"“İnsanlara gerçeği söylemek istiyorsanız, onları güldürün; yoksa sizi öldürürler.” — Oscar Wilde"

Öykü

Barış Benimle

Gitmeyi istemekle, gitmesini istemek at başı giden olgular, bir bakıyorsun giden arkasından yas tutmuşsun, bir bakıyorsun gittiğin halde yas tutmuşsun, acaba gittiğin senden önce gitmiş olsaydı, acın nasıl değişecekti?

yazı resim

Sis ve Rüzgar

İşaret parmağıyla kenarından yakaladı gözü ve cebin kumaş duvarından da destek alarak yukarı doğru itekledi. Artık göz, cepten dışarı çıkmak üzereydi.

Alkol Gecesinin Acısı

Sevdiklerimizi kaybetmek hayal bile olsa ürkütücüdür.İnsan daha bir savunmasız hisseder kendini.Ve çabuk uyanmak lazımdır bu hayallerden...

Benim Anna´m

Anna ile tanışmamız, memleket hasretinin yüreğimi dağlamaya, Türkiye’ deki çevremi, arkadaşlarımı özlemeye başladığım döneme raslar. O, yanımızdaki daireye yeni taşınmıştı. Orta boylu, balık etinde, uzun sarı saçları ama ille de ülkemin denizleri gibi koyu mavi, gülen gözleri ile kapımıza dikiliverdi. Anna kapının önünde durmadı. İçeriye girdi. Yaşantıma girdi.

Bir Mührün Gölgesinde

Şam'da bir İslam âlimi olan Yakup bin Selim, Kur'an üzerine çalışırken Nisa Suresi'ndeki "cariye" kelimesine takılır. Zeki öğrencisi Zeynep'i yanına çağırdığında, ikisi arasında metindeki bu sözcük üzerine derin bir sorgulama başlar. Karanlık sokakların üzerine ezan sesleri yayılırken, iki bilim insanı eski bir el yazmasının satırları arasında gizlenen anlamları

Hava Sıcak

Sözler ısınmaya başlamıştı. Suskunluklar İsrafilin surasından süzülen soğuk nefesle akmataydı etrafa. Sıcak ve soğuk arasında birşeyler çatlamaktaydı ( ya kadehlerdi çatlayan, yada akıllardı ).

Aykırı Düşünceler

Herşey gelen bir ekleme talebiyle başladı,ilk anda profil fotoğrafına bakınca bunun bir fake olduğunu düşündürdü bana çünki gerçek olamayacak kadar güzeldi.Kabul etme nedenim güzelliği , gerçek yada sahte olup olmadığı değildi eklemeyle gelen nottu ''sizi tanımak istiyorum lütfen'' lütfen vurgulanmış ve büyük harfle yazılmıştı..
Talebi kabul

Aleyda

Aleyda’yla Nilüfer birikte olmayı çok sever, beraber dolaşırlardı hep. Ve büyüklerin hiç anlamadığı oyunlar oynar dururlardı. Büyükler anlamıyordu ama... Aleyda’nın sihirli parmakları vardı...

Göktaşı

Aklıma gelen ilk şey;
— Keşke bu öyküyü daha erken bitirseydim ya da hiç yazmasaydım, oldu.

Başa Dön