Bir Bakmışız
bir mevsimdi sonbahar sevmemiş olana . seven bilirdi bir sonbaharın tadını çatırdayan sarı yapraklarla bir onlar ağlar ben gibi
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
bir mevsimdi sonbahar sevmemiş olana . seven bilirdi bir sonbaharın tadını çatırdayan sarı yapraklarla bir onlar ağlar ben gibi
Acının çığlıklarını her yerden duyabilirsiniz. Gerçeklere karşı hayallerle savaşmanın çığlıkları, ya da hiç savaşamamanın... Sorun gerçeklik sorunu, gerçeği bulma sorunu...

elalemin dedikodularından kaçıp sığındığı bu odaları, çivi izleriyle dolu duvarlarını,
çarpık kapaklı mutfak dolaplarını,
eşikteki kırık mermeri,
şu anlamsız uzun koridoru bile çok seviyor.
Leyla'nin Yaşaminda Bi̇r Arkadaş Gi̇bi̇ Gördüğü Mor Koyunun Ve Babasi Reşat Ağanin Öyküsü Konu Edi̇lmektedi̇r.
An-mavi olaydı.
An-eflatun olaydı.
An-kara olmayaydı.
Birkaç saatlik bölük pörçük uykuyla erkenden uyandım. Penceremi açtığımda farklı bir hava odamdaydı. Günlerden Cumartesiydi İşe de öğleden sonra üçte başlayacağıma sevindim. Yüzümü bile yıkamadan ev ahalisini uyandırmadan mutfağa yine fare kıvraklığında sessizce girdim. Karşı pencere yine aralıktı Gözüm dakikalarca orada belirecek küçük bir hareketi bekledi... Hareket olmayınca
“ ...Bir ülkenin çok zengin kralı varmış. Bu kral dört eşliymiş. Kral ilk eşini hiç sevmediği gibi, ona çok kötü davranır ve üzermiş. Hatta yüzünü bile görmediği de olurmuş..."
Dışarıdan bakıldığında abartılı bir soğuktan gizlenmişliğin yünlü ev sahipliğinde kuşanılmış kıyafetleri ,sarı deriden eski moda botları ,turuncu yüzlü her baktığında içinden dallar fışkıracakmış gibi duran kısık yeşil gözlü adam;yanındakine ağzı açık gümüş rengi kirişleri sarı pas atmış tütün tabakasını işaret edip:
Peşine takılıp gidemediğim umutlarımın arkasından öylece bakıyorum. Ağlayasım yok çünkü artık göz yaşlarım kurudu. Son birkaç damlayı cenazeme saklıyorum. Sen biliyor musun ölüler bile ağlarmış ölüme. Ne acı ki bir düşün.
Gazetedeki ölüm haberlerine bakarken fark ettim. Senden önce boğazlananların, kesilenlerin veya ezilenlerin sonunun hazırlanışının hemn hemen aynı oluşunu.Pusu, elde ediş ve son.Ölüm hep vardı ne kadar kanlı o kadar....