Osmanlı Kim, Siz Kim?!
Hani meşhur sözdür ya: En tehlikeli cahil, yarı okumuş cahildir diye Bizde her cenahtan mebzul miktarda var bunlardan, ibadullah
"Bana bir kütüphane verin ve dünyanın yedi harikasını unutun." - Agatha Christie"
"Bana bir kütüphane verin ve dünyanın yedi harikasını unutun." - Agatha Christie"
Hani meşhur sözdür ya: En tehlikeli cahil, yarı okumuş cahildir diye Bizde her cenahtan mebzul miktarda var bunlardan, ibadullah
Türkiye’nin özgül koşullarının sonucu olan İslamcı muhafazakârlığın, iktidarın baskıcı uygulamalarıyla otoriter-muhafazakârlığa zemin hazırladığını iddia edebiliriz. İslamcı ideolojiyi benimsemeyenlerin zaten dışlandığı toplumda, buna ilaveten liberal ve sol değerleri öne çıkaran kesimlerin kat be kat tahakküme uğrayacağı aşikârdır. Buradan hareketle, mevcut siyasal iktidarın, muktedir olma biçiminin belirttiğimiz tanımlamalardan başka bir
Merhaba. Günümüzde siyaset ve din ilişkilerine dair eleştirel bir yazı hazırladım.. Yorumlarınızı beklerim..
Her ay bir kez vatandaşın karşısına çıkıp yüzüne karşı hesap sorulan Başbakan olması gereken kıvama gelir: YURDUNA KUL OLUR.
Merhaba. İngiltere'de Şeriat Mahkemeleri Kuruldu , başlıklı yazımı görüşlerinize sunarım .
Toplumda görme kusurları çoktur.Örneğin çalış zengin ol derler.Oysa zenginliğin genetik olduğunu herkes bilir.Ya da çalışmayla zengin olunmayacağını sadece beş lira kazınıyorsan onu on liraya çıkarabileceğini herkes bilir.Yok işte beyninde bereketi düşünürsen evren sana karşılık verir ve bolluk ile bereketi kucağına döker gibi formüller sunar bazı kitaplar.Bazı bireysel gelişim
Merhaba.. Günümüzde Siyaset ve Din hakkında eleştirel bir yazı hazırlamaya çalıştım . Yorumlarınızı beklerim ..
Referandum süresince basının: entelektüeller, iktidar ve kadınların bakış açılarını yansıtma biçimini inceleyerek size farklı bir bakış açısı sunmaya çalışacağım.
Meydanlar dolup taşıyor, çılgınca alkışlıyorlardı. Hangi vatandaşa mikrofon uzatılsa; ülkeye huzur geldiğini söylüyor, 12 Eylüle ve darbecilere övgüler düzüyordu.
“Çünkü o düşündü, ölçtü, biçti. Kahrolası ne biçim ölçtü, biçti? Tekrar tekrar kahrolası ne biçim ölçtü, biçti?”
Bütün bunlar onun takındığı tutumun çok büyük hayret verici olduğu¬nu ve onun kat kat azabı hak ettiğini anlatmak içindir. Daha sonra Yüce Allah onu insanlarca görülen birtakım hallerle nitelendirerek
Türkiye ve İsrail arasındaki ilişkilerde yaşanan gerilim, İsrail’in Gazze saldırılarının hemen ardından başlamış ve Erdoğan’ın Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı Peres’e “ Siz adam öldürmeyi çok iyi bilirsiniz.” Sözleriyle iyice tırmanmıştı. Asker sivil ayrımı yapmadan karşısına çıkan her hedefi vuran İsrail kuvvetlerinin bu gözü dönmüşlüğünden duyulan gayet haklı ve insani
Belirli kademelerde olan kişiler iletişim araçları yoluyla tepki gördüklerinde bundan yakınabilirler. Ama onların korktuğu hakaret dolu sözlerin bu ortamlarda bulunması değil, onlar hakkında doğru tespitlerin yapılması ve gerçek yüzlerinin deşifre edilmesidir.
Saf yani kurumsallaşmamış haliyle muhalefet kavramının özüne ikinci. Bakış
Alacağı kararlarda belirleyici unsur ne idi gerçekte? Yaşamın kendine özgü o akıp giden kurgusunda önüne çıkan “özel” şartların kendisini almaya mecbur bıraktığı tavır ve duruşları kendi derinliği içerisinde yaşattığı ve aslını sorarsanız kendisinin dahi tam olarak emin olamadığı o, olası kimlik sahiplenmelerinden acaba hangisine karşılık gelmekte idi? Yaşamdan
Ülkemiz kendi kabuğunu kırmada ne yazık ki, Doğu Avrupa ülkeleri kadar başarılı olamadı. Sürekli devekuşu gibi kafamızı kuma sokup, “EN BÜYÜK TÜRKİYE!” sloganlarıyla yıllarca kendimizi avuttuk durduk. Dışarda ne olup bittiğini, hakkımızda ne tür planlar kotarıldığını, bunlara karşı ne tür önlemler alınması gerektiğini bir türlü göremedik ya da
Uluslar arası tekellere hizmet eden politikacılar halkların hafızalarını törpülemek için önceleri ‘’dün dündür bu gün bu gündür ‘’ söyleminde idiler. Yunus Emre gibi kültürel değerlerimizi çalarken bir yandan da Deniz Gezmişleri’ de dönemin maceraperest yumuşak başlı ama ortamın havasına kapılmış gençler olarak ilan edebilirler.
Dünyada ve özellikle ülkemizde yaşanan terör belası ve bu yüzden çektiğimiz acıları hafiften anımsatan ve bu terör belasına karşı ve bunları önleyemeyenler ya da önlemek istemeyenlere karşı duyarlı olmamız gerektiğini söyleyen bir yazı...
Malumunuz; Kılıçdaroğlu son günlerde Cumhurun, yani bizim Cumhurbaşkanımıza karşı açık ve net ifadelerler küfrediyor, hakaretler yağdırıyor, halkı kin ve nefrete sürükleyip cazgırlık çıkartmak istiyor.
Ne demiş eskiler; “eceli gelen it cami duvarını pislermiş.”
Bir genel başkanın kullandığı ifadeye bakar mısınız Allah aşkına…
..İdeoolcik edebiyat yapmak lazım bu aralar.!Hincik milli billik zamanı..Bi bildikleri vaa elbet..! Kürtler de insan canım.! Yazık oldu şu hırant’a da.!Didiydim zamanında.Gaşımayın olum bu gadaa diyi.!Dinnemedilee işte.! Bi cahallık olmuş.! Bu gadar böyütmemek lazım.! Takdiri ilahi.! Öleninen ölünmüyo işte.!
Siyasete alet edilemeyecek en önemli unsur insan sağlıdır. Son yıllarda yap boz tahtasına dönen sağlık politikaları insan hayatına verilen değerin en güzel göstergesidir.
İskender Pala