Abdülhamid, Abdülhak Hâmid ve Karındeşen Jack
Her insanın okuma alışkanlığı farklı farklı. Bendeniz bir eseri sindire sindire okumayı severim. Geç olsun ama anlayayım, düşüneyim, kitapla konuşup dertleşeyim isterim.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Her insanın okuma alışkanlığı farklı farklı. Bendeniz bir eseri sindire sindire okumayı severim. Geç olsun ama anlayayım, düşüneyim, kitapla konuşup dertleşeyim isterim.
İyi de Ali ata bakarken bu at Aliye hiç huysuzluk çıkarmadı mı? Hiç çifte sallayayım demedi mi? Ali'de dönüp ata ''Ben senin tay olduğun toy olduğun zamanları da bilirim kerata.'' dememiş midir? Kara tahta da bunları yazmak için o küçücük ellerimizle ne tebeşir tozları yuttuk. Şimdilerde kara tahta
YZ
Button doğduğunda adeta bir mahluk gibi, korkunç bir yaratığa benziyordu. Yaşlı biriydi, sıra dışıydı ve bildiğiniz sahtekâr bir o kadar da tehlikeliydi. Hayatı, bu dünyada süregelenin tersine işleyerek her geçen gün daha da genç görününüyordu. Hakikaten çok tuhaftı bu.
Selim İleri
siz değerli okurlarım için hoşgörüyü anlatmakta olduğum bir yazıyı kaleme almış bulunuyorum söylemekten çekinmiyorum ben insana insanlığa faydalı olabiliyorsam ben kendimi o zaman insan olarak tanımlarım fakat insanlara insanlığa faydalı olamıyorsam o zaman ben insanlığımdan utanırım.
İki tane şarkı türkü söylemekle, bir iki paralı klip çekmekle, ucuz yollu müzikhollerde, sanatçı oldum zannına kapıldıkları gün gibi aşikar. Allah var güzelde hatunlar, güzel olmasına da, bize ne kardeşim, bize neeeeeeeeeee! Geçmişte senin kiminle ilginç yerlerde aganigi naganigi yaptığın. Utanmadan sıkılmadan bunu basına anlatıyorsun, bazı angutlarda, mal
Varoluşun yarattığı sıkıntıları, problemleri, acıları, soruları çözümlemenin tek bir yolu var: Varoluşçuluk. Özgür düşünceye dayanan, her türlü otoriteyi reddeden, insana varoluşunun farkında olmasını sağlayan bir varoluşçu anlayış.
Hasırı bir yerlere sermeden önce bir güzel süpürün temizleyin. Süpürüp temizlerken de hasıra haşin ve sert davranmayın... Hatta hasıra güzel sözler söyleyin moral vermek için. Canım hasır cicim hasır sen de ne hasırmışsın. gibi... Her ne kadar hasır bunu anlayacak kapasitede olmasa da, yine de sağı solu belli
Picasso'nun sözünden ilhamla, hayatın özünü sorgulayan düşündürücü bir metin. Gerçek hediyelerin illa parlak olmadığını, çoğu zaman acılarımızda gizlendiğini anlatıyor. Yeteneklerimizi keşfetmenin ve paylaşmanın zorluğunu, ancak verdikçe çoğaldığını vurguluyor. Hayatın "Ne verdin?" sorusunda saklı olduğunu ve bazı insanların, taşıdıkları derinlik nedeniyle geç açtığını hatırlatıyor. Sabır ve kendini keşif yolculuğuna
Bekri Mustafa güldürmeye devam ediyor....
Herkes tıpkı mitolojideki Hera gibi anne olamaz, olmamalı da Sonuçlarını tarih boyunca gördük, görüyoruz ve göreceğiz de Geri kalan gerçek anneler ve bencilliğini aşan kadınlarımız ise iyi ki var.
B. Nihan Eren