Yalanlardan Medet Ummayın
yalan; bir çok şahsiyetin bir bina misali yaşamını üzerine kurmaktan kaçınmadığı, sağlam olmadığı tescillenen temeldir.
"Yazar, evreni adlandıran kişidir. — Roland Barthes"
"Yazar, evreni adlandıran kişidir. — Roland Barthes"
yalan; bir çok şahsiyetin bir bina misali yaşamını üzerine kurmaktan kaçınmadığı, sağlam olmadığı tescillenen temeldir.
''İsrail'in başkenti Tel Aviv'de sıra dışı bir olay yaşandı. Arkadaşını ziyaret etmek isteyen bir kişi atını asansöre bindirmeye çalıştı. Olay anı apartmanın güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, iki kişinin atı asansöre bindirmeye çalıştığı görülüyor. Yerel medyanın haberine göre, apartman sakinlerinin güvenlik kamera kayıtlarını inceleyişinin ardından durumun polise bildirildiği aktarıldı.

Bu kısa metin, toplumda var olan farklı kadın kimliklerini karşılaştırıyor. Bir yanda özgür ruhlu, sınır tanımayan "üçgen kızlar", diğer yanda ise kurallara sıkı sıkıya bağlı, mükemmel görünmeye çalışan kadınlar. Yazar, bu iki uç arasındaki çelişkiyi ve gerçekte "özgür ruhlu kızların" nadirliğini sorgulayarak toplumsal beklentiler ve bireysel kimlik arasındaki
Üç komik Temel fıkrası...
''Temmuz ve Ağustos ayında evlenirseniz çok kötü bir seks hayatınız olur.'' Susan Miller
deprem, insanoğlunu hem maddi hem de manevi kayıplara uğratan sebeplerden bir tanesi olarak bilinmektedir.
İnsanın kendini yere göğe sığdıramaması ne garip. Hele en son sığdırdıkları yeri düşününce. Bazı insanlar o kadar uçta ki.
Üç komik fıkra var.
Nurullah Ataçın zamana meydan okumuşluğunu kim yadsıyabilir? Ataçın eserlerini okuduğunuzda onunla için için tartışır, dil konusundaki görüşlerinden irkilirsiniz!
An gelir, ölümü özlersin. Bilmediğin, kaçtığın, korktuğun ölümü. Özlediğini sanırsın; düşünmeden, tepkilerin, kalp kırıkların ile.. Hayat. An olur yaşamayı, an olur ölmeyi dilersin. Sonra, o anların içinden geçip gidersin. Usulca, sessizce, ölümsüz olursun
Başarının sırrını kölelik metaforuyla anlatan bu yazı, bir işte ustalaşmanın yolunun o işe tam anlamıyla kendini adamaktan geçtiğini savunuyor. Yazar, bahsettiği köleliğin geçici bir süreç olduğunu ve kişisel gelişimin başkalarıyla rekabetten değil, kendini geliştirmekten geçtiğini vurguluyor.