Parmaklıklar Ardında Müebbete Mahkum İnşirahlarım...
içimdeki acıya lal tüm lisanlar… ki prangalar öldürmüş kalemimin reflekslerini. Düşe kalka yürüyen, dizkapakları paramparça bir çocuk izleri bırakıyor kağıtta…
"Kitaplar, sessizliğin çocukları ve belleğin anneleridir. — Umberto Eco"
"Kitaplar, sessizliğin çocukları ve belleğin anneleridir. — Umberto Eco"
içimdeki acıya lal tüm lisanlar… ki prangalar öldürmüş kalemimin reflekslerini. Düşe kalka yürüyen, dizkapakları paramparça bir çocuk izleri bırakıyor kağıtta…
ak’ı karalara boğmadan; kuzuyu kurda yem etmeden çıkalım yola. Yola çıkmamak için iyi bir nedeniniz yoksa, çıkmak için çok iyi bir nedeniniz var demektir. Hadi gün başladı, yürümek gerek, çünkü gerekçen çok büyük...
hep zavallı özlemlere zavallı gözüyle mi bakmalı .. belkide zavallı biziz...
Benim olmasanda olur, yakarışlarımı duymasan, bana sarılıp ağlamasan, mutluluklarımı paylaşmasan, ellerimi tutmasanda olur, bilmezlikten gelip gözlerini gözlerimden kaçırsanda olur, beni sevmesen, yarınlarımı bilmeyip, yaralarımı sarmasanda olur…
bakarsın,görürsün,yaşarsın...sonuç yine bitmeler,yine gitmeler ve yine anlam veremediğimiz başlangıçlar..sonucu bile bile neden dalarız ki her yeni sevdaya?
Farz edin ki bu gece son..Bundan sonra yaşayacağınız geceler olsa da, bu gece son..Hani bazen kaçıp gitmek isteriz..Kimsenin bilmediği, kimsenin bizi tanımadığı bir yere.. Hatta kendimizi bile tanımayacağımızı umut ettiğimiz bir yere..
camdan yürekler ufacık bir rüzgarla yerle bir oldu !
Sevgi, saygı, güven, hoşgörü, anlayış, özveri ve hassasiyet samimiyet ilişkilerde ki temel kavramları teşkil eder...
Umut olmadan yaşanmaz mı ? Umutsuzluk ölümcül hastalık mıdır ?
\*\*
Umut elimde kötü bir silaha dönüşebilir ancak, oysa umutsuzluk bir çelik yelekten daha koruyucudur.
\---
Bu ne bir başlangıç ne de bir bitiş aslında. Bu sadece hayata hangi gözle baktığını hala anlamlandıramayan, hala ne yapması gerektiğini çözememiş, garip tesadüflerin çizdiği sınırlar içinde yaşamaya çalışan bir kızın hikayesi. Eline attığı her işi yarım bırakmayı neredeyse kendisine amaç edinmiş, bu halinden sıkkın ve bıkkın; ama
Beni bu kadar yanılttığın için seni tebrik ediyorum.
Denizden Istanbul’un bilmem kaçıncı tepesine doğru önemsizmiş gibi tırmanan bu dar sokağın başından doğru başlamak gerekirse, Çorumlu olmayan bir kuruyemişçisi, Edirneli olmayan bir tekel bayii, Trabzonlu olmayan bir kahvehanesi ve ileride ne gibi çeşitli kanser türlerine yakalanabileceğinden bihaber Kastamonulu açık deterjan satıcısı dışında geneli Karadeniz den kopup ne