Tepenin Ardı
Adam meşguldü. Bir yığın tahtayı yontup aynı biçime sokuyordu. Bir an kafasını kaldırıp çocuğun, yanıbaşında, gözleri yerde dikilişine baktı.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Adam meşguldü. Bir yığın tahtayı yontup aynı biçime sokuyordu. Bir an kafasını kaldırıp çocuğun, yanıbaşında, gözleri yerde dikilişine baktı.
Hem kendini unutur hem bulurmuşsun. Tuttuğun aslında balık değil, kendi zafiyetlerinmiş. Onları sindirir bol bol ve sakin mi sakin, kendine çeki düzen verirmişsin. Balık bahaneymiş. Zaten yiyesin gelmez sana pek tatsız gelirlermiş. Balıklar kötücül tutumlarını, iç çekmelerini, akılsızlıklarını yüklendiklerinden artık, sen ağzına almak istemezken o habis gıdayı; başkaları
“Apartmanları bilirsiniz…
Hani o eski sempatik komşuluk ilişkilerini, içinde barındırdığı kutulara tepiştirerek yok eden apartmanları…
Bırakın cücüğünü soğanın, zarının bile kapısından sarkmaya cesaret edemediği komşulukların yaşandığı; kapıların düşüncelerden önce sürgülendiği; yağmurun düşleri uyandırmasını önlemek için hava kararmadan çekilen rengarenk perdelerin süslediği apartmanlardan bahsediyorum… Nerede
Fehmi Bey, bir ara yalnız kaldığında “Hoş geldin arkadaş.” sözünü işitince etrafına bakındı, kimseyi göremedi. Gaipten sesler işittiğini düşündü. “Yoksa sekreter olayından sonra kafayı mı yedim?” diye, kendisini sorguladı. “Arkadaş, sen beni şu anda göremezsin, yatağın altına bak, oradayım.” dediğinde, Fehmi Bey şaşırdı. Bir insanın yatağın altına gireceğine
Balkonda... Gece...
Hava yumuşadı gibi. Tatlı tatlı esiyor arada. Ama hala sıcak. Atletle oturuyor, balkonun kuytusuna çektiği masasının başında.
"Son günlerde hep sıkıldığını hissediyordu.Ters giden bir şey yoktu aslında.Her şey bildik sırasıyla, alışılageldiği gibi olup bitiyordu."
Bâb-ı Âli de gezmenin keyfine vardıkça,öğrenmeye olan hevesim gün geçtikçe artıyordu.Avare gezdiğim,zamanı hoyratça kullandığım günlere,saatlere,anlara acımaya başladım. Eyvâhlarım,eyyâmlarım artıkça arttı!!.Otelde ki odam, artık bana dar gelmiyordu
Uzaklaşmak… Her şeyi bir kenara bırakmak… Çekip gitmek uzak dünyalara… Kimsesizce…
İftira dediğimiz hadise, gerçeğin doğasını dahi önemsizleştirir ve gerçek dahi aciz düşer.
Gerçekten kutusuz-değnek, değneksiz-kutu olmaz! Ne güzel bir hikayeydi o!…
Sınıfın en aykırı öğrencisiydi. İşi gücü yaramazlıktan ibaretti. Elli metrelik uçuruma uçtu Havada taklalar atarken başardım başardım diye bağırıyordu
Bazen insanlar, başkalarının gururunu hoş bulmazken bunun kendi gururlarından kaynaklandığını farketmezler
Soğan acı acı konuştu.
“Biliyorsunuz ben her evin mutfaklardaki vazgeçilmeziyim. Bensiz yemek yapmaya başlamazlar. Beni soyarlarken gözyaşı dökerler ama geleceklerini tayin eden oylarını verirlerken aynı duyarlılığı göstermezler!