Keşke Bir Şansım Daha Olsaydı
“ ...Bir ülkenin çok zengin kralı varmış. Bu kral dört eşliymiş. Kral ilk eşini hiç sevmediği gibi, ona çok kötü davranır ve üzermiş. Hatta yüzünü bile görmediği de olurmuş..."
"Bütün kitaplarımı yakmaya karar verdim. Sonra anladım ki, o zaman neyi yakacağımı da yazmam gerekecekti." - Franz Kafka"
"Bütün kitaplarımı yakmaya karar verdim. Sonra anladım ki, o zaman neyi yakacağımı da yazmam gerekecekti." - Franz Kafka"
“ ...Bir ülkenin çok zengin kralı varmış. Bu kral dört eşliymiş. Kral ilk eşini hiç sevmediği gibi, ona çok kötü davranır ve üzermiş. Hatta yüzünü bile görmediği de olurmuş..."
bana verdiğin ilacı içiyorum uyuyorum yani, bak dönüp dolaşıp yine kapında hem şah hem köleyim
YZ
İlk kıskandığım ,ilk masum kıskançlığım
Şebnem İşigüzel
Kar yağar da küçük torun durur muydu? Elini yüzünü bile doğru dürüst yıkamadan, elinde bir ekmek somunu, tiril tiril giysilerle dışarı çıkmaya hazırlanıyordu. Annesinin sevimli öfkesiyle üzerine kalın bir kazak giydi. Daha iyi kaysın diye lastik ayakkabılarını ayaklarına geçirdi. Beline kadar yağan kara aldırmadan bata çıka, konak bahçesinin
Londra’daki Royal Art Museum’un en geniş dört galerisi 1998 yılının Temmuz ayı boyunca “Let me tell you love” adlı karma resim sergisi için ziyarete açılmıştı. Serginin en ilgi gören çalışması, seri halindeki beş adet kadın portresi idi...
küa'yı oldukça çelimsiz buluyordum. etinin gergin bir utangaçlığı vardı. kemiklerinin mahremiyetini eleverdiğindendi bu. güneşli havaları sevmezdi küa. bir tülün ardındaymışçasına görünmenin utancından, telkari inceliğinin ortalığa dökülmesinden.
Mendilleri hayatlarından bezdirme operasyonunda üçüncü gün... ben yoruldum ama onlar "bana mısın" demiyolar. en çok da "Selpak Mentollü" olan direndi. Çok büy
Aşk karşılık bulmak el ele tutuşmak ya da birbirine ne kadar çok sevdiğini söylemek değilmiş
Bir bakışmış aşk… Anlayışmış okuduğun kitapta kendini ve onu bulmakmış
Kendimi müziğin akışına bıraktım.
Durmaksızın koşan Ali, çiçekçiden aldığı mor menekşelerle eve doğru telaşla ilerliyor. Ankara'dayken komşusundan aldığı gizemli mesaj ve eşine ulaşamaması içini kemirir. Uzaklaşan ambulans sireni, hamile eşi için duyduğu endişeyi daha da artırır. Gerilim dolu bu koşuşturma, Ali'nin bilinmeze doğru adım adım yaklaştığı duygusal bir yolculuğu anlatıyor.
Baş harfleri Ö ölüm,Kkin,Llanet,Mmutsuzluk isimlerinin başları bunlar olmamalıydı sonları diğerleri gibi olacak.................
Zekere emmiyi öyle iki üç olayada anlattığım gibi gözünüzün önünde canlandırıp, hep eşşekten düşen, sonra dayak atan tiran, zorba biri olarak canlandırmayın ha. O mülayim bir adamdı ve arkasında bir sürü anlatılacak şeyi bıraktı gitti.
Ufak tefek, belki 1,65 boylarında, kara yağız bir köy ihtiyarıydı...
Faruk Duman