Satırlar ve Hayaller
saye gibi paymal oldu gözlerim.gölgem gibi çaresiz kaldım ellerimin hareketine düşman.satırlar arsında parçalanmış yakalarımladüşmüş düğmelerimi ıslatıyorum gözyaşlarımla
"“İnsanlara gerçeği söylemek istiyorsanız, onları güldürün; yoksa sizi öldürürler.” — Oscar Wilde"
"“İnsanlara gerçeği söylemek istiyorsanız, onları güldürün; yoksa sizi öldürürler.” — Oscar Wilde"
saye gibi paymal oldu gözlerim.gölgem gibi çaresiz kaldım ellerimin hareketine düşman.satırlar arsında parçalanmış yakalarımladüşmüş düğmelerimi ıslatıyorum gözyaşlarımla
Çok kısa boylu-belki bu, onu doktor olmaya itmişti-, kalın çerçeveli gözlüklü-belki hastasıyla göz teması sırasında hissettiklerini gizlemesi içindi-, büyük bir titizlikle düzenlenmiş odası-tüm dağınık yaşayan delilere ne kadar 'akıllı' bir birey olduğunu dolayısıyla onların yaşamını da düzenleyebileceğini göstermek içindi- olan bir laborant vardı karşımda. Ha unutmadan başlangıçta onu

vurgundur yaşamak...
Zamanın yaşam ve geçim zorluklarına rağmen yine de mutlu bir aile sayılırdık.Yedi kardeştik.Babamın emekli maaşının dokuz kişilik bir aileye yeteceği dengeyi sağlamakta ustaydı annem.En yoksul günümüz de bile annemin tenceresi hep kaynar, çayın altı hiç sönmez ve yanında da memleketinin ketesi hiç eksik olmazdı.
Ali içerideki kanepeye uzanmıştı... Kalbinde değişik bir sızı vardı. İçin için yanıyordu. Kim bilir, Elif şimdi nasıldır ve ne yapıyordur? Tam o sırada kapı yavaşça açıldı. İçeriye usulca birisi girdi. Bu Eliften başkası değildi Ali'nin kalbi hızla çarpmaya başladı. Nasıl oldu da geldin Elif? diyecek oldu, soramadı. Kelimeler
Kız gözlerini kapattı ve "Sense şu ana kadar gördüğüm her şeyden daha güzelsin." dedi.
Bu şehir ki rüyalarının şehri, ömrünü geçirmek istediği, en büyük aşkının, en büyük acısının yaşandığı, umut insanlarının şehri... Bu şehir ki tüm aşklara yataklık eden suç ortağı, yalnızlığını saklayan orman, umudunu besleyen yağmur, ilk sevdasını koynunda besleyen yılan ve umutsuzların katili...
Olmak istediği kendisi ile yaşadığı kendisi arasındaki farkı artık taşıyamayan Samim...
Başımıza gelen olayları nasıl değerlendiririz? Hepimiz kendi açımızdan bakarız, kendi kültürümüzle değerlendiririz. İşte böyle bir yazı.