"Sanat, gerçeği fark etmemizi sağlayan yalandır. — Pablo Picasso"

Öykü

Tevhidin Sesi

Kalabalık bir çarşıda eski bir kitapçıda keşfedilen gizemli bir el yazması, dindar öğretmen Yusuf'un hayatını değiştirmek üzeredir. Şeyh Hamza'nın öğretilerini sorgulamadan kabul eden Yusuf, bu antik kitapta Nuh kavminin putlarından bahseden bir ayetle karşılaşır. Bu tesadüfi buluş, onun zihninde cevaplanmayı bekleyen sorular uyandırır ve hayatının akışını değiştirecek bir

Çal Hanky Çal!..

Çal Hanky, çal!.. Ne istiyorsan onu çal!.. Ne çalarsan çal, ama içinde yaşlılık olmasın Hanky. Çünkü, o zaten benim içimde... Dışımda... Sağımda... Solumda... Kahrolası, her yanımda!..

Hepmi Acı Hüzün

düşünmek istemiyorum artık ne hayat ne ölüm üstüne mutluluğu beklemekten bıktım sihirli kutular yok sevdiklerin gince zaman saymaktan başka kalan birşey yok nefes aldıkça uyum

Yola Çıktık Bir Kere (2)

Yaz gelince yüklüklere kaldırılan ağır yorganlar gibi gökyüzü de tüm ağırlığını bir sonraki yıl kullanmak üzere kışa bırakmıştı. Gökyüzü açık bulutları ile sere serpe uzanmışlar gibiydi. Onlar da sanki ince bir pikeyi bile kaldıramayacak kadar özgür ve hafif olmak istiyorlardı.

Onun Yaşadığını Ona Anlatıyordum

Önce kaçak avcılar durdurdu yüzümdeki iklimleri,sonra balta,hızar sesleri,gözümdeki yeşilleri taşıdılar gecenin koynunda başka suratlara.Peşine bir sel aldı;güller,papatyalar sular altında.Tıkandı kulaklarım,set çekemediğim taşkınlarla sürüklendim başka topraklara.Gözümü açtığımda oturuyordum tekerlekli sandalyedeki yalnızlığımla karşı karşıya.O hiç konuşmadan bakarken suratıma onsuz neler yaptığımı anlatıyordum,oysa ki onun yaşadığını ona anlatıyordum;ben yalnızlığımı bir yerlerde

Gri: Saydam Bölüm 3

Gece,ucuz ve nahoş rayihalarla doluyken ay işveli ve oynak bir kadın edasında tavırlar sergiliyor ışığı müstehcen ve davetkar öpücükleri yolun kıvrımlarında arsız bir sırıtışken bir de yağmurun sesleri rüküş havanın kokoşluğunda kendine yer ediniyor anıların fısıltıları rüzgarın kahkahalarında boğulurken adamın adımları unutulmaya yüz tutmuş birininki gibiydi.

Başa Dön