Asktir Bu Biraz da Leverage
Sen zaten beni hic sevmedin diyordu Aslinda sevmistim, cok sevmistim hem de. Sevmenin rolu olmaz ki bir kere Bu kadar zaman gecmesine ragmen hala bunu anlayamamasina sasiriyorum.
"Yarınki gazeteyi bugünden okumayı öğrenemedikten sonra, kütüphanedeki tüm kitapların ne anlamı var?" - Umberto Eco"
"Yarınki gazeteyi bugünden okumayı öğrenemedikten sonra, kütüphanedeki tüm kitapların ne anlamı var?" - Umberto Eco"
Sen zaten beni hic sevmedin diyordu Aslinda sevmistim, cok sevmistim hem de. Sevmenin rolu olmaz ki bir kere Bu kadar zaman gecmesine ragmen hala bunu anlayamamasina sasiriyorum.
Zamanın geçmekte olduğundan haberdar olduğumuzun bilincinde olarak yapıyoruz bunu. Neredeyse ölüm dozunda alınmış bir uyuşturucu müptelası nahoşluğunda unutmak istiyoruz, zamanın nasıl geçtiğini.
sadakat, gönüllerde açan dostluk çiçeğinin her daim canlı kalmasının en güzel sebebidir.
Sacma sapan nedenlerle kavgalar, arka arkaya hakaretler ve beraberinde gereksiz kota kullanimi Gunumuz asklari bu kadar basit ne yazik ki.
Doruklara çıkıp sonra kendini bırakarak kaymak ne güzel!Bedeninin kontrolünü kollara ve bacaklara vermek ne güzel! Titremek sarsılmak ve oh çekip rahatlamak ne güzel! Sert kayalardan içinin bir su gibi sızması, akmak ne güzel! Beyninin bir pamuk gibi aşk rüzgarıyla savrulması
ve tüm yaralarını sarması ne güzel!
Kadınları güzel yapan Tanrı, sevimli yapan Şeytandır.
Victor Hugo dünya barışını ve adaletini sağlayacak söylemlerde bulunurken,
Gözlerim şarap çanağı. İçiyorum gözyaşlarımı. Kurudukça göz pınarlarım, bakışlarımda güller yapraklarını döküyor. Kopuyor gözlerimden acının kızıl yaprakları. Kıpkırmızı bir damardan bakışlarım akıyor her yere.
Hissizlesiyorum artik Mutlu veya mutsuz olamiyor, tepki vermem gereken anlarda susmayi tercih ediyorum. Yanina biraz da sahte gulumseme ekleyeyim ki tam yerine rastgelsin
Yalanlara Sığınmak İçinde Çıkamayacağım Çıkmaz Sokaklara Bizi Götürür.
Artık kızıla dönmüş ay, o kapkaranlık adanın ardından, o kapkaranlık sulara daldığında… Hani o anda… Kızıl karaya dönerken tam da… Tam da o anda işte… Karanlık sular da kızıl kızıl yanar mı acaba?...
Vatandaşın hiçbir şeyine güvenmiyor ve inanmıyorum. Okumayan, düşünmeyen bir toplumun nesine inanayım?
Ne söylesem boş artık dediğiniz anda ne olmasını istersiniz ?Düşleyin.............................
Sorun sen de değil bende. Çünkü senin kocaman yüreğinin içinden geçerken ben, hep bir şüpheler içindeyim. Şüphe!
“Her boşluk bir şekilde dolar.Oyunu bırakan oyuncunun/oyuncuların yerini başkaları alıverir.”
Ayrılık: insanın kendisine, insanlara ve hayata dair duygularına ara vermesidir. Bu ara dönem, kişinin kendini sorgulaması ve kendini tekrar inşa etme sürecidir. Yoksa, hayata ve kendine karşı bir kopma ve küsme değildir. Hayatın inşasında, yanlış yapılanmanın önüne geçmek için bazen sorunların baş göstermesi gerekir ki yanlışlık ve hatalar
Kapıyı kapattığımda yoksun. Perdeleri örttüğümde varlığın da bana dışta kalır. Yüzümü sana döndüğümde karşımdasın, yüzümü çevirdiğimde yoksun. Sırtımı dönüp gidersem, arkamda bir gölge, kendimi sana döndüğümde önümdesin. Bir hareketimle seni yok sayarım.
haksız olduğumuz konularda yapmış olduğumuz yanlışların görülmesi, doğruyu görebilmemiz için işaret edilen yolun gösterilmesine; yani karşımızdakilerin bizleri eleştirmesine neden izin vermiyoruz?
Bir kurşunla vurulmak, bir kadına vurulmaktan daha az tehlikelidir ... Atakan Korkmaz
B. Nihan Eren