Mudurnu'lu Fatma Nine'nin Günlüğü - 16
Ne demişler; "Hayat, paylaşınca güzel." sevgili günlüğüm.
"Yazmak, aslında var olmayan bir düşmanla kavga etmek gibidir. En azından, kimse sizi suçlamaz." - Ambrose Bierce"
"Yazmak, aslında var olmayan bir düşmanla kavga etmek gibidir. En azından, kimse sizi suçlamaz." - Ambrose Bierce"
Ne demişler; "Hayat, paylaşınca güzel." sevgili günlüğüm.
Standımız yoğun ilgi gördü.
İlgi gördü çünkü hem İhsan Süreyya Sırma için hem yeni çıkan ve ilk kez fuarda okuyucuyla buluşan “Saadet Şehri Malatya” adlı kitabım vardı…
Zira ben bu şehrin kitabını yazdım, halis muhlis Malatyalılarda da şehrin kitabına sahip çıktılar. (Bu arada kitabın
YZ
Sürekli yücelik ve kutsallık yüklenen İslam dini, inanıldığı tüm toplum ve bölgelerde, neden bir türlü barış ve huzura sahip olamamıştır? Ve bu sorunun ilk akla getirdiği cevap şu olsa gerek. Ya atfedilen yücelik tamamen gerçek dışıdır veya İslam; Arap toplumun dışında diğer kültürlerle bir türlü uyuşmadığı ortaya çıkmaktadır.
Kerem Eksen
Sevgi bulaşıcıdır, hem de nasıl. Siz birisini sevmeye görün, bakın deneyin, eğer ki yapmacıklık yoksa davranışlarınızda, karşınızdaki her kimse o da doğal olacak, aynısı ile mukabele edecektir size. İstisnaları illaki vardır. Sizi Yaratanı, Allahı bir sevin, onun sizi nasıl sevdiğini, hayatınıza nasıl olumlu katkılar yaptığını çok kısa zamanda
Elvira. 25 yaşında, sarı saçlı, mavi gözlü, yüzü yer yer çil olan, güler yüze sahip, ince ve tatlı bir sesi olan, duygusal ve güzel bir kız. Ruslara çok benziyor ama Rus değil. Tatar kızı.
Elvira, neredeyse, her anımda yanımda. Beni bıkmadan takip ediyor. Sanki benim gölgem.
Sizinki de dert mi hanımefendi bizimkinin yanında? Gün yapmışsınız komşularınızı toplayıp masada bir kuş sütü eksikmiş, sonunda ne yapıp edip kuş sütünü de Kuş Sütçüsü bir yerden bulmuşsunuz ne kadar güzel. işte biz o kuş sütçüsünün yerini bir türlü bulamadığımızdan misafirlerimize mahcup olduk efendim, kuş sütü bulma konusunda
Bu kadar uzun zaman yalnız bırakılmamıza rağmen, kendimizle konuşmayı öğrenemedik ya buna ne demeli. Acaba kendimizle olmayı bilmiyor muyduk da unuttuk bilemiyorum
MERHABA madenler için delik deşik edilen dağlar, kesilen zeytinler ve tüm ağaçlar, yeşilsizlikten yok olan kuşlar, börtü böcek, kurumaya yüz tutmuş pınarlar, çağlamayan çağlayanlar!
Yine olmuyordu istedigi gibi... Seviyordu aslinda... Yurekten seviyordu hem de... Sanssizligindan midir nedir yapisi geregi her seferinde bir noksan goruyordu sevdiklerinde...
Çoğu zaman işten eve geldiğinde çocuklarını uyumuş görür, yine de yürek durmaz yerinde, gider uyuyorken çocuklarının saçlarını okşar, kokularını ciğerine çeker, elbiselerini sever, başlarında dua eder. Hele de hastalanmaya, ateşler içinde kalmaya görsün çocuklar, başlarında her zaman anne ve baba vardır...
Sen bir liderin doğduğu yersin. Sen uzakların türküsü, geçmişin sesisin. Ey Kemal şehri ey! Leylim ley!
Anladım kimse sevmemiş bu ülkede. Şarkılar kulak tırmalayıcı, aşkın okşayıcı sesi yok hiçbir yerde. Anladım bu ülkede kimse sevmemiş. Sus ulan sus diyesim geliyor herkese. Boşuna tüketilmiş nefesler, sesler bu ülkede. Bir şarkı bulamadım ikimize. Aynı yöne bakan, aynı düşünceleri savunan, aynı duyguları anlatan ve bütün bunları tek
Nurdan Gürbilek