İşe Yaramayan Torpil
Buna daha çok kızdı:
-Adamın ne dediği anlaşılmıyor! Biz de kimden yardım istiyoruz.
"Türkiye'de bir yazar için en büyük tehlike, kimsenin okumadığı bir kitabın çok sayıda ödül almasıdır." - Aziz Nesin"
"Türkiye'de bir yazar için en büyük tehlike, kimsenin okumadığı bir kitabın çok sayıda ödül almasıdır." - Aziz Nesin"
Buna daha çok kızdı:
-Adamın ne dediği anlaşılmıyor! Biz de kimden yardım istiyoruz.
Off diyorum, teknolojiden doksandan bir gol daha yedim . Yediğim gola mı yanayım ,üşüyen Ankara’ya mı….
Lan dur şüpheli şahıs. Kimsin, necisin nereden geldin, nereye gidiyorsun. Çıkar lan kimliğiniNe iş yapıyorsun hemşerim. Antepten niye geldin İstanbula. Gardiyan mısın? Demek ablanı ziyarete geldin. Al lan kimliğini. Bak oğlum bura Antepe hiç benzemez. Burası İstanbul oğlum. Fazla kalma buralarda başın belaya girer. Adamı yerler, bitirirler oğlum.
Kerem Eksen
Bazen, bir Nedim gazelinde tebessüm edersin. An gelir Itri’nin tellerinde nağme nağme inlersin. Güzellik seni ihtiva ettiği için mesrur, özetisin sümbülün,lâlenin…/ O yüzden güller lâl,,,,,
domino oynayan hayallere vanilyalı votka karışımı süt içirip bayılttım.kahvenin heryerine işedim.süresiz kapatılmasına neden oldum zannediyordum.oysa süresiz kapatılma nedeninin merihli hamamböcekleri olduğunu söylediler.
Aziziye camiinde bir sela veriliyor. Aklıma ölümüm geliyor. Ölüm sensizlikten daha sıcak geliyor.
İsmet abi düşünceme göre sanırım evrimin en büyük kötülüğü bir erkeğin çiftleşme arzusu ile bir kadına ve ondan üretilen çocuklara bakma zorunluluğu olmuştur. Bu yüzden yine sabahın köründe yola koyulmuştum. Bu yüzden yine o taksi durağına gitmiştim. İşte bu yüzden o taksinin şoför koltuğuna oturmuştum. Şehrin insanlarını taşımak
..... Dönüşte şoförün gözlerine takıldı gözleri çok uykulu bakıyordu soför. "Herhalde buradan itibaren yedek şoför aracı kullanacaktır" diye geçirdi içinden.
Mola yerinde bir anons duyuldu “Ankara’dan 22’de hareket eden Bodrum otobüsü yolcuları mola süreniz bitmiştir, otobüsünüzdeki yerlerinizi almanız rica olunur.”
Bugünkü Türkiye de nereden, nereye gelindiğini, gösteren, özellikle genç neslin ders almalarını
istediğimiz bir anı. Saygılar.
Sarımsaklı yaşantım, kundura tamircisi Paraşko’nun karısı sayesinde hovardalık açısından hızlı başlamıştı.
Afrikanın uçsuz bucaksız savanlarında yaşayan bir papağan vardı. Bu papağanın adı Sarptı. Sarp hangi ağacın altındaki gölgelikte serinleyen hayvan grubu varsa oraya gider, konuşmaları dinlerdi. Kim ne demiş, kim ne söylemiş, kimin ne derdi varmış, hepsini bilirdi. Papağan Sarp öğrendiklerini sağda solda anlatmaz, olayların hesaplaşmasını kendi iç dünyasında
Yaşanırken farkına varmadığımız güzellikler gelip geçiyor. Anıda yaşanan yer Başkent'in merkezinde,
Ulus Meydanında, Atatürk Heykeline çok yakın bir
yerdi. Saygılar.
Mert Başaran