Devrek'te Ekimi Bugün Yapılmayan Bir Ziraat Mahsulüne Dair
Devrek'te Eki̇mi̇ Bugün Yapilmayan Bi̇r Zi̇raat Mahsulüne Dai̇r
"Kitaplar, zamanın zincirlerini kırar. — Carl Sagan"
"Kitaplar, zamanın zincirlerini kırar. — Carl Sagan"
Devrek'te Eki̇mi̇ Bugün Yapilmayan Bi̇r Zi̇raat Mahsulüne Dai̇r
Evlilik kavramının tarihsel süreçteki değişimini, modern toplumlardaki "mantık evliliği" anlayışını ve İslami perspektifteki evlilik yaklaşımını karşılaştırmalı olarak ele alan bu makale, evliliğin maddi ve manevi boyutlarını derinlemesine inceliyor.
Sınıf, yapılan savaş ve kazanılan Osmanlı toprakları ile ilgilenirken ben bütün utanmazlığımla, küpenin çok hoş olduğunu ve beyaz elbiseme de çok iyi gideceğini düşünmekteydim.
Yavuz Sultan Selim hakkındaki o anda edindiğim ilk kanı, çok zevk sahibi old
Teknolojinin gelişimiyle hayatımıza giren yapay zeka, tıpkı geçmişteki büyücülerin asaları gibi, kullanıcısının elinde şekillenen güçlü bir araç haline geldi. Ancak gerçek güç, bu teknolojiyi kullanan insanın maharetinde saklıdır. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de, dış dünyadaki nesneleri kullanma becerimiz bize avantaj sağlıyor. Yapay zeka, kullanıcısının yeteneğiyle anlam kazanan
Bu metin, toplumsal ilişkilerin temelindeki karşılıklı bağımlılık ve iş bölümünü inceliyor. İnek gütmekten sofra kurmaya kadar günlük işlerdeki nicelik-nitelik ilişkisi, kardeşlik duygusunun temelini oluşturuyor. Kolektif üretim sonucu ortaya çıkan artık ürün ve emek gücü, toplumun yaşlılarına bakabilmesini sağlıyor. Totem alan kavramı üzerinden, toplumsal dayanışmanın kökenleri ve empatinin rolü
Bu metin, toplumların bilgiyle ilişkisini inceliyor ve bilginin üretimi, doğrulanması ve aktarımının toplumsal yapıları nasıl etkilediğini tartışıyor. Avrupa'daki eleştirel bilgi geleneğine odaklanarak, Aydınlanma Çağı'ndan bu yana gelişen kanıt temelli doğrulama ve yöntemsel eleştiri prensiplerini açıklıyor. Bu yaklaşımın otoriteye körü körüne bağlılığı reddetmesi ve bilgiyi dinamik bir yapı olarak
İnsan neden yazar? Bu soru daha büyük bir sorunun bir boyutudur. Büyük soru: İnsan neden sanat yapar? Sonra da neden ürünlerini başkalarıyla paylaşmak ister?
Bu metin, "El" olarak adlandırılan bir gücün tarihsel rolünü eleştirel bir bakış açısıyla inceliyor. Kolektif emeğin ürünlerini sahiplenen, ilahi bir kılıfa bürünerek meşrulaştırılan ve insanları inandırma yoluyla köleleştiren bir yapıyı sorguluyor. Metinde, kutsal kavramların nasıl manipülasyon aracına dönüştürüldüğü ve günümüzde bile benzer aldatma mekanizmalarının işlediği vurgulanıyor.
Belebey'den kuzeydoğuya doğru iki günlük mesafede Balkan dağı denilen başı göğe yükselmiş çıplak bir dağ vardır. Bugün çıplaktır ama bir zamanlar yemyeşil ormanlarla kaplı idi. O zaman bu ormanlarda kuş sesleri, Başkırd çobanlarının türkülerine ve kaval seslerine karışırdı. Balkan dağından pek uzak olmayan başka bir ülkede de sahilleri
Yeryüzü bütün canlılar için ortak yaşam alanıdır. Bitkiler, hayvanlar, insanlar iç içe yaşamaktadırlar. Bu canlılar içerisinde en uyumlu yaşaması gereken topluluk da insan topluluğudur çünkü onlarda uyum için en gerekli olan akıl vardır. Akılla insan konuşan, planlayan, kural koyan ve uygulayan toplumsal bir varlığa dönüşür. Jean Jacques Rousseau’nun
Bu metin, mülkiyet kavramının temel çelişkilerini ve tarihsel bağlamda iktidar ilişkilerini sorguluyor. Mülk sahiplerinin eşitlikçi bir düzeni nasıl reddettiğini ve köleci sistemin temellerini açıklıyor. Aynı zamanda kutsal metinlerdeki Awram (İbrahim) hikayesindeki mülkiyet aktarımlarının tutarsızlıklarına dikkat çekerek, dini anlatılardaki anlam boşluklarını ve bunların nasıl doldurulduğunu eleştirel bir bakışla ele
Size göre para dediğiniz şey nedir? Bilinmez bir dehliz mi? Çok izafi bir kavram mı? Yoksa para her şeyi mi!? Sanıyorum birine para ne işe yarar dediğiniz zaman her insanın ruh haletine göre değişik tepkiler alıp bunu kendi dünyalık görüş ve kavramlarınızla nazar aldığınız tepkiler ile karşılaştırıp inanılmaz
5 yıldır Suudi Arabistan'ın Riyad şehrinde yaşıyorum. Burada yaşadıklarım ve şahit olduklarım diğerleri tarafından bilinmesi gereken konulardır.
not: Fotografları da görerek yazıyı okumak ısterseniz, lütfen web sayfamı ziyaret edin.
olayların arka planı...
Sakin sakin oturdukları barda birden kavga çıkarıyorlar. Devamlı siyah giyiniyor, bazen silah taşıyorlar. Agresifler; kendilerine asılan kadınlara bile kötü davranabiliyorlar.
Metinde değişiklik var. Yazıyı daha önce okuyanlardan bir kez daha açmalarını rica ediyorum. Demokratikleşme sürecinde arayışlar belli kalıplar içine yerleşmeye ve açıklığa kavuşmaya başladı. Haftalık toplantılarına katıldığım bir grubun hazırladığı bu yazı bana ait değildir. Burada görüşlerinize açılmasını istedim ve kandi yorumumu ekledim.
Zaman ve İnsanlar birlikte değişirler. Gerileme vardır ama geriye dönüş yoktur. Bu konuyla ilgili düşünce ve örnekler.
Üze kök tengri asra yagız yer kılındıkda ikin ara kişi oğlı kılınmış. Kişi oglında üze eçüm apam Bumın Kagan istemi Kagan olurmış. Olurupan Türk budunung ilin törüsün tuta birmiş, iti birmiş