Harfler - 2
Anneleri küçük yaşta vefat etmiştir onunda bir kızkardeşi vardı bununda çocukları lery ve michle onlar daha lise öğrencileri oldukça haylaz ama zeki...
"Yeni yıl kararları mı? Ben daha geçen yılın kahvesini bitiremedim." - Franz Kafka"
"Yeni yıl kararları mı? Ben daha geçen yılın kahvesini bitiremedim." - Franz Kafka"
Anneleri küçük yaşta vefat etmiştir onunda bir kızkardeşi vardı bununda çocukları lery ve michle onlar daha lise öğrencileri oldukça haylaz ama zeki...
...Bir an için odayı sessizlik kapladı.Oda zaten yeterince sessizdi.Pencereler yalıtılmıştı.Kapı bile ses geçirmeyecek şekilde tasarlanmıştı.
Doktorun,her hastasında olan “Acaba bu odada konuştuklarım bu odadan dışarıya çıkar mı?” sorusunun Handan'ın kafasını meşgul ettiğini anlaması uzun sürmedi.
-Lütfen rahat olunuz.Burası sadece bize acı veren hayatla değil,aynı

Orhan Pamuk
An-mavi olaydı.
An-eflatun olaydı.
An-kara olmayaydı.
...Bir an için odayı sessizlik kapladı.Oda zaten yeterince sessizdi.Pencereler yalıtılmıştı.Kapı bile ses geçirmeyecek şekilde tasarlanmıştı.
Doktorun,her hastasında olan “Acaba bu odada konuştuklarım bu odadan dışarıya çıkar mı?” sorusunun Handan'ın kafasını meşgul ettiğini anlaması uzun sürmedi.
-Lütfen rahat olunuz.Burası sadece bize acı veren hayatla değil,aynı
Bu yazıyı yazdıgımda hep şunu sormuştum kendime... bu yaşamın kıymetini bilemeyecek kadar zavallıyız. ister şehirli,ister modern. önemli olan sadece saglık aslında...
Birşeyler kaçırmış olmalıyım. Ne insanları, ne de ilişkileri anlamaya mecaalim yetmez olmuş. Ben bütün altmışikilerden tavşan olur sanırdım, meğer timsah yapanlar da varmış. En iyisi ben gidip seksenbeşten dinozor olayım...
Bu öykü benim yazdığım ilk öyküdür. Plansız yazmıştım ve sonlanacağını dahi bilmeden bölüm bölüm frpnet.net adlı siteye göndermiştim. Bu da, öyküyü sonlandırmam için üzerimde büyük bir baskı yaratmıştı.
"uzaktan, çok uzaktan taneler geliyor
gökyüzünden irili ufaklı..
avucumu açıyorum..
her tanenin erirken içimi serinletmesini istiyorum..
pamuk gibi.. erimiyor bir türlü.. erimesi için dua ediyorum.. serinlemek istiyorum.."
Kar yağar da küçük torun durur muydu? Elini yüzünü bile doğru dürüst yıkamadan, elinde bir ekmek somunu, tiril tiril giysilerle dışarı çıkmaya hazırlanıyordu. Annesinin sevimli öfkesiyle üzerine kalın bir kazak giydi. Daha iyi kaysın diye lastik ayakkabılarını ayaklarına geçirdi. Beline kadar yağan kara aldırmadan bata çıka, konak bahçesinin
16'cı yüzyılda Boston kasabasında Angeleno erikleri yetiştirilirdi ağaçları oldukça kuvvetli gelişir yarı yayvan taç oluşturur meyveleri iri yuvarlak ve tatlıydı
Boston yakınlarındaki Quincy kasbasına satılırdı ordaki halk bu erikleri reçel yapıyordular çoğunlukla......
Mert Başaran