Bölgemizi Ziyaret Eden Bir Seyyah: Wıllıam Francıs Aınsworth
Bölgemi̇zi̇ Zi̇yaret Eden Bi̇r Seyyah: William Francis Ainsworth
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Bölgemi̇zi̇ Zi̇yaret Eden Bi̇r Seyyah: William Francis Ainsworth
Devrek'te Eki̇mi̇ Bugün Yapilmayan Bi̇r Zi̇raat Mahsulüne Dai̇r
Alfred Jarry, Kral Übü karakteriyle, hızla übüleşen bireylerin kimliklerine de göndermeler yapar. Kitle psikolojisinden, burjuvaziye, süslü sloganlar altına saklanan vahşi kapitalizme kadar bir dizi renkli ve bir o kadar çetrefil olguları, ustalıkla bir birine bağlayarak bize çok renkli bir kolaj sunar. Onda, izleyiciye her şeyi hazır lop verme
Bu metin, totem döneminden günümüze kadar uzanan kolektif yaşam biçimlerini ve paydaşlığın evrimini inceliyor. İzole alanlardaki işbirliği, karşılıklı dayanışma ve ortak duygudaşlığın toplumsal bağları nasıl güçlendirdiğini anlatıyor. Doğadaki işbirliği örneklerinden başlayarak, üretim ilişkilerine dayalı paydaşlığın kolektif yaşamı nasıl şekillendirdiğini felsefi bir bakış açısıyla ele alıyor.
"Yer kalmayıncaya kadar evi eve katanların ve tarlayı tarlaya birleştirenlerin vay başına ! Kötüye iyi, iyiye kötü diyenlerin, karanlığı ışık, ışığı karanlık yerine koyanların, acıya tatlı, tatlıya acı diyenlerin, kendi gözlerinde bilge olanların, kendilerini zeki sananların, rüşvet uğruna kötüyü haklı çıkaranların, haklı adamların hakkını elinden çekip alanların vay
Dil bir köprüdür. İnanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların (dış Türklerin) bize yakınlaşmasını bekleyemeyiz . Bizim onlara yaklaşmamız gerekli..." Mustafa Kemal Atatürk
Bu metin, totem kavramının sosyal işlevini inceliyor. Totemler, toplulukları birleştiren "vesile nedenler" olarak tanımlanıyor. Metinde, totemik kardeşlik bağlarının insanları sosyalleştirdiği ve işbirliğine teşvik ettiği vurgulanıyor. İlahların grup kimliğini somutlaştırdığı ve topluluklar arası ittifakların oluşumunda vesile neden olarak işlev gördüğü anlatılıyor. Metin, ilkel toplumlardaki sosyal bağların sembolik temellerini analiz
Yeryüzü bütün canlılar için ortak yaşam alanıdır. Bitkiler, hayvanlar, insanlar iç içe yaşamaktadırlar. Bu canlılar içerisinde en uyumlu yaşaması gereken topluluk da insan topluluğudur çünkü onlarda uyum için en gerekli olan akıl vardır. Akılla insan konuşan, planlayan, kural koyan ve uygulayan toplumsal bir varlığa dönüşür. Jean Jacques Rousseau’nun
Somutlar vardır öznede.
Öteki, yanındaki, diğeri gibi.
Söz meclisinde konu aranır.
Ne nasıl niçine indirgenemez.
Hayallerimizi suçlarız zamanla.
Bu metin, artık değerin kolektif etkiden doğduğunu ve üretim ilişkilerinin sürdürülebilirliği için kolektif etkinin önemini vurguluyor. Doğadaki enerji kaynaklarının kolektif etki ile birleşmesi, toplumda güven ortamı ve boş zaman aktiviteleri yaratarak zihinsel gelişimi tetiklemiştir. Bu kolektif süreçler zamanla üretim ilişkilerinin temelini oluşturmuş, totem alanlar ise bugünkü insanlığın yapıtaşlarını
Karmaşık ekinselel çeşitlilikle donanabilen ve etkili bir biçimde yönetebilen bireylere gereksinim hızla artıyor. Dünya giderek daha çok küçüldükçe ve her bir bölgesi daha fazla çok- kültürlü duruma geldikçe, başarı yalnızca ekinlerarasında hem ulusal hem de uluslararası kuruluşların sorunlarına uygun bir biçimde yanıt verme becerilerine ve anlayışına sahip olan
Bugün hızla yaygınlaşan ahlaki dejenerasyonun en önemli nedeni dinsizliğin oluşturduğu kendini başıboş ve sorumsuz zannetme görüşüdür. Materyalizmin ve dinsizliğin en büyük silahı olan evrim teorisinin bilimsel bir gerçekmiş gibi zorla benimsetilmeye çalışıldığı, bencil, maddiyatçı karakterlerin ön planda olduğu senaryolar yaygınlaşarak, milyonlarca insanın izlediği filmlere dönüştürülür.
Buğday, insanlık tarihinin dönüm noktası olan ve günümüzde dünya nüfusunun temel besin kaynağı olarak önemini koruyan stratejik bir tahıldır. Yaklaşık 12.000 yıl önce Neolitik Dönem'de kültüre alınan buğday, insanların yerleşik hayata geçişinde ve medeniyetlerin doğuşunda kritik rol oynamıştır. Beslenmenin ötesinde ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlarıyla da uygarlık tarihini
Sınıf, yapılan savaş ve kazanılan Osmanlı toprakları ile ilgilenirken ben bütün utanmazlığımla, küpenin çok hoş olduğunu ve beyaz elbiseme de çok iyi gideceğini düşünmekteydim.
Yavuz Sultan Selim hakkındaki o anda edindiğim ilk kanı, çok zevk sahibi old
Bu metin, kadın ve erkek arasındaki fiziksel güç farklılıklarını hem biyolojik gerçekler hem de toplumsal boyutlar açısından inceliyor. Testosteron, kas kütlesi ve vücut yağ oranı gibi fizyolojik faktörlerin oluşturduğu farklılıkları kabul ederken, bu durumun kadınların doğuştan güçsüz olduğu anlamına gelmediğini vurguluyor. Farklılıkların aşılabilir olduğuna dikkat çekiyor.
5 yıldır Suudi Arabistan'ın Riyad şehrinde yaşıyorum. Burada yaşadıklarım ve şahit olduklarım diğerleri tarafından bilinmesi gereken konulardır.
not: Fotografları da görerek yazıyı okumak ısterseniz, lütfen web sayfamı ziyaret edin.
Belebey'den kuzeydoğuya doğru iki günlük mesafede Balkan dağı denilen başı göğe yükselmiş çıplak bir dağ vardır. Bugün çıplaktır ama bir zamanlar yemyeşil ormanlarla kaplı idi. O zaman bu ormanlarda kuş sesleri, Başkırd çobanlarının türkülerine ve kaval seslerine karışırdı. Balkan dağından pek uzak olmayan başka bir ülkede de sahilleri
Kısmi rezerv sistemi, modern bankacılığın temelini oluşturan, bankaların müşteri mevduatlarının sadece küçük bir kısmını tutup geri kalanını kredi olarak kullandırdığı tartışmalı bir mekanizmadır. Sistem, mevduatların belirli bir yüzdesini rezerv olarak ayırıp kalanını ekonomiye kredi olarak sunarken, müşterilerin aynı anda paralarını çekmeyeceği varsayımına dayanır. Bu yapı, bankalar için gelir
Size göre para dediğiniz şey nedir? Bilinmez bir dehliz mi? Çok izafi bir kavram mı? Yoksa para her şeyi mi!? Sanıyorum birine para ne işe yarar dediğiniz zaman her insanın ruh haletine göre değişik tepkiler alıp bunu kendi dünyalık görüş ve kavramlarınızla nazar aldığınız tepkiler ile karşılaştırıp inanılmaz
İhsan Oktay Anar