"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Öykü

Parti

Üff, ne kadar da geciktik. Bu yol , bu hızla anca bu kadar saat çekilirdi zaten. Bu bilmemnehanımın oğlu da az uyuz çıkmadı. Anasına şikayet edeceğimi falan mı düşünüyor nedir, bassana oğlum şu gaza...Yok, oğlanın uyuzluğunu bilmeselerdi zaten beni Ankaraya onunla göndermezlerdi. Ne cindir benim annem. Adamın gözünden

Uzakta

Senden kaçışım başka bir şehirde, başka bir ülkede devam ediyor. Paylaşmaktan ve acılardan kaçarken kendimden bir parçayı da orada bıraktığımı biliyorum. Belki asla bulamayacağım bir parçayı. İlk yaz sabahlarında içimde hissettiğim kıpırtıları, sen ya da

Farklı Hayatlarda Bir İnsan - 1. Bölüm

...Bir an için odayı sessizlik kapladı.Oda zaten yeterince sessizdi.Pencereler yalıtılmıştı.Kapı bile ses geçirmeyecek şekilde tasarlanmıştı.
Doktorun,her hastasında olan “Acaba bu odada konuştuklarım bu odadan dışarıya çıkar mı?” sorusunun Handan'ın kafasını meşgul ettiğini anlaması uzun sürmedi.
-Lütfen rahat olunuz.Burası sadece bize acı veren hayatla değil,aynı

Söyle Bana Aşk mı?

-Gözler kalbin aynasıdır; sözler kapı dışarı. Eller aşkın ağları; kördüğüm sarmış gönülleri. Görülen bir gerçek, bir rüyaymış/ ...Siyah saçlı, ceylan bakışlı genç, kızıl ellerini genç kızın yüreğine dokundurduğu geceden sonra an’lar an’ları ta

Belki Ararsın

Bizim kaynaştığımızı gören Christian bira bardağını banka vurarak, "Bir bira daha", diyor. "Daha kibar olabilirsin", diyorum. Bana yanıt vermeden Murat'a dönüyor. "Demek sen şairsin ha! İnanmam, bedevilerin dilinde şiir yazacak kadar sözcük olamaz!" diyerek, kahkahayı basıyor. Bira bardağını önüne koyarken; "Kapa çeneni. Gülünç duruma düşüyorsun!" diyorum. Hırsla birayı

Sır

Otele vardığında saat 6:20 idi. Kapıdaki vale koşarak arabanın yanına geldi, kapıyı açtı. Ahmet arabadan inerken yaklaşık bir saati olduğunu düşünüyordu. Lobide oda anahtarını uzatan adam Ahmete gülümseyerek ;
-Günaydın, harika bir sabah Ahmet bey. Yine çok dakiksiniz. Dedi.
Ahmet, yüklü bahşişle yıllardır ağzını

Benim Anna´m

Anna ile tanışmamız, memleket hasretinin yüreğimi dağlamaya, Türkiye’ deki çevremi, arkadaşlarımı özlemeye başladığım döneme raslar. O, yanımızdaki daireye yeni taşınmıştı. Orta boylu, balık etinde, uzun sarı saçları ama ille de ülkemin denizleri gibi koyu mavi, gülen gözleri ile kapımıza dikiliverdi. Anna kapının önünde durmadı. İçeriye girdi. Yaşantıma girdi.

Başa Dön