"“Televizyonu çok eğitici buluyorum. Biri televizyonu açtığında hemen başka odaya gidip kitap okurum.” — Groucho Marx"

Deneme

İnsan Azim Ederse

Durdane Türkmenoğlu, okuma yazma bilmeyen bir vatandaş. Halk Eğitimi Merkezince açılan kursa katılmış. Okuma yazmayı da öğrenmiş. Belgesini almış. Bunun üzerine memurluk için yeniden başvurmuş.
Polis olan kardeşi 1992 yılında Şırnakta şehit olmuş. Yürekleri yanmış. Diğer kardeşleri de hem emekli hem de kendinden büyük olduğu için

yazı resim

Beydağı"na Kar Düştü

‘Şehr-i Malatya’yı çevreleyen, sıra dağlardan oluşan ve zirvesi beyaza bürünen Beydağı’nın beyaza bürünmesi seninle ne alakası var’, diyebilirsiniz ki; ben de öyle düşünüyorum ama Beydağı ile aynı kaderi yaşıyorum sanki.
“Var ya” diyorum, “gelirse böyle geliyormuş” diyorum, ‘ansızın düşüyormuş beyazlar anlatabiliyor muyum’; saçlarımdaki gibi, Beydağı’nın yüksek

ipek Amber İle Gurur Duyduk

İpek Amber, bu yarışmada müthiş bir performans sergiledi. Kendisine eşlik eden dansçılarıyla birlikte çok güzel bir performans ortaya koydu. Güzel bir koreografi ile izleyenlere zevkli dakikalar yaşattı.

Şehre Beton Kuleler Dikmenin Toplumsal Maliyetleri

Başlıkta da kullandığımız bu cümle değerli bilim adamı Psikiyatr Prof.Dr. Kemal Sayar'a ait. Can evimden vurdu beni cumartesi akşamı... O beton kuleler, mimari şaheserler belki bir çoğu, ancak insanlar acaba ne kadar mutlu, o beton yığınlarının içinde... Bir çoğumuz gibi ben de o beton yığınlarının birinde oturuyorum... Mutlu

Piyasaların Nabzını Tutayım Bakayım

Piyasa, gel bakalım hele yanımıza uzat kolunu nabzına bakacağız kız... Hay Allah nabız atmıyor mu ne? Sanki durmuş gibi piyasaların nabzı... Azıcık narkoz mu versek ya da kalp masajı mı yapsak? Oy oy oy oy oy! Vay benim dertli başım, vaaaaay benim kaygusuz aşım! Ne oldu piyasalara böyle

Hayatın Bir Yerinde

Küçük küçük deneyimleriz, ömrümüzce yaşarız... Görüp, dokunup, kokusunu içimize çekip, canımızı acıtıp, keyiflenip yaşadıklarımız kısacık bir hayat.

Romantizm Delikanlıyı Bozar

ysa önceleri her şey ne güzeldi. Sen gelip parmağını sırtıma dürtüyordun. Ben şakacıktan çok kızıyordum. Ve seni kovalamaya başlıyordum. Al sana baldan tatlı bir kovalamaca. Kaç kez boşta bulunup irkilmiştim. Kızmalar, gülmeler, her şey ama her şey oyun gibiydi. Aradan ne kadar zaman geçti? Saymadım ki. Kaç ay

Sokrat İle Meraklı Eşek Arısı - 13

Sokrat: Tilki kümese girdiğinde seçme lüksüne sahip değildir. Ne bulursa onunla karnını doyuracaktır. Herhalde aslana da bu telkini vermiş değildir!Meraklı Eşek Arısı: Tilkide o cesaret ne gezer? Tilki bakmış ki kral her gün yiyecek konusunda farklı şeyler istiyor. O nedenle yakında sıra bana da gelebilir düşüncesiyle bu ihtimali

Başa Dön