya hazırlanıyordu. Annesinin sevimli öfkesiyle üzerine kalın bir kazak giydi. Daha iyi kaysın diye lastik ayakkabılarını ayaklarına geçirdi. Beline kadar yağan kara aldırmadan bata çıka, konak bahçesinin

İki Dünya...

Bir ara Selim tüm cesaretini topladı ve Filizin gözlerinin içine baktı. Filiz, Selimin kendine baktığını fark etmişti. Başını kaldırdı bir an baktı ve gözlerini kaçırdı. Selimin zaten az olan cesareti iyiden iyiye kırıldı. Filiz gitmek için ayağa kalktı. Selim peşinden yolcu etmek için gitti. Tam kapıdan çıkarken Filiz

Harfler

Baş harfleri Ö ölüm,Kkin,Llanet,Mmutsuzluk isimlerinin başları bunlar olmamalıydı sonları diğerleri gibi olacak.................

Dünya İkliminde Bir Gece

Çirkinlikten feragat, sen gibi güzelden doğma bir yavru bırakmakla olur. Öyle güzelsin ki tüm kâbusları gökkuşağının altından geçirebilirsin.
Güzelliğinin karşısında hürmetten titriyor, elleri kaftanında saklı, boynu bükük bir rezil.

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku
Başa Dön