Emanete Hıyanet Etmeyin
gelenek, görenek bir toplumun yıllar hatta asırlar öncesinden kalan örf ve adetlerini içermektedir.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
gelenek, görenek bir toplumun yıllar hatta asırlar öncesinden kalan örf ve adetlerini içermektedir.
Ne kadar anı, ne kadar ayrıntı varsa büyüyor, hayali başka bir şey yaratıyor sanki. İçimde kendisiyle başbaşa kalmış tuhaf tuhaf karakterler.. Ya da kentin tamamı ruh sağlığı hastanesi, boyutlarını ancak deli edenlerin bildiği
Çok komik fıkralar
Yüzyıl önceki insanlardan hiç biri şimdi yaşamıyor. Oysa yaşadıkları dönemlerde belki de bulundukları şehirlere, yörelere, beldelere bilgi, kültür ve kişilikleri ile ne güzellikler katmışlardı. Bir Mevlana'nın ve Nasrettin Hocanın Konya'ya Akşehir'e kattıkları... Bir Eyüp Sultan'ın İstanbul'a kattıkları, Bir Emir Sultan'ın Bursa İlimize kattıkları... Bunlar parayla pulla ölçülecek şeyler
Büyümeyi önlemek mümkün değil ve büyüyen yalnızlıklarımızı
Büyüdükçe yalnızlaşıyor insan.
Aslında kendine dönüyor, aynaya bakmaksızın kendini görmeye çalışıyor kendi içinde.
Kendisini aramaya ve bulmaya yöneliyor.
Yoğun bir arayış bu.
şiddet, iradesi zayıf insanların fırtınaya yakalanmış gemi misali demir attığı en yakın limandır.
Herkes kendine göre çizer, boyar, yazar ve yaşar hayatı.
Pişmiş aşa illaki su katacaksanız, o pişmiş aşa sevgi ile yaklaşmanız lazım. Zaten bilirim ki pişirirken sevginizi de katmışsınızdır... Ama sadece sevgi de karın doyurmuyor tabi ki... Suyu çok yukarıdan dökerseniz etrafa sıçrayabilir, buna dikkat edin. Çok alçaktan da dökerseniz eliniz filan yanar, ortalama bir mesafeden dökmek lazım...
Oysa bakılan şeyi kavrayabilmek, anlayabilmek, sindirip olgunlaştırmak için; eskilerin tabiriyle onda tefani olmak gerekir. Yani, onda erimek, onunla bütünleşmek onda yok olana dek var olmak
35lik rakı tadında yıllandığım şu yıl dönümümde, rahatlıkla diyebilirim ki; bakma, güzel yaşadım Sessizce planladım. Göstere göstere hamle yaptım. Beklenmedik bir şekilde davrandım Bu yüzden de ince bir iğne gibi battıkça batıyorum. Kanatıyorum. Çok şükür ki hala kırılamıyorum.