..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşamım boyunca, ondan birşey öğrenemeyeceğim kadar cahil bir adamla karşılaşmadım. -Galilei
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Felsefe
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Cesur Yalnızlıklar
Fatma Erdogan
Şiir > Bireysel

Bu aralar Kuleden denize düşen Bir boşluk doluyor içime Ne ağlayınca Ne de sarılınca geçen Süzülüyorum yaprak yaprak Gözlerimi kapatsam Donarak ölecek gibi üşüyorum Belki bir gün diyorum içimden Çıkacak bir ışık Bir şiir Bir hikaye Ya da cesurca yaşanmış bir yalnızlık...

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe
561 
 Alan Etkisi ve Totemi Oluş 3  (Bayram Kaya)

Totemi mana içinde doğuranların değil; grubun ortak sahipliği olan zekâ ve amaçlılıktı. Yalıtım içindeki totem alan zekânın yanına amacı koymakla her şeyi grubu için yapmıştı. Amaç totem alanın görünmez imgeli, ruhu olmuştu.
562 
 Denge ve Dengesizlik Süreçleri 10  (Bayram Kaya)

Her bir grup, karşı grup için ürettiği emek üretim güçlerini kült merkezi depolarına bırakıyorlardı. Süreç ayni üretim olukla (MALA karşı MAL karşılığında üretim olukla) eyleme döküldü. Eyleme dökülen bu tutum ve görülen; akıl edilen; yararlanılan bağıntı olmakla grupların birbirine karşı sorumluluk yüküm eşmesi olmakla sözleşme edilen ahitti. Bu emek gücünü sunanlar da gruplardı (sektörlerdi).
563 
 Tarih ve Hikâye 1  (Bayram Kaya)

Ön ittifaklarını sürdüren hayli gelişmiş yapılar içinde kişisi sahiplik bilincini içinde taşıyan Ubartutu, Nuh gibi simge isimler vardı. İçte tutulan düşünce, içte belli bir uygulanabilirlik düzeyine kadar olgunlaştırıldı. Aslında bu düşünce akıp gelen tarihi nesnelliğe karşı münafıkça olan bir düşünceydi.
564 
 İttifaklardan Ne Anlamalıyız 4  (Bayram Kaya)

Kişiler kolektif üretim hareketi içinde gördükleri bu tür kolektif üretim gücü nedeniyle, kişi sahipli bir üretim gücünü kurguluyordular. Böylece kişi sahipli kurgu anlayışına sarılan kişiler, ortamın egemeni olacak monarşin bir kişi anlayışını ön plana aldılar. İkinci ittifaklar monarşin ittifaklardı.
565 
 Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 7  (Bayram Kaya)

El manalı inşa sistemi içinde toplum kolektif olarak üretimini yapar. Kolektif olarak üreten toplum bu kes de üreten yetenek ve ihtiyacına göre pay alamaz. Üretenlerin üreten yetenek ve ihtiyacına göre pay alamamasıyla sistem El manalı anlayış içine sıçrar. Çalışanların payı, ölmeyip te yarın yeniden çalışacak durumda olabilmenin en az beslenmesi içinde olur. Bu nedenle kölenin payı zorunlu bir en az sahiplik koşulu içinde aldığı rızk, boğaz tokluğu veya yarı aç yarı tok durumdur.
566 
 Nasıl Yaşar Nasıl Ölürüz 24  (Bayram Kaya)

Bir uyarı sinyali geldiğinde denge durumu ters polarmalı duruma dönüşür. Yani bu kes dış zar gerilimi – polarmalı, iç zar gerilimi de + polarmalı olur. İlk durum + – yönlü polarite iken gönderilen sinyal impulusu ile zar gerilimi - + yönlü potansiyele dönüşür.
567 
 Sahiplik 2  (Bayram Kaya)

Var oluş kendisinin beliren bir durumu karşısında, var olup ta beliremeyen birçok oyuk alanları üzerinde de yine kendi zıddıyla birlikte, bir ve çok oluşla bir arada belirişti. Bu bir asalağın oluşmasındaki “oyuk alan etkisiydi” de. Ve eylemler karşılık oyuk alan etkisiyle (zıddıyla) var oluştu. Yani var oluş çoklu “alan etkili” bir belirme durumuyla bir ve bir çoktu. Kolektifi ilik üreten bağ enerjisiyle TEKİL, paylaşan enerji ile ÇOĞULDUR.
568 
 Sahiplik 14  (Bayram Kaya)

GDO'lu sahipliğin ikinci tür köleli sahipler anlaşmasını vermenin nizasını veren çekişmeler içinde yeni gemiye binmekle tufanda kurtulacak olup, kurtuluşlu olacaklar kimlerdi? Hiç kuşkunuz olmasın ki Mustafa Kemal, Saddam ve Kaddafi olmayacaktı. Irak, Libya, Afganistan, Pakistan gibi ülkelerde demokratik yollardan iktidara gelip te işbirlikçi olmakla görevli olanlar, kurtulacak kişilerdi.
569 
 Denge ve Dengesizlik Süreçleri 19  (Bayram Kaya)

Mars’a siz gitmiyordunuz. Mars’a siz gitmeyecektiniz. Toplumunuz üzerinde türünüz Mars’a gidecekti. Kolektif olan türsel oluşu da içerir. Oysa kişisel olan kişisel olanı; yalnız kendisini içerir ile ben derdi. Siz kişisi çıkar oluş üzerinde kolektifi yok sayarak; kolektif bağıntılı sinerji ile ürettirip ama bu sinerjiyi yok sayarak (ortaklar tanımayışla) ortaklık eylemli sonuç üzerinde kâr diye ticaret diye kazanç diye ali cengiz oyunları oynuyordunuz.
570 
 Müruru Zaman 13  (Bayram Kaya)

Efendiye taat ve itaatte bulunmayan işkenceyi, aç bırakılmayı, öldürülmeyi hak eder mi etmez mi? Tartışılıyordu. Yani efendilik ve kölelik hazmedilmiş. Bunda bir sakınca duyulmuyordu! Kölenin efendiye saygısızlığı taat, itaat, ibadet, kurbiyet üzerinde ince nakış gibi çalışılarak yasa, yol, şeriat, düzenlemesi yapılıyordu.
571 
 Somut Şeyler Soyut Oluyordu 5  (Bayram Kaya)

Bu nedenle köleci dönem içindeki iman, totem dönemi aşıp totem dönemi ıslah eden ittifakın imanı olmaktan çoktan çıkmıştı. Daha çok sınıfsal çıkarla yansıma ve yansıtmaları da iman üzerine bindiren sınıfsal zümreler; bu iman çıkarları içindeki köleleri de sosyo toplum çıkarına arkaikti özlem olan ortaklaşmanın kolektif süreçli imgelerine ereksetişin köleci imanıyla yeni bir iman olmanın kulvarına girmiştiler.
572 
 Anlamak Gerek 7  (Bayram Kaya)

Türümüz bu türden yeme içme savunma gibi doğal bir temel referans içinde olmanın eğimi ile beslenme, savunma, cinsellik gibi yaklaşımları, totem yapılar içinde yalıtmıştı. Yalıtımı yapılan ortak konular, kolektif çevrimli dolaşım üzerinde herkes için ortak bir sağlattırma, oldu. Kolektif oluşun kişi ve kişiler üzerine olan ÖZNEL baskı ve basıncı vardı. Bu öznel baskı ve basınç grup algısıydı. Grup kişinin çevresindeydi. Onu gözetenlerdi. Onu savunup beleyenlerdi. Süt emdirenlerdi. Öznellik grup algısını oluşan kolektif lige ve grup algısını veren herhangi birilerine karşı duyulan vefa, minnet, sadakat duygusuydu. Bunlar kolektif oluşun ortaya koyduğu öznel oluşlardı.
573 
 Uygarlık ve İnsan 9  (Bayram Kaya)

Sanayi toplumu içinde, yalnız biçimsel olarak köleliğe karşı olunuyordu. Köleliğe karşı oluş köleleri feodal ya da derebeyleri dediğimiz sürecin toprak köleliğinden kurtarıyordu. Ancak toprak köleleri bu kez de parça başına ücret gibi ucuz işçiliklerle sanayinin kölesi yapılıyordu.
574 
 Sosyo Toplumsa Çekimin Merkezinde Ne Var?  (Bayram Kaya)

İlk kez sosyo toplumu birbirinden akedemik bir kategorize edişin ayırışıyla, yeniden bağıntılayan ve kesikli süreklilerin özel bağıtısı olması mantığıyla bakan çalışmalarımdan bir yenisini de aynı duyarlılıkla heyecan verici bulunacağından eminim.
575 
 Anlamak Gerek 4  (Bayram Kaya)

Özgecil bir davranışlar da kişimizi; kişimizin kendisini, kendi grubu için feda oluşa götürüyordu. Çünkü kişiler burada sen yoksan veya grup yoksa ben de yokum türünden algıları ortaya koyuyordu. Kendisini feda etme tutumlu sonuç, özgecil oluş nedenleydi. Ağ ilişkisi içinde özgecil oluş, fedakâr olmaya, fedakâr olmanın bir sosyal duyuşu da köleci sistem içinde ana olmanın baskı ve basıncına neden olmuştu. Bu baskı ve basıncı oluşan köleci etkili güzel sözlerden birisi de “ananın bastığı yavru ölmez” denişle olan söylemdi. Hâlbuki ki özgecil olucu fedakârlık, kolektif davranmanın sonucunda edinilen paydaşlı bir bilgi olmanın sonucuydu.
576 
 İletişim  (volkan ocak)

İletişim Varlığını Hissettirmektir.
577 
 Teslimiyet 10  (Bayram Kaya)

yi de enflasyon oranı neydi? Bunu kim belirliyordu? enflasyon neyin nesiydi? enflasyon nerede çıkmıştı? Neye göre enflasyondu? İlk inşanın ve üreten hareketin içinde enflasyon mu vardı. Enflasyon kadar faiz caizdir derken bilinç altına enflasyon gibi bir sömürü aracını meşru edilmiyorr muydu? Enflasyonu ekonominin olmazsa olmaz bir vaz geçilmezi kılmanın mesajı, bilinç altına gönderilmiyor muydu?
578 
 Tesliimiyet 13  (Bayram Kaya)

Evvel emir olan, hafıza olan; üreten, savunan, mal mülk araç gereç sahipliği olan bir ORTAKLIKTI-Paydaşlıktı. İşte El hem bu ortak hafıza yerine oturmak istiyor hemde mülkü dilediği kişiye vermek için tekil iirade sahibi olmak için ortaklar tanımıyordu.
579 
 Anlamak Gerek 47  (Bayram Kaya)

Binlerce yıl kolektif yapının iyi analık, iyi babalık, hayırlı evlat gibi anlayışı ve algısı yoktu. Yine dul, yetim, öksüz kalan kişileri, yoktu. Miras kavgası nedenle, ana babanın evladı; evladın ana babayı öldürmesi yoktu. Bana harçlık vermedi diye torunun ebeveyni öldürmesi yoktu. Ve bile bunlara dek psikolojik takıntılar ve ruh çökkünlükleri yoktu.
580 
 Uygarlık ve İnsan 7  (Bayram Kaya)

Üretim hareketi merkezli giriştirmeler çevrimi içinde biyo kültürel teması ve biyo kültürel temasın çatışma sentezini ortaya koydu. Yeni oluşan girişme ve çatışmanın “ÜRETEN İLİŞKİLER tabanlı biyo kültürel temaslı SENTEZİN” aşılması olan “rastlantı UYGARLIKTI”.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Yaratıcılık 6
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Yaratıcılık 5
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Yaratıcılık 4
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Yaratıcılık 3
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Yaratıcılık 2
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe
Yaratıcılık 1
Bayram Kaya
Bilimsel > Felsefe

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.