Ensemdeki ses
Elara yalnız olduğunu sanıyordu.
Ama ensesindeki ses… gitmiyordu.
Üstelik sadece bir ses de değildi.
"Hikâye anlatmak, kaosa biçim vermektir. — Jean Anouilh"
"Hikâye anlatmak, kaosa biçim vermektir. — Jean Anouilh"
Elara yalnız olduğunu sanıyordu.
Ama ensesindeki ses… gitmiyordu.
Üstelik sadece bir ses de değildi.
Haftanın sekizinci gününe sığar ayrılıklar,şubatın otuzuna ve hislerim ücyüz altmış beş gün altı saatin o altı saatinde can verir senden uzak geçen her senede...

Bedeni kendine yabancılaşmaya başlamıştı,bir müşterisiyle sokakta karşılaşmıs beraber yürümeye başlamışlardı,tuhaf bir şekilde evi bulamıyorlardı.sürekli dönüp aynı sokağa geliyorlardı.
Ve kulakları sağır eden iki el silah sesi yayılır eve, sanki duvarlar yıkılır.
Benim Masalim...Benim öyküm...Benim hikayem...Ne derseniz deyin içtem gelenler...
"Onlardan birisi olarak vardın.yankıların ardından geliyordun."
"Gün yenilgilere
yanılgılara
olsa da gebe
yaşanmaya değer gene de
Biliyorsun
Ne var poşette (ağzından kötü bir söz çıkacaktı ama tuttu dilini)
Hiç akşam için nevale.
Daha fazla soru ile karşılaşmamak için devam etti.
Simit, poğaça…
Bu mor menekşecik bilemezdi neden burada olduğunu, bu gözlerin kendisinde neler gördüğünü. Neden kendisine baktıkça gülümsendiğini� Onun gördüğü bir çift umutlu ve bulutlu gözdü sadece. Derinlerinde saklı ışığı ile bakan, umut güneşi gibi parlayan bir çift göz�
Otuz yıl sonra çocukluğunun geçtiği eve dönen bir adamın, geçmişin hayaletleriyle yüzleşmesi.
yenilgi ile sonuçlanan iş görüşmelerine inat bir yazım...
-Beyler canı sıkılan iki kişi yardım etsinde, sorgu var.Bir esrarkeşi konuşturacağız.Meraklısı varsa buyursun.-