Güzel de Laf Mı...
Bugün dağlardan geçtim. Yeşile hem de yeşilin en koyusuna boyanmış dağların arasındaki dağ yollarından…
"Her kitap, onu okuyana yeniden doğar. — Alberto Manguel"
"Her kitap, onu okuyana yeniden doğar. — Alberto Manguel"
Bugün dağlardan geçtim. Yeşile hem de yeşilin en koyusuna boyanmış dağların arasındaki dağ yollarından…
öyledim arkadaşlara ama dinletemedim. “Laf atıp kudurmayın şu deliyi,” dedim. Dinleyen kim? Ölünün arkasından kötü konuşulmaz. En fazla bir helâlık ister sizden. Atlas kumaş, gümüş çanak, kuşsütü değil. Çok serveti varsa ne olacak? Kefenin cebi yok ya. Fesat bu Taksici Süleyman… Hem de kıskanç. Adamcağız çalışmış kazanmış. Dünya
Ben ders vermeye kalkınca dersi ben aldım. Benim gibi hayat dersi vermek isteyen bir öğretmene de ders vermişler geçen hafta.
bizler neden boş geçmemesi gereken her anı kıymetli olan zamanımızı boş manasız işler yaparak geçiriyoruz?
Akşam bana geldi Kassandra. Keramik kupalarımızda kırmızı, sıcak şaraplarımızı yudumlarken anlattı bunları. “Topla kafanı yaz, belki duyurursun” dedi. Yazdım.
“Kayıp duraklar” başlığa bakıp da matraklık yaptığımı sanmayınız.
Acı bir haber ama gerçek…
Olay Malatya’mızda meydana gelmiştir.
İlimiz Malatya’nın Battalgazi, Hanımınçiftliği, Hasırcı ve Orduzu Belediyelerin durakları –maalesef- birkaç gündür kayıp…
Bugün Bosna-Hersek maçına çıkıyoruz.
Mutlu sona doğru son maç,son adım,son doksan
dakika.
Kuzey Irak'ta yaşananlara şaşıranlara şaşırıyorum. Bu hikaye daha önce BOP adıyla yayınlanmıştı. Şimdi yapılan beyaz perdeye aktarılması...
Kedinin miyavlaması, köpeğin havlaması, öküzün böğürmesi, çakalın uluması bize ne denli olağan geliyorsa, eşeğin anırması da o denli olağandır. Olağan olmayan, kişinin ileri sürdüğü bir tez ve ya gerçekleşmesini öngördüğü olasılıkların beklediği gibi gerçekleşmemesi durumunda edebileceği yüzlerce yemin ve üstlenebileceği vebal olduğu halde, ‘ Taksim’ de anırma’ ya
bildiğimizi sandığımız kainatta, en bilge şey, karadelik oluyor bu durumda. acaba farkında mı?
Karşılıklı susuyorduk…. Bekliyor ve susuyorduk… Öyle susuyorduk ki çöllerde kaktüsler bile susuyordu. Öyle duruyorduk ki dünya dönmeyi bırakıyordu, duruyordu….Felekler yedi katın yedisinde de duruyordu
Bir ülke gelişip serpilmeye durdu mu o ülkenin düşmanlarını sara nöbetleri alır.Geceleri gözlerine uyku girmez.Planlar kurar dururlar.
Mehmet, hiç küsmezdi. Çünkü kalbi hep iyilik ile doluydu Okulda bir gün küçük bir kavgamız oldu. Küstüm ben ona. O ise gelmiş arkamdan beni kucaklayarak Valla sen bana küssen de ben sana küsmem. Ben senden asla vazgeçmem. Seni gardaş bildim. Kovsan da yine gitmem demişti. Ben de biraz
Her şeyi görmezlikten gelebilirim ama söz konusu sağlık olunca asla…
Söze, eveleyip gevelemeden girelim.
Bazı doktorlar hastasının sıhhati için çalışırken bazı doktorlar da sırf para kazanmak için çalışıyorlar.
Sonbaharın gidişi ile kışa başlangıç arasındasınız.Yaşamınızı etkileyecek günler. Giyeceğinizden tutun da.. Bir de bakıyorsunuz aranıza üçüncü bir mevsim giriyor. Pastırma Yazı. Şaşıp kalıyorsunuz.