Sis ve Rüzgar
İşaret parmağıyla kenarından yakaladı gözü ve cebin kumaş duvarından da destek alarak yukarı doğru itekledi. Artık göz, cepten dışarı çıkmak üzereydi.
"Bugün Perşembe miydi? Yoksa ben mi ölüme bir gün daha yaklaştım?" - Dorothy Parker"
"Bugün Perşembe miydi? Yoksa ben mi ölüme bir gün daha yaklaştım?" - Dorothy Parker"
İşaret parmağıyla kenarından yakaladı gözü ve cebin kumaş duvarından da destek alarak yukarı doğru itekledi. Artık göz, cepten dışarı çıkmak üzereydi.
Bu kısa bir hikaye olacak diye başladı yazmaya. Kısa bir hayatın kısa bir hikayesi. Karakter tamamen hayaldışıydı aslında ve hayatını kısa yapacak olan da karakterin kendisinden başkası değildi...
Başkanım, eğer sizde bize hayır derseniz başımı eğeceğim, ben bunu Edremitin onuru olarak da değerlendirmekteyim, çünkü 60 kişi bilet almış ve yola çıkmaya hazırlar, kimi randevularını iptal etmiş, kimileri de biz kumda bile yatarız diye razılarHadi üç beş kişiyi evimde konuk edeyim, ama ya diğerleri? Sizden çok rica
Çok istediği ama bir türlü yapamadığı şeyi yapıyordu şimdi.İçindeki yabancıları imha ediyordu.
Alman Yazar Peter Bichsel'den modern yaşamlar üzerine bir öykü.
‘Toparlan..gidiyoruz..’ ‘Nereye..böyle aniden..’..’Boşver..şimdi soruların zamanı değil Pi../Hemen hazırlan gidiyoruz..’..’Ben nereye olduğunu söylemezsen asla şurdan şuraya adım atmam..’../’Ne demek b
"Yolunuz Haydarpaşa garına düşerse, sol tarafta, denize kadar uzanan yüksekçe bir taş duvarın denize yakın kısmında, gelişigüzel büyümüş ağaçların ve yeşilliklerin arasına gizlemiş o tarihi vagonu göreceksiniz! Biraz daha dikkatle bakarsanız, kim bilir, belki, o, dünyayı pek de ipine sallamayan, o pejmürde kılıklı özgür adamı da görebilirsiniz!
Sudaki sessiz aksim bana yardım edemezsin. Seni kırk kere gördüm ve bi o kadar yadsıdım.Aynadaki kibirli yaratık sen bin kere sevdim ve bi o kadar da kutsadım.Elimde ayna suyun aksindeyim......
'Ne mutlu Türk'üm diyene!' diye gerindi ve uyudu.
Hâlâ da uyuyor. Ne zaman uyanacağı da belli değil.
Kara deliklerden birine denk gelmiş gibiydim, zaman yoktu, ben de bir fotoğraf karesiydim sanki, kendimi seyrediyordum. Derken muhtemelen tuzla buz olan bir vazodan gelen gürültü yırttı attı o fotoğrafı.
Hayatı "ti"ye alan, zekâ ürünü espriler yaratan Kırşehir'den yaşanmış espriler...
\- her yalan önce kendini kandırır, ben işe yalanımı kandırmaktan başladım -