Tesirsiz Sözler 2
13 kişilik mülteci bir ailenin Fatihte yaşadığı 55 metrekare yarı bodrum; küflü, nemli bir dairenin içi gibi kafam
"Kurgu, hakikatin içindeki gerçeği anlatır. — Albert Camus"
"Kurgu, hakikatin içindeki gerçeği anlatır. — Albert Camus"
13 kişilik mülteci bir ailenin Fatihte yaşadığı 55 metrekare yarı bodrum; küflü, nemli bir dairenin içi gibi kafam
İnsan hayatındaki seçimler, korkular ve değişimler üzerine samimi bir düşünce akışı. Yazar, kendi deneyimlerinden yola çıkarak, okuyucuya cesaret verici bir mesaj iletiyor: Hiçbir şey için geç değil ve korkularımızla yüzleşmek, değişimi kucaklamak için her zaman bir şans var.
"Bana ister inanın ister inanmayın, yakın bir gelecekte ülkemin insanları da tıpkı Avrupalılar gibi akıl hastanelerinin koridorlarını dolduracaklar. Hatta bu hastaneler isteklere cevap bile veremeyecek..."
Ben hep kendimce, kendi bildiğim salt yolda ilerledim Bu yolda haklı çıktım mı? Çıktım. Yine haksız çıkıp bu yolda bedeller ödedim mi? Ödedim. Sor bana pişman mıyım? Değilim tabi ki Niye? Ben öyle istedim, yaşadım, hissettim ve öğrendim.
İstanbul, rahmetli Topbaş zamanında her mevsim usulüne uygun bir şekilde süslenir, püslenir, sokakları, yolları, caddeleri, araçları, tertemiz ve koordinasyonlu bir şekilde yönetilmeye çalışılırdı. Şimdi öyle mi? Değil
insanoğlu, üzerinde nefes almakta olduğu hayattaki beklentilerinin karşılanmadığını düşünerek neleri görmezden geliyor?
Karaciğeri kargalar tarafından dahi yenilmeli ama gün sonunda zincirlerini dahi koparıp benliğini kabullenmeli
şarkılar; en güzel güftelerle ruhlara dokunan en güzel seslerin birleşmesi ile insanların yüreklerinde yer bulan hayatın farklılığına inandıran duyguların tercumanıdır.
Farklı bakıp farkı görmeye çalışmak lazım. Belki kalp gözyaşlarında boğulur yine de hayat denen bilmecede umudu görmek var.
yaşama sevinci; kişiden kişiye değişen bazı hayatlarda kayıplar oluşturan bazı hayatlarda ise beklenen güneşin doğuşuna şahit olduğumuz bir kavramdır.
Belki hayat telaşından ya da yorgunluk, kim bilir, an olur , derin bir uykuda kalmak ister insan. Gözleri kapalı, lakin uyanık, öylece durmak ve yalnızlığında boğulmak ister.
Kapatır tüm kapıları, perdeleri çeker, düşüncelerden, sorulardan kaçıp saklanacak yer arar. Kendi karanlık sığınağında ruhunu özgür bırakıp yitmeyi diler
Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın
Fikirler, kadük/kısır kalır mı
yahut kelimeler küser, senden kaçarlar mı ?
evet demek içimden gelmese de demek zorundayım.
Dijital kölelikten bahsediliyor,
son zamanlarda hepimizin ortak gündemi, tartışıyoruz..