Deneme > Sevgi ve Aşk
Daha Fazla Gitme...
Geç kalmış olmalıyım, bunları sana yazmak için.En çok küskün halini severdim biliyor muydun? Küsünce seni daha çok sevdiğimi hissederdim.
Aynı Aşka Baş Koymak
Birbirini büyütmek; kök salmak derine; gözlerde yürekleri görmek. Nedir iki yüreği bu kadar yakınlaştıran ya da tanıdık kılan birbirine? Aşk mı, acı mı, amaç mı uğruna adanan?
İkame Aşklar Çağı
Aşkın gerçek anlamı değil mi, ikame edilemezliği sevginin? Yerine başkasını koyamadığın için değil mi anlamı sevgilinin? Bu kadar ucuzlarsa adına nasıl aşk diyebiliriz ki iki yüreğin arasında geçenlerin. Eğer tek bir tuş yetiyorsa başlatmaya ya da bitirmeye aşk adı verilen hikayeyi, anlatacak bir şey kalır mı ki dillerde?Bunun
Alışamadım Bu Kente
Bir sarhoşun paltosu arasına sıkışmış şişe gibiyim. Doğrulsam gelir miyim kendime... Yattığım yer o kadar “sen”sin ki, mezar olsa inan hep kalacağım.
Şimdi, pis kokulu bir deniz kıyısında, taşlara yaslanmış yosunlara bakmak isterdim. Hani dalgalar hafifçe çarparken, yosunların saçları gidip gelir ya! Gözlerimi onların dansına odaklayıp,
Senli Kelimelerim Hiçbir Zaman Ölmeyecek
Bir durgun suyun sessiz çığlıklarıdır sana yazdıklarım ya da bir evladın sırtını annesine dayamışcasına güven duyduğu bir sevdadır yüreğine fısıldadıklarım. Nerdesin, kiminlesin bilmiyorum. Bilmekte istemiyorum. Sadece yüreğinin " yüreğimde " olduğunu biliyorum..Kelime dağarcığı kıt olan yüreğimin en fakir cümleleriyle seni " sana " yazdım. Yazmalıydım; satırlara işlemeliydim sevgimi
Gitmişse Bitmiş... Sevgili..!
çaresiz kalmış sokakların boynu bükük sokak lambalarında da yaşanır hayat tamamen yalnızsan ve kalmamışsa gidecek hiçbir şey..
Tarla Kuşuydu... Juliet!
Ah! Tarla kuşuydu, Juliet! Ve bunu hiç düşünmemişti Romeo... Gün battıktan sonra sabahı beklemek, nereye konacağımı hiç bilmeden... Sabah çekip gitmek... Lanet ve lanet üstüne yine lanet...
Serin Bir Ankara Gecesi
İnsan en çok kendi hikâyesini anlatırken zorlanırmış ve en çok kendi hikâyesini dinlerken ağlarmış.
İlk ve Son Adım
Masal bitti. Kral terketti rüya ülkesini. Masumiyeti, şehveti, aşkı, nefreti koydu heybesine hazinelerinin eşliğinde. Bilinmezlik bilmecesinin içinde saklı, aslında atılacağını hep bildiğimiz o son adımı attı ilk adıma inat. Bulutsuz yağmurlara, çiçeksiz
Yüzümü Tutuyorum
Öyle yani;
Yüzümü tutuyorum o günden beri… Tanımıyorum kendimi bile/ bana beni anlatsana?
"Hoşça Kal"ım; "Elveda" Mdı Anlamadın...
Belki alışkındı kulakların bu iki kelimenin dudaktaki dansına...Hoşça kal ; bir daha görüşmenin güvencesiydi. Bir önceki adımıydı bir sonraki buluşmanın...Hoşça kal denir ve hoşça kalınırdı senin aşklarında... Oysa bende Elveda demektir hoşça kal, bilemedin; kısacık zamanlara sığan tutkunun kılavuzluğundaki bu aşkta...
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20





