Boykot Bütün Dünyada Yayılıyor
Amerikan ve İngiliz mallarına boykot bütün dünyada yayılıyor. Hatta bazı amerikalılar bile boykota katılıyor, boykot başlatıyor. Bana gelen bir ileti.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Amerikan ve İngiliz mallarına boykot bütün dünyada yayılıyor. Hatta bazı amerikalılar bile boykota katılıyor, boykot başlatıyor. Bana gelen bir ileti.
Konfüçyus’un yaşadığı dönemde (M.Ö. 550’li yıllar) bir çok kişi, uzmanlık dallarında yapacak iş bulamadıklarında, öğretmen olurlardı. (90 Dakikada Konfüçyus, Paul Strathern, sy.28, Gendaş, 1.basım, Ekim 1997 İst.)
Bu metin, toplumsal değişimleri nostaljik bir bakış açısıyla ele alıyor. Yazar, eskiden var olan güler yüzlü yaşlıları, emeklileri ve ahilik geleneğini sürdüren esnafı özlemle anıyor. Günümüzde bu değerlerin kaybolduğunu vurgulayarak okuyucuyu vicdanını dinlemeye ve gerçekleri görmeye davet ediyor. Metin, sosyal eleştiri barındıran duygusal bir çağrı niteliğinde.
Mert Başaran
Son günlerin tabiri caizse modalaşmış, biraz da klişeleşmiş söz öbeğidir; ortamı germek. Ortam neresidir, gerilen kimdir ya da nedir?
Ortam, elbette toplumun yaşadığı mekândır, gerildiği varsayılan ise mekânda yaşayan insanlardır. Ortamın sakinleri insanlar olduğuna göre varsa bir gerilme olayı, germe olayını gerçekleştiren de yine insandır. Peki,
Nostradamus ve Mucizelerin sırrı:
Benim kehanetim şu:
Şeytanın aletleri her yere yayıldığında
Üç kardeş bir araya geldiğinde
Yerden göğe çıkanlar çoğalınca
Önemli gün ve haftalar dediğimiz tabirin şimdilik "gün"lük kısmına talip önemli(!) günlerden birisi hakkında yazılmış ve rastgele fırlatılmış eleştiri oklarıyla bezeli bir hedef kağıdı üzerine yazılmış notlar.
Edebiyatın ne olduğunu bilmeden edebi bir alanda edebsizce bir yol katetmek nereye kadar gidebilir ?
Konyalı kendini nasıl görüyor/ nasıl görünüyor.
Eleştiri özgürlüğü, kimseye hakaret, iftira hakkı vermez... Ama, eleştirilere karşı hoşgörülü olmayanlar da, toplumda çatışmalara yolaçtığı gibi, bu süreçten en büyük zararı da kendileri görür.
Bizde sanatçı bukalemun gibidir. Saate göre, güne göre renk değiştirir. Bizde sanatçının kişilik sorunu gibi bir sorunu da yoktur. Kişiliksizdir. Siliktir. Yitiktir. Aynalara dargındır. Aynasızdır. Kimileyin taraf tutar, kimileyin tarafsızdır!.. Çıkarının
On altı yıl resmi tedrisattan geçtim, on bir yıldır da öğretmenlik yapıyorum. Okumayı ve araştırmayı seviyorum. Buna rağmen Atatürk’ün kardeşlerinden haberdar değildim.
Öğrencimden öğrendim
Ayıp mı? Hicap duymam gerekir mi?
Yıllardır üvey evlat muamelesi gören çağdaş sanatlarımız ve çağdaş sanatçılarımız, çağdaş bir sanat müzemizin olmaması burukluğunu yaşıyorlar...
Falih Rıfkı Atay