"Sabahın köründe uyanmak, Tanrı'nın sana 'bir günün daha var, mahvet' deme şeklidir." - Dorothy Parker (kurgusal)"

Deneme

yazı resim

Son (Yarım) Ada, Bir Bodrum Masalı - 5

İnsanlar, yani yörenin insanı size yardımcı olmak için elinden geleni yapardı. Zaman içerisinde toprakları para edince onlar da bozuldu. Bir filimden bir replik aklıma geldi Para adamı bozar.
İnsanların güzelliğine bakar mısınız, kiracısı olduğunuz bir evin sahibesi sizin için erkenden kalkıp dolma hazırlıyor. Bizim insanımızın böyle

Füsun Akatlının Öldüğü Gün

Gün aşmıştı. 2010 yılıydı. Telefonum çaldı. Arayan iş yerinde yıllarca birlikte çalıştığımız baş editörümüz Mustafa abiydi. Neşeyle açtım. Mustafa, sesin çok yakından geliyor hayrola! (Oysa yıllık iznin de Ceşmedeydi) demeye kalmadan, o sesin içinden soğuk bir rüzgâr geçti. Kekeleyerek, zorlanarak Canım çok sıkkın Yuşa! Sen tanımıyorsun ama ben

Ah Rambo Ah Ne de Aslandın Ne de Kaplandın

Silvester Stallone'nin oynadığı o meşhur hayali kahraman Rambo'yu hepiniz tanıyorsunuz. Belki içinizde ''Onu tanıdığım güne lanet ediyorum.'' diyenlerde vardır... Televizyonda filmlerini defalarca izlediniz. Uçtu, kaçtı, on kişinin arasına daldı sağ çıktı, helikopter düşürdü, düşman askerlerinin sabrını taşırdı... Nihayetinde beş altı tane Rambo Filmi yaptı ve köşeyi döndü arkadaş.

Aramızdaki Şeyler

Hüzün ve kederle, tahin ile pekmez gibi ayrılmaz bir ikili olduk, çıktık Böyle düşünceli, kederli anlarda insan, sığınacak bir liman bulamayınca, kitaplığına, kitaplarına sığınıyor Dün gece ben de tam da böyle hüzün sellerinde kulaç atarken kitaplığımdaki Dokuz Öykü kitabına sarılarak rahatlamaya çalıştım..

Booodrummm Boooodrummm

Normal zamanda ilçe sakinleriyle birlikte yüz yüzellibin civarında olan ilçenin bu günlerde nüfusu yazlıkçılarla birlikte altıyüzbin civarına yaklaşmış durumda. Oh ne ala kimse farkında değil büyük bir sağlık sınavından geçtiğimizin. Maskeni tak, bazen de takma sigara filan içerken, sohbet ederken, elini kolunu sallayarak da Bodrum Sokaklarında dolaş dur.

Çok Geç

İnsan hayatındaki seçimler, korkular ve değişimler üzerine samimi bir düşünce akışı. Yazar, kendi deneyimlerinden yola çıkarak, okuyucuya cesaret verici bir mesaj iletiyor: Hiçbir şey için geç değil ve korkularımızla yüzleşmek, değişimi kucaklamak için her zaman bir şans var.

Sayfa Boş

Bazen uzun gelir yaşam süren, an olur bitsin istersin. Bazen ise uzatmaları dilersin. Nasıl bir ikilem ise...
Umutların, hayallerin, tüm yapmak istediklerin sırt çantanda biriken yükün olur. Ağırlaştığında tek tek çıkarıp atmak zorundasın. Hayat işte.

Başa Dön