Güllerin Hikayesi 2
Bir zaman bir yerlerde yasanmis yada yasanabilir bir hikayeden sadece bir bölüm
"“Fotoğraf çekmek, fotoğraflanan şeyi sahiplenmektir.” — Susan Sontag"
"“Fotoğraf çekmek, fotoğraflanan şeyi sahiplenmektir.” — Susan Sontag"
Bir zaman bir yerlerde yasanmis yada yasanabilir bir hikayeden sadece bir bölüm
Kıymet Hanımın üzerinde keten bir elbise vardır, ancak arka dikişler, son kilo alımlardan sonra fazlaca esnemiş durumdadır . Sıkça oturup kalkmanın da verdiği baskıya dayanamayan dikişler, toplantının ilerleyen dakikalarında teker teker atmaya başlar.

hiç.. bu kadar.. hepsi bu..
Bir varmış bir yokmuş... Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde çok yakınımızda ama bilmediğimiz bir yerde, küçük bir deniz kasabasında yalnız bir balıkçı yaşarmış.
Demiye galmaz maymun tabanları yağlar, amma ne yağlama, bi gaçıyo, bi gaçıyo peşinden aslanı yolla dutamaz. Gan ter içinde galır, ayahlarının dermanı kesilir, nefesi tukenir, dil bi garış dışarıda...
Zınk diye durur yerinde ve gendi gendine; ulan lalek gaçıyo yazlığı var, gışlığı var, ayı gaçıyo kürkü
Muhittin Bey'in hikayesi de böyle işte
Koli kutusunun içinden neler çıkmamıştı ki? “Pal Sokağı Çocukları”, “Fareler Cumhuriyeti”, “Uzun Çoraplı Kız Pippi”, "Gülibik", "Fadiş", “Küçük Prens”... Hemen oracıkta paylaşmışlardı, sen şunu al, ben bunu alayım.
Bir ülkeye savaş ilân eder gibi, bütün hesaplarımı gözden geçirmiş, cephaneliğimi kontrol etmiş, bütün hazırlıklarımı tamamlamıştım. Birkaç defa yutkunup boğazımı çalıştırdım. Gereksiz biçimde öksürdüm. Derin bir nefes alıp verdim, ancak tam en iyisini seçtiğime karar verdiğim o büyülü sözleri söyleyecekken nedense son anda karar değiştirdim ve ağzımdan şu
Turgutlu, İzmire ve bu büyük kenti çevreleyen körfeze pek uzakta değildir. Nemli ve boğucu sıcakların hüküm sürdüğü yaz mevsimlerinde, İzmirlinin içini ferahlatan imbat rüzgarı Bornova Ovasından içeriye sokulur, sokulmasına da Belkahve rampa
Evrenin ve Dünyanın yaradılışına şahit olan biri, belki de bir ruh, ya da bir bilinç, kendini birden bir bedenin içinde buluyor ve onun gözüyle, çok tanıdık olaylara gözlemci oluyor.
Tek kelime konusmadan.. Konusmaya gelmemisti ki.. Kiz "keske orada olsaydin" demisti. O da olmustu iste.. Hepsi o..
Safiye'nin dişi bir eşek olduğunu söylemezsem nereden bileceksiniz? Ama bu bir köy öyküsü değil. Bir kent öyküsü de değil. Bu değişimin öyküsü. Neyin değişimi derseniz, açıp okumanız gerekecek.