Gönül Bahçeniz Şiirlerle Sulansın
şiir; yaşamımızda yer bulan güzellikler ve manasız boşluklar üzerine yazılan, duygularımıza tercuman olarak seçtiğimiz dizelerin meydana getirdiği bir anlatım biçimidir.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
şiir; yaşamımızda yer bulan güzellikler ve manasız boşluklar üzerine yazılan, duygularımıza tercuman olarak seçtiğimiz dizelerin meydana getirdiği bir anlatım biçimidir.
kalem, insanoğlunun duygularını kağıda dökmesinde toplumla buluşturmasında rol alan en önemli araçtır.
üslup, insanların yazı yazarken bir toplum içerisinde konuşurken birbirlerine ya da karşılarına geçmiş oldukları bir topluluğa karşı kullandıkları anlatım biçimidir.
Sen hep yağmurda sırılsıklam ıslanmak istedin, yağmur damlalarını tek tek hissetmek için her şeyi göze aldın; ben ise yağmur yağacağını ön görüp şemsiyemle seni yağmurdan korumak.
Bayadır kadın-erkek ilişkilerinin ekonomik boyutuna yönelik yazı yazmak istiyordum. Ancak konu çok hassas ve derin olduğu için elim bir türlü klavyeye varmadı. Fakat geçen hafta bir arkadaşımla bir alışveriş merkezine gittik ve oradaki mağazaları dolaştık. Hele bir tanesinin içerisindeki çeşit bolluğu ve ürünlerin ilk bakıştaki çekiciliğini görünce, son
Hayatımda zerre kadar hissetmediğim duygulardan biridir. Daha çok hisleriyle hareket eden insanlarda bu çekememe duygusu oluyor. Niye? Aşamadıkları bazı durumlar var çünkü
Behçet Necatigil (Mehmet Behçet Gönül)den ilhamla söyleyeyim bazı aşklar nasıl bazı yaşları beklerse kimi dizeler de anlaşılmak için bazı zamanları bekler imiş
Gelelim diğer filozoflara, Konfiçyüs ''İnsan öğrenen hayvandır.'' demiş. İnsan dışında ki hayvanlarda bazı bilgileri öğrenebiliyorlar, tabi ki onların öğrendikleri sınırlı... Thales'de ''İnsan araştıran hayvandır.'' demiş. Araştır araştır bitmiyor ulaşılan bilgiler, kıyamete kadarda bitmeyecek bu gidişle... Ne meraklı bu insanoğlu... Sokrates dostumuz da ''İnsan sorgulayan hayvandır.'' demiş. Sorgu odalarımız
Bildiğiniz her şey bilmediklerinizin esiridir. Böyle söylersem çok açıklayıcı olmayacak herhalde.
Artık zamanı gelmiştir. Bir mektup yazmalıyım sana. Ne zamandır aklımda. İlla hemen yazmalıyım çünkü ertelersem öylece kalır. Beyaz kâğıda, zarflı marflı. Yazıp telefonuna gönderdiğim cümleler eninde sonunda uçup gidiyorlar. Ya hafıza kartın kayboluyor veya telefonun bozulunca tamircide siliniyor. En iyisi gerçek bir mektup yazayım sana. Beyaz kâğıdın kenarına
Samimiyetsiz sevgilerin, ilişkilerin ve aşkların bitmesinin gerektiğine vurgu yapan bir anlatı.
Sessiz gelen aşk, yumurtlayan tavuk gibi ortalığı ayağa kaldırır. Aşk zayıf karakterde kendi havasını atmasını sever. Alay eder. Uykusuz bırakır. Gündüzü ve geceyi alt üst eder. Aşkı heyecan dalgasıyla kişinin dünyaya bakışını ve yaşam biçimini parçalar. Atom etkisi yapar.
Aşk hiçbir zaman geldiği gibi durmaz. Zamanla
Birbirimizi seviyoruz evet. Kalplerimiz birbirimiz için çarpıyor buna da evet; ama birbirimizi gönülden sevmiyoruz. İşte bu yüzden birbirlerini sevenler hep başkalarına gönül veriyor. Neden mi? Çünkü birbirini gönülden seven yok. Birbirine gönülden bağlı olan yok. Her şeyi kalbimize yüklüyoruz. Oysa gönlün başardığını kalp başaramaz.
Doğan Cüceloğlu