Düşündüren Sözler - 78
\*Her yolun kendine uygun yolcusu vardır.\*Dinleyen güzelse, dinlediği de güzel gelir.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
\*Her yolun kendine uygun yolcusu vardır.\*Dinleyen güzelse, dinlediği de güzel gelir.
Genellikle beyaz renkli ve merinos cinsi koyunlar daha seri ve daha güzel sayılıyormuş, daha çabuk uykuya daldırıyormuş, ben de birilerinin yalancısıyım... Kahverengi ve siyah renkli koyunları da sayabilirsiniz bir sakıncası yok. Koyunları sayarken araya büyük baş hayvanların cinsinden bazıları da girerse, saymaya devam edin, nasılsa ikisi de çift
\*Bir tek damlayı çok küçük görebilirsin, ama unutma ki çağlayarak akan nehirleri, koca gölleri, hatta okyanusları oluşturan da o tek tek damlalardır. \*Çözüm ürettiren zorluk değerlidir.
insanların yaşamakta olduğu hayata olan bakış açısını anlatmakta olduğum küçük bir yazımdır.
Gelelim gazetelere ki okuma ile ilgili çok önemli istatistiklerdir... Gazeteyi spor sayfasından okumaya başlayan erkekler ile, ana sayfadan başlayıp okumaya çalışanların birbirine oranı nedir? Ayrıca spor sayfasından okuyanlar ilk önce hangi futbol takımının haberini okumaktadır bu da çok önemli bir istatistik olmalı... Öyle ya Fener mi Cimbom mu,
bizler insan olarak sorumluluklarımızı biliyor muyuz?
Her ne kadar Leo Malet gibi bir Fransız ustaya sahip olsa da kara roman, kara mizah daha ziyade Amerikayla özdeşleşmiş türler arasında yer alır. Kara roman; klasik polisiyenin tersine, suçu istisnai bir hal olmaktan çıkarıp, toplumun geneline yayılmış bir karabasan olarak ele alır.
İnsanların kendi doğrularına olan inançları ve bunların gerçekliği üzerine düşündüren, toplumsal normlar, adalet ve ego kavramlarını sorgulayan, güzellik algısı üzerinden doğruluk kavramını tartışan felsefi bir deneme. Herkesin doğrusunun kendine ait olduğu düşüncesini eleştirel bir bakış açısıyla ele alıyor.
Çıkış yolu mutlaka vardır.
Bu kısa metin, toplumda var olan farklı kadın kimliklerini karşılaştırıyor. Bir yanda özgür ruhlu, sınır tanımayan "üçgen kızlar", diğer yanda ise kurallara sıkı sıkıya bağlı, mükemmel görünmeye çalışan kadınlar. Yazar, bu iki uç arasındaki çelişkiyi ve gerçekte "özgür ruhlu kızların" nadirliğini sorgulayarak toplumsal beklentiler ve bireysel kimlik arasındaki