Önyargılarınız Ayağınıza Pıranga Olmasın
bizler, hayatımızın dengelerini değiştiren önyargılarımızın kırılmasına neden müsade etmiyoruz?
bizler, hayatımızın dengelerini değiştiren önyargılarımızın kırılmasına neden müsade etmiyoruz?
hata; insanoğlunun doğasında yer alan, bir daha aynısını tekrarlamamak için ders çıkarması lazım gelen bir kavramdır.
Ben çok güzel bir kadınla aşkı yaşadım ama yetmedi İstediğim gibi yaşadım, sonu ise istediğim gibi gelmedi Mantıklı tercih yaptım sandım, o da olmadı Bu yüzden Benden daha iyi kararlar verin Bu yüzden akıl vermek haddime değil
şiir; yaşamımızda yer bulan güzellikler ve manasız boşluklar üzerine yazılan, duygularımıza tercuman olarak seçtiğimiz dizelerin meydana getirdiği bir anlatım biçimidir.
Bayadır kadın-erkek ilişkilerinin ekonomik boyutuna yönelik yazı yazmak istiyordum. Ancak konu çok hassas ve derin olduğu için elim bir türlü klavyeye varmadı. Fakat geçen hafta bir arkadaşımla bir alışveriş merkezine gittik ve oradaki mağazaları dolaştık. Hele bir tanesinin içerisindeki çeşit bolluğu ve ürünlerin ilk bakıştaki çekiciliğini görünce, son
Behçet Necatigil (Mehmet Behçet Gönül)den ilhamla söyleyeyim bazı aşklar nasıl bazı yaşları beklerse kimi dizeler de anlaşılmak için bazı zamanları bekler imiş
Kendi yolunu çizmeye cesaretin yoksa da sessizce izle Acaba kime? Ne fark eder?
Gelelim diğer filozoflara, Konfiçyüs ''İnsan öğrenen hayvandır.'' demiş. İnsan dışında ki hayvanlarda bazı bilgileri öğrenebiliyorlar, tabi ki onların öğrendikleri sınırlı... Thales'de ''İnsan araştıran hayvandır.'' demiş. Araştır araştır bitmiyor ulaşılan bilgiler, kıyamete kadarda bitmeyecek bu gidişle... Ne meraklı bu insanoğlu... Sokrates dostumuz da ''İnsan sorgulayan hayvandır.'' demiş. Sorgu odalarımız
Yaşlı bir ebeveynin çocuklarına yazdığı içten ve duygusal bir mektup. Yalnızlık, yaşlılık ve kuşak çatışması temalarını işlerken, anne kaybının acısını ve çocuklarıyla olan iletişim zorluklarını samimi bir dille aktarıyor. Yaşlanmanın kaçınılmazlığı ve hayatın belirsizliği üzerine düşündürücü bir metin.
Yetinmek, yani azına kanaat etmek alışkanlıklarına bağlı insanların tembellik etmeye makul sebebidir. Yetinmek, seçeneksiz kalmayı gönüllü kabul etmektir.
Bildiğiniz her şey bilmediklerinizin esiridir. Böyle söylersem çok açıklayıcı olmayacak herhalde.
Birbirimizi seviyoruz evet. Kalplerimiz birbirimiz için çarpıyor buna da evet; ama birbirimizi gönülden sevmiyoruz. İşte bu yüzden birbirlerini sevenler hep başkalarına gönül veriyor. Neden mi? Çünkü birbirini gönülden seven yok. Birbirine gönülden bağlı olan yok. Her şeyi kalbimize yüklüyoruz. Oysa gönlün başardığını kalp başaramaz.
Artık zamanı gelmiştir. Bir mektup yazmalıyım sana. Ne zamandır aklımda. İlla hemen yazmalıyım çünkü ertelersem öylece kalır. Beyaz kâğıda, zarflı marflı. Yazıp telefonuna gönderdiğim cümleler eninde sonunda uçup gidiyorlar. Ya hafıza kartın kayboluyor veya telefonun bozulunca tamircide siliniyor. En iyisi gerçek bir mektup yazayım sana. Beyaz kâğıdın kenarına