"Bir sözcükten sonra gelen doğru sözcük, yıldırımla ateşböceği arasındaki farktır. — Mark Twain"

Deneme

Biraz Ara

Bu yazım biraz ara verdiğim bir yazım olacak Yoruldum çünkü Defalarca aynı şeyler konuşuluyor ve sonrasında olası sonuçlar hiçbir şekilde görülmüyor Öylece yaşanılıyor Öylece var olunuyor Umutsuz durumlar yoktur evet ama umudunu yitiren insanlar pekala vardır. Fikirler de pekala ölebiliyor, çünkü okumuyorlar

Aşk Tadında

Hadi ağzınıza aldınız da tat filan alamadınız. Dönüp de sormaz mı adam ''Yahu kardeşim hani bu aşk tadındaydı, hiç bana öyle gelmedi hemen paramı geri verin yoksa sizi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, hatta daha da ileri gidip Lahey Adalet Divanına olmadı Birleşmiş Milletlere kadar şikayet ederim.'' diye de

yazı resim

Sayfa Boş

Bazen uzun gelir yaşam süren, an olur bitsin istersin. Bazen ise uzatmaları dilersin. Nasıl bir ikilem ise...
Umutların, hayallerin, tüm yapmak istediklerin sırt çantanda biriken yükün olur. Ağırlaştığında tek tek çıkarıp atmak zorundasın. Hayat işte.

Gülmek İçin Krala Ağlamak İçin Filozofa Gitmek

Doğduğu zamanlarda tebessüm ediyordu Doğu, Batı ise hiçbir zaman vazgeçmedi kahkahadan. Sırf bu yüzden perdeler diktirdi kahkahaları giydirmek için ve alkışlattı onu. Ciddiyet kadar komik bir şey yoktu! Ciddi Olmanın Önemi adlı oyunu seyredenler kırıldı kahkahadan...

23 Ni̇san

23 Nisan vesilesiyle çocukluğun ve çocuk kalmanın önemini anlatan, içten bir yazı. Yazar, her yaşta aslında hepimizin birer çocuk olduğunu ve hayatta karşılaştığımız zorluklara rağmen yolumuza devam etmemiz gerektiğini samimi bir dille anlatıyor.

Gökten Düşen Üç Elma

Bir de anlamadığım şu var ki bence de çok anlamsız. Bu elmalar neden hep masalların sonunda düşüyor. Masala başlarken düşür şunu da insanlar bayram etsin, hem de bol bol elma yesinler... Fazla elma göz çıkartmaz...
Isaac Newtonun kafasına bir elma düşmüş yer çekimi denen olayı bulmuş

Füsun Akatlının Öldüğü Gün

Gün aşmıştı. 2010 yılıydı. Telefonum çaldı. Arayan iş yerinde yıllarca birlikte çalıştığımız baş editörümüz Mustafa abiydi. Neşeyle açtım. Mustafa, sesin çok yakından geliyor hayrola! (Oysa yıllık iznin de Ceşmedeydi) demeye kalmadan, o sesin içinden soğuk bir rüzgâr geçti. Kekeleyerek, zorlanarak Canım çok sıkkın Yuşa! Sen tanımıyorsun ama ben

Verem Edebiyatı

Yahudi asıllı Amerikalı yazar Susan Sontagın eseri Bir Metafor Olarak Hastalıkı hafızam beni yanıltmıyorsa bundan 5 yıl önce bir arkadaşın tavsiyesi üzerine okumuştum Bir Metafor Olarak Hastalık kitabı 1988 yılında Dr. İsmail Murat tarafından Türkçeye çevrilerek BFS (bilim-felsefe-sanat) yayınları tarafından basılmış.

Başa Dön