"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"

Öykü

Ağaç Tekerlek

Yıl 1970 Mevsim ilkbaharın en güzel günleri havada güneş, toprağı ısıtmakta topraktan yükselen buharlar havaya mis gibi toprak kokusu salmakta, nevruz ve çiğdemlerin kardan sonra uyanışı ve çiçekleri ile dünyaya tekrar merhaba dedikleri güzel bir bahar günü idi.

Bir Altın Halka Yarası

Parmağımdan çıktığında bu kadar kanatacağını bilmezdim bir altın halkanın.Yüzük izi gibi duruyor şimdi ince,beyaz parmağımdaki yara kabuğu...

Buzdolabında Dedikodu

Soğan acı acı konuştu.
“Biliyorsunuz ben her evin mutfaklardaki vazgeçilmeziyim. Bensiz yemek yapmaya başlamazlar. Beni soyarlarken gözyaşı dökerler ama geleceklerini tayin eden oylarını verirlerken aynı duyarlılığı göstermezler!

Bir itiraf borcu

Yürüdü..Cebinde biriktirdiği bütün bozukluk sevişmeleri, önüne çıkan ilk dilenciye verdi. Dilenci şaşkın, o şaşkın, gece şaşkındı olancası...

Ben İstanbul"luyum!

Bu dünyada anam olsa beğenirdi beni çünkü ben onun kuzgun yavrusuydum! O halde ben de içimi, sevincimi, hasretimi, korkularımı, hayallerimi cesaretle İstanbul’a ve doktoruma anlatacaktım. Benim adım Saadet Şefikay’dı. Ve dedikleri oldu. Darüşşafaka’ ya teslim etmiş beni doktorum.

Ablak Yüzlü

Bir banka oturdu.Denize baktı.Harika,enfes,müthiş duygularını ifade edecek kelime bulamadı.Her şeyi unutmuştu.Karşı kıyıda denizin güzelliğini seyretmeye gelmiş,tekrar geri dönmemeye kararlı gibi dimdik ,kendi güzelliklerinin farkındalığını göz ardı etmeden gururla yükselen dağlar vardı.Deniz ,balık pulu gibi yayılan küçük çok küçük kıpırtılarla grinin tonlarını sergiliyordu.Çok az mavinin de etkisi görülüyordu denizin

Yürüyen Yatır

Söylentiler birbirini takip etti. Kimileri gece yarıları beyazlar giymiş ak sakallı bir ihtiyarı gördüğünü söylediğinde mahalle sakinleri iyice bir paniğe kapıldı. Hemen herkes bir şeyler söylüyordu. Bazıları bu olayın kıyametin bir habercisi olduğunu iddia ederken , kimileri artık yatırın ayağa kalkma zamanının geldiğini tartışmaya başlamıştı. Bu dedikodular yüzünden

Tü Rtük İye

Şimdi sevgili okurlar (sahi sizler “lar” kadar varmısınız?) RTÜK kelimesinin açılımını unutun, çünkü kelime olarak ne anlama geldiğinin pek bir önemi yok!... Hatta sizinle daha iyi anlaşabilmemiz için bu yazının sonuna hafızanızdan siliniz....
Sildinizmi?
Güzel o zaman, kafadan kazık bir soru ile başlayayım..

Başa Dön