Çarşaf Duvar
……Ölmek yeğdir olacaksa senin her şeyim.
……Seviyordu tensiz bir hayali, vücut sanıyordu.... Sulardakini.
Narkissos
"Herkes bir roman yazabilir, ama kaç kişi yazdığı o romanı okuyup da hâlâ kendi zekasına güvenebilir?" – Dorothy Parker"
"Herkes bir roman yazabilir, ama kaç kişi yazdığı o romanı okuyup da hâlâ kendi zekasına güvenebilir?" – Dorothy Parker"
……Ölmek yeğdir olacaksa senin her şeyim.
……Seviyordu tensiz bir hayali, vücut sanıyordu.... Sulardakini.
Narkissos
Gazetedeki ölüm haberlerine bakarken fark ettim. Senden önce boğazlananların, kesilenlerin veya ezilenlerin sonunun hazırlanışının hemn hemen aynı oluşunu.Pusu, elde ediş ve son.Ölüm hep vardı ne kadar kanlı o kadar....
Meryem, bir taraftan orayı burayı silip süpürürken, konağın penceresinden de İbrahim Ağa’nın yolunu gözetliyordu. Gayesi ne temizlik yapmak ne de pencereden bakmaktı. İbrahim Ağa’ya ne diyecek onun gazabından bu kez nasıl kurtulacaktı. Bu düşüncesini dağıtmak için oyalanıyordu. İbrahim Ağa, çakmak taşı kadar sert, biber gibi acı biriydi. Bu
M. Kemal Sayar
Genç adam kadına döndü ve artık bildiğini sandığı cevapları reddederek kadının dudaklarında kayboldu. Artık cevap aramıyorlardı. Çünkü söylemeseler de cevap belliydi “seni seviyorum genç adam, seni seviyorum genç bayan” …
Karla karışık yağmalandı çocukluğumdan bu yana yüreğimde biriktirdiklerim...
Hiç ,Siyah Lale gördünüz mü? Olmayan çiçeğin adı mıdır? Siyah Lale ...
Dışarıdan bakıldığında abartılı bir soğuktan gizlenmişliğin yünlü ev sahipliğinde kuşanılmış kıyafetleri ,sarı deriden eski moda botları ,turuncu yüzlü her baktığında içinden dallar fışkıracakmış gibi duran kısık yeşil gözlü adam;yanındakine ağzı açık gümüş rengi kirişleri sarı pas atmış tütün tabakasını işaret edip:
Küçük teknenin küçük zorluklarından biri işte. Bazı küçük teknelerde tuvalet var aslında. Buna kimyasal koymuşlar. Taa yastıkların altında bir de. Ama hiç yoktan iyidir.
Teknedeyiz! Hoşgeldiniz !
İşte tam da o sırada korkunç bir patlama sesi duydum ve yerimden sıçradım. Bu ses bir bombanın ya da tüpün patlaması kadar şiddetli değildi; ne var ki, tıpkı beklenmeyen bir anda patlayıveren bir balon gibi tedirgin ediciydi.
Kendi halinde, iyi bir fotoğrafçı kız dı, bazı fotoğraflarının filmlerini evin de banyo ediyor du.Eski usul seviyordu.Bir gün apartmana bir erkek taşın dı değişik bi havası gizemi vardı, bakışları bir bakış attı kalbimi yaktı türünden di ama çapkın değil,kız ilk görüşte çok etkilenmişti..Bi merhaba bile diyeme di hafifçe
"Rahat ol efendim, rahat ol, hacca da gidersin, Şam'a da gidersiniz, isterseniz Tayland'a bile gidersiniz. Bizler olduğumuz müddetçe bu vatan bölünmez diyorum ya, eşkiya'nın eninde sonunda işi bitecektir.Ordu, millet, sizler, bizler, cemaat, karakol el ele bu vatanı böldürmeyiz.Merak etmeyin siz... "
Zülfü Livaneli