"Her kitap, onu okuyana yeniden doğar. — Alberto Manguel"

Öykü

Dört Köşeli Kuma

İlk defa ne zaman mutlu olduğumu hatırlamaya çalıştım, Film şeridini geriye sardırdım. Çok küçüğüm, soğuk bir kiş gününde babamla bir parktayız,lapa lapa kar yağıyor. Elim babamın fırından yeni çıkmış ekmek gibi sımsıcak kocaman elinde. Ben bir sağa bir sola seğirterek ellerimi ısıtıyorum. Bu keşfimden, sonraları da hep yararlandım.

yazı resim

Dilencilerin Tanrısı

Dilencilerin dejenere ederek kullandığı bir kelimenin aslında basit bir kullanım hatası olmadığını anlatan bir gezi yazısı...

12 Eylülde Aşk ve Ben Çocuktum.

Ne günlerdi onlar, o gün için macera, bugün ise anlatılan ne acıklı dönemlermiş. Ne kayıpmış ömrümüzde.İnsanların birbirini kasıp kavurduğu bir dönemde çocuk olmayı öğreniyordum.
O zamanlar, aşk ne demekti, nerden alınırdı.
Bir çocuk bedenine ağır, bir

Son Düş

İkinci katın terasında demleniyorlardı.
Öğle vakti, hava tutuşmuş, yanıyor.
Sanki bu yangın yetmiyormuş gibi terasa önceden düşmüş gölge gide gide kısalıyordu. Biraz sonra terasın zevki kaçacak.
Aşağıda masmavi deniz…
Ufukta nokta nokta gemiler.

Bir Ayrılığın Anatomisi

Ayağa kalkıyorum sakince, ‘ilişkimize bakış açılarımız biraz farklılaşmış bana göre. En iyisi bir süre ayrı kalıp, düşünelim.’ Diyorum büyük bir kararlılıkla. Aferin bana, da ne düşüneceksek? ‘Eşyalarımı toplayayım .’diye de ekliyorum hemen. Kaçamak bir bakış, acaba ne yapacak? Salak Selin, ne bekliyordun ki, adamın fikri, zikri belli. Bu

Umut ve Yaşam

Eğer sık sık kollarındaki saatlere bakarak koşarcasına yürüyen bu sokağın meşgul insanları biraz olsun onlara baksalardı adam ve kızın küçücük bir adımla zaman denen çizginin sağına veyahut soluna geçtiklerini orada geniş bir anın içinde olduklarını fark edeceklerdi ve şaşacaklardı

Yıldız (Dokunduğum Hayatlar) - 3 -

Mavi gözleri yıldız yıldız parlıyordu. Hiç inancını yitirmemişti.
Yaşlı ninenin ışıltılı gözleri bizim ışığımızı gölgede bırakmıştı. Şimdi gökyüzünde bizden ziyade parlayan bir çift yıldız vardı.

Başa Dön